7. Hukuk Dairesi 2023/90 E. , 2024/313 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/738 E., 2022/1611 K.
KARAR : Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararınınkaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davaların reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/888 E., 2022/23 K.
Taraflar arasındaki TMK m. 588 uyarınca gaiplik ve mal varlığının Hazine'ye devrine davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1061, 1114, 1119, 854, 949, 966, 972, 980 ve 983 parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olan ... ve ... kızı 1987 doğumlu ... adlı şahsı temsil etmek üzere Bolu Defterdarının kayyım olarak atandığını, şahsın mal varlığının TMK'nun 588. maddesi gereğince 10 yıllık idare süresinin dolduğunu, yine 1113 parsel sayılı taşınmaz hissedarı ... kızı ... adlı şahsı temsil etmek üzere defterdarın kayyım olarak atandığını, bu parsel yönünden de 10 yıllık sürenin dolduğunu, her iki mahkeme kararındaki ...'in aynı şahıs olduğunu ve hakkında gaiplik kararı verilmesi ile hissedara ait mirasın Hazine'ye aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Defterdarlık, davaya kesin süre içerisinde cevap vermemiştir.
2. Dahili davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ...’in evlatlık olduğundan bahsedildiğini ancak bu hususla ilgili hiçbir belgeye rastlanılmadığını, araştırılması gerektiğini, her ne kadar evlatlık olarak bahsedilse de o zamanın şartlarında ... 'in bekar olması göz önüne alındığında ...’nın ...'in evlilik dışı ... kendi kızı olması ve kayıtlara evlatlık olarak geçirilmesinin mümkün olduğunu, zira ...'nın ...’nin kendi kızı olması durumunda ona ait mirasın davalılara intikal edeceğini bu nedenle gerçekten evlatlık olup olmadığı hususunda gerekli araştırmanın yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazlardaki ''... '' isimli kişinin aynı kişi olduğu, mernis doğum tutanağında gaipliği talep edilen ...'in 09/11/1987 tarihinde evlilik dışı olarak doğduğu ve annesinin ... olduğunun belirtildiği, ...'in ...’nin kızı olması nedeniyle mirasının ... mirasçılarına intikal etmesi gerektiği, böylece ...'in gaipliğine karar verildiği, taşınmazların ise Hazine'ye intikali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...'in ... 'in öz kızı olduğunun ispatlanamadığını, tanık beyanlarının kelimesi kelimesine aynı olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davaya konu taşınmazlar malikinin tapuda 1987 doğumlu ... değil, 01.01.1930 doğumlu ... olduğunu, her ne kadar 1987 doğumlu ... hakkında gaiplik kararı verildiyse de söz konusu taşınmazların mirasçılarına intikal etmemesi gerektiğini, tapu kayıtlarındaki ...’nın ... kızı ... olmadığını, her nasıl olduysa 1987 doğumlu ...'ya kayyım atandığını, ancak 1930 doğumlu ...’ya kayyım atanması gerektiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... ve ... kızı 1987 doğumlu ...'in mirasçılarının belli olması ve davacı tarafından işbu kişi hakkında gaiplik kararı istenmesinde hukuki yararının bulunmadığı, gaiplik kararı verilmesi şartlarının oluşmadığı, ayrıca dava konusu taşınmaza atanan kayyımın temsil kayyımı niteliğinde olduğu, bu nedenlerle davacının her iki davasının da reddine karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmiş olduğundan dahili davalılar vekilinin istinaf taleplerinin kamu düzeni hususu da dikkate alınarak kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile dahili davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... ve ... kızı 1987 doğumlu ...’e defterdarın kayyım olarak atandığını ve 10 yıllık idare süresinin dolduğunu, mal varlığının Hazine'ye devredilmesi gerektiğini, TMK’nın 588 inci maddesinin bunu düzenlediğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde; hükmün gaipliğe ilişkin kısmına itiraz ettiklerini, ...’in mirasçılarının bulunmasının gaiplik kararı verilmesine engel olmadığını, gaiplik kararı verilmesinde dahili davalıların hukuki yararı olduğunu, ayrı dava açmak gerektiğini belirtmenin usul ekonomisine aykırı olacağını, gaiplik şartlarının oluşmama gerekçesinin belirtilmediğini, aksine şartların oluştuğunu belirterek, hükmün gaiplik yönünden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TMK'nın 588 inci maddesine dayalı gaiplik ve malvarlığının Hazine'ye intikali istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 588 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı vekilinin istinaf talebi kabul edilerek hüküm kurulduğu halde kararda dahili davalı olarak gösterilmesinin maddi hataya dayandığı ve esasa ilişkin olmadığı da değerlendirilerek usul ve kanuna uygun bulunduğundan davacı vekili ile dahili davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden dahili davalılara yükletilmesine,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!