WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/883 E.  ,  2024/989 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3073 E., 2022/2330 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/107 E., 2022/146 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
1. Davacının 2759 ada 1 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu,

2. Davalı ... Encümeninin 11.05.2010 tarih ve 2010/880 sayılı Kararı ile taşınmazda 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi kapsamında imar uygulaması yapıldığını,

3. İmar uygulaması sonucu 2959 ada 2 parsel sayılı taşınmazın şuyulandırıldığını,

4. İmar uygulamasının İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 2018/403 E. sayılı kararı ile iptaline karar verildiğini,

5. İptal kararının Danıştay incelemesinden geçerek kesinleştiğini ileri sürerek 2959 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar ayrı ayrı cevap dilekçesinde; davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İmar Kanunu'nun 18 inci maddesindeki değişiklik ile dava konusunun idari işleme dönüştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde,
1. 11.05.2010 tarihli imar uygulaması İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 2018/403 E. sayılı dosyasından verilen kararla iptal edildiğini,

2. Kararın, Danıştay 6. Dairesinin 2020/4923 E., 2021/2647 K. sayılı ilamı temyiz talebi kesin olarak reddedilerek imar uygulamasının iptali kararı kesinleştiğini,

3. 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin eldeki davaya uygulanma olanağının bulunmadığını, hatalı değerlendirmeyle davanın reddine karar verildiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek eksik

inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Temyiz incelemesine konu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2022/3073 Esas 2022/2330 Karar sayılı kararı ile; Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin 2018/107 Esas, 2022/146 Karar sayılı kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, bu karar da, Dairemizin çoğunluk görüşü ile onanmıştır.

Özetle belirtmek gerekirse; İlk Derece Mahkemesinin red kararının gerekçesi, 7221 sayılı Yasa ile 3194 sayılı Yasanın 18 maddesine eklenen son fıkraya dayanmaktadır. 3194 sayılı Yasa'nın 7221 sayılı Yasa ile eklenen 18/son maddesindeki düzenleme şu şekildedir: "Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi köşk parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir."

Fıkranın, yorum gerektirmeyecek derecede açık lafzından anlaşılacağı üzere; iptal edilen uygulama (somut uyuşmazlıkta, Esenyurt Belediyesi tarafından yapılan ve İdare Mahkemesince iptaline karar verilen imar planı) ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hukuki veya fiili imkansızlık nedeni ile uygulama öncesi parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle hak sahiplerine idarece uygun bir yer tahsis edilmesi, anlaşma olmaması halinde ise düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra rayiç bedelin hak sahibine ödenmesi gerekir. İhtilafın anlaşma veya rayiç bedel ödenerek sonlanması halinde ise, davanın konusu ortadan kalkmış olacağından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Maddede, -hiç bir şekilde- açılan davaların, davanın tarafları arasındaki ihtilaf sonuçlanmadan reddine karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme yer almamaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 35. maddesine göre "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir." Yine 36. maddesine göre "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz."

Dairemize intikal eden benzer uyuşmazlıklarda İlk Derece veya Bölge Adliye Mahkemelerince verilen red kararlarının onanmasına karar verilmiş ise de, bu dosyalarda, davaya konu parsellerde "hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılamayacağı" tüm dosya kapsamından, tereddütsüz bir şekilde anlaşılmıştır. Emsal içtihat niteliğini taşımayan dairemizin bu kararlarının -başkaca hiç bir araştırma yapılmaksızın- her somut uyuşmazlığa uygulanma imkanı yoktur. Aksinin kabulü halinde, Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet ... fiilen ortadan kaldırılmış olacak ve idare tarafından hukuka aykırı bir şekilde (hatta suç işlenerek) yapılan imar planı veya ıslah imar planlarının İdare Mahkemelerince iptal edilmiş olmasının hiç bir anlamı da kalmayacaktır. Kaldı ki, somut uyuşmazlıkta, davacı şirkete ait 2759 ada 1 parsel sayılı taşınmazda usulsüz şekilde parselasyon işlemi yapan, usulsüz işlem ile aynı ada 2 No.lu parseli oluşturarak Belediye adına usulsüz şekilde satışını gerçekleştirilen kamu görevlileri hakkında kamu davası açılmış, yapılan ceza yargılaması sonunda (eski) Belediye Başkan Yardımcısı ile istimlak müdür vekillerinin mahkumiyetine karar verilmiştir. Bu durumda TMK'nın 1024. maddesi gereğince üçüncü kişiler yolsuz tescile bile dayanamazlar. Bu konuda dairemizin emsal nitelikte bir çok kararı da bulunmaktadır.

Dosya içeriğinde yer alan bu delillere rağmen, idare tarafından hukuka aykırı bir şekilde imar düzenlemesi yapıldıktan sonra, bu düzenleme idare yargı yerinde iptal edildiği halde, gerçek veya tüzel kişilerin, (imar öncesi) kök parsele dönülmesi talebi ile açtıkları davalar 3194 sayılı Yasa'nın 18/son maddesi gerekçe gösterilerek reddedildiği takdirde, T.C Anayasası'nın 125. maddesindeki "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır." hükmü fiilen ortadan kalkmış olacaktır.

Bu nedenlerle; öncelikle, hukuki veya fiili imkansızlık nedeniyle imar öncesi kök parsele dönülüp dönülemeyeceğinin araştırılması, dönülmesinin mümkün olduğunun anlaşılması ve idarenin bunu kabul etmesi halinde davanın kabulüne karar verilmesi, dönülemeyeceğinin anlaşılması halinde ise, taraflar arasındaki ihtilafın, 3194 sayılı Yasa'nın 18/son maddesinde gösterilen diğer yöntemlerle çözülmesinin mümkün olup olmadığının davalı idareden sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi için temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararının bozulması gerektiği kanaati ile, sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.