7. Hukuk Dairesi 2023/922 E. , 2024/2228 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1202 E., 2022/2565 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/143 E., 2021/60 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davada ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemsiz, davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.04.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı adına gelen olmadı. Duruşmasız temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada ve birleştirilen davalarda davacı vekili; 135 parsel sayılı taşınmazda davacının paydaş olduğunu, davalının farklı tarihlerde hisseler aldığını, resmi senetteki bedellerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek ön alım hakkı uyarınca davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde özetle; davalının 135 parselden muhtelif hisseler satın aldığını, bu hisselerin bir kısmını 27.01.2015 tarihli resmi senet ile satın aldığını, davacının asıl davasını 25.02.2015 tarihli satışa hasretmesi nedeniyle paydaş haline gelen davalıya karşı ön alım davası açılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı vekili 2015/333 Esas sayılı birleştirilen davaya verdiği cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı vekili birleştirilen diğer üç dava dosyasındaki cevap dilekçesinde; davanın resmi senetteki bedel üzerinden kabulünü istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın ve birleştirilen davaların kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz bedellerinin gerçek değeri üzerinden hesaplanmadığını, davaya konu taşınmaz üzerindeki ağaçların müvekkiline ait olduğunu, ziraat mühendisi bilirkişi tarafından inceleme yapıldığını ancak ağaç bedellerinin satış bedellerinden düşülmediğini, muvazaayı destekleyen tanık anlatımları olduğunu, davalının muaf tutulduğu yargılama giderleri ve davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin de hukuka aykırı olduğunu, davalının sunduğu kardeşlerine ait satış işlemlerinin emsal alındığını, taşınmazın hisseli olduğu, yapısal özellikleri nedeni ile sel aldığı sadece narenciye ağacı yetiştiği başkaca kullanımının bulunmadığı, başka yerlere göre değerinin düşük olduğu beyan edilmesine rağmen bu beyanların dikkate alınmadığını, davalar kabul edildiğine göre davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, muvazaa iddia edilen bir miktar bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; süresi içinde sunulan cevap dilekçesi ile davayı kabul ettiklerini ancak muvazaa iddiasını kabul etmediklerini beyan ettiklerini, karar ve ilam harcının üçte biri ve vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiğini, kamu düzenine ilişkin bu hükümlerin nazara alınmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra davacının aleyhine daha az vekalet ücreti çıkması için ilk iddia ettiği bedelden daha yüksek bir bedeli söylediğini, ilk iddia edilen bedel yerine bu bedel üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, mahkemece depo edilen bedelin Alanya ... Şubesinde nemalandırılmasına karar verildiği halde söz konusu paranın Vakıfbank şubesinde ve cari faizle nemalandırıldığını, paranın enflasyona karşı korunması ve en yüksek faizi veren bankada nemalandırılması gerektiğini, 2015 yılının başlarında dava açıldığı halde depo kararının üç yılı aşkın süre sonunda verilebildiğini, bu sebeple önalım bedelinin yeniden belirlenmesinin hakkaniyete uygun olacağını belirterek kararın kaldırılmasını ve yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....keşfen belirlenen bedel ile satış bedeli arasında aşırı bir farklılık olmadığı, toplam 33 farklı pay satışı olduğu, bunlardan sadece birine ilişkin tek tanık beyanı ve görgüye dayalı olmayan tanık beyanının muvazaanın kanıtlanması bakımından yeterli olmadığı, davacıya ait ağaçlara ilişkin dava konusu taşınmaz üzerinde şerh olduğundan alım satım bedeli belirlenirken bu hususun da dikkate alınmış olabileceği, kaldırma kararı sonrası davacı iddia ettiği satış bedellerini açıkladığından kabul edilen ve iddia edilen bedel arasındaki fark üzerinden davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı, davalı vekili asıl davaya verdiği cevapta ve birleştirilen dosyada davanın reddini savunup diğer dosyalarda da şartlı kabul beyanın da bulunduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinin oranlanmasına gerek olmadığı, kabul edilen dava değeri üzerinden nisbi karar ve ilam harcı alınmasında bir usulsüzlük olmadığı, önalım bedeli yargılama sırasında vadeli hesaba depo edilip üzerine faiz geliri de eklendiğinden yeniden bedel belirlenmesinin söz konusu olmayacağı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine" karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını süresi içinde davacı vekili duruşma istemsiz, davalı vekili duruşma istemli temyiz etmişlerdir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ve davalı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ile hükmün bozulmasını istediklerini; davalı vekili ise ek olarak munzam zararlarının da karşılanmasını istediklerini dile getirmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava ve birleştirilen dava; ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 734 üncü maddesi uyarınca; "Ön alım hakkı sahibi, adına payın tesciline karar verilmeden önce, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hâkim tarafından belirlenen süre içinde hâkimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür."
3. Ön alım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Kural olarak ön alım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibaret olup bu bedelin dava açılırken hazır edilmesi ve mahkemece makul süre içinde mahkeme veznesine depo edilmesi ile birlikte vadeli bir hesapta değerlendirilmesi gereklidir.
4. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
5. 6100 sayılı HMK'nın “Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır".
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2. Davalı vekilinin vekalet ücreti yönünden yaptığı temyiz itirazına gelince; mahkemece davacının bedelde muvazaa iddiası kanıtlanamadığından bahisle resmi senetteki bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; davacının iddia ettiği bedel üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde resmi senetteki bedel üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde görülmüştür.
3. Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA; Alanya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/143 Esas ve 2021/60 Karar sayılı kararının hüküm sonucundaki 7 numaralı bendinde yer alan "6.767,00 TL" ibaresi hükümden çıkarılarak yerine "4.080,00 TL" yazılmasına, 10.bendinde yer alan "32.012,00 TL" ibaresi hükümden çıkarılarak yerine "22.404,50 TL" yazılmasına, 13.bendinde yer alan "27.692,30 TL" ibaresi hükümden çıkarılarak yerine "19.887,61 TL" yazılmasına, 16.bendinde yer alan "19.454,00 TL" ibaresi hükümden çıkarılarak yerine "11.166,20 TL" yazılmasına, 19.bendinde yer alan "18.000,50 TL" ibaresi çıkarılarak yerine "7.822,46 TL" yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!