WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/880 E.  ,  2024/1493 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1252 E., 2022/2353 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/558 E., 2022/19 K.

Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili ... ve davalı vekili ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 626 ada 281 parsel sayılı taşınmazın 43/800 hissesinin davacı tarafından 05.04.2016 tarihinde satın alındığını, davalı ...'ın ise aynı taşınmazdaki 62/800 hisseyi 08.06.2016 tarihinde diğer paydaş ...'den satın aldığı, bu satışı haricen öğrendiklerini belirterek davalıya ait tapu kaydının ön alım hakkı nedeniyle iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için yapılan satışın gerçek olmadığını, dava dışı paydaş ... ile davacı arasında inançlı işlem bulunduğunu, bu nedenle ön alım hakkının doğmayacağını, taşınmazın gerçek değerinin 1.000.000,00 TL olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "...tarafların tanıklarını keşif yerinde hazır etmedikleri, pay satımını yapan ...'in davaya konu yerde faaliyet yürütüldüğünün tespiti amacıyla belediyeye, baroya ve diğer birimlere yazı yazdığı, adı geçen şahsın eskiden beridir aynı yerde avukatlık işini yaptığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu binanın ayrı bölmeler şeklinde başka kişilerce kullanıldığı veya kiraya verildiği, keşif yerinde çıplak gözle dahi fiili taksim yapıldığının anlaşıldığı, davacının keşif mahallinde tanıklarını hazır etmediği, dosyadaki tüm belge ve bilgiler, tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın bulunduğu binanın ve dava konusu bağımsız bölümün davadan önce fiili taksim edildiği gerekçesiyle davanın reddine" karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava tarihi itibariyle taşınmazda davacının fiili bir kullanımının olmadığını, müzekkere cevapları geldikten sonra yeni bir rapor alınması gerekirken alınmadığını, davanın kabulü gerektiğini dile getirmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...ön alım davasını açıldığı tarihte davacı, sadece annesinden intikal eden 43/800 payı olduğu, o tarih itibariyle kendisinin veya annesinin kullandığı bir yer olmadığı, keşifte kullandığı tespit edilen taşınmazları davalıya yapılan satışlardan sonra 06.02.2017 ve 22.03.2017 tarihlerinde satın aldığı, bu nedenle pay satışı anında fiili taksim bulunmadığı gerekçesiyle istinaf itirazında bulunmuş ise de; davacının açtığı ecrimisil istemli davada alınan bilirkişi raporunda taşınmazda şahsi kat irtifakı kurulduğunun belirlendiği ve bu kat irtifakı doğrultusunda arsa paylarının hesaplandığı, ilave çatı katı yapılarak çatı katındaki hisselerden 43/800'ünün davacının annesi ...'ya ait olduğunun tespit edildiği, ilave çatı katındaki bu dairenin numarasının 13 olduğunun belirtildiği ve davacının arsa payı olarak hissesinin eksik olduğunun hesaplandığı, çatı katını kullananlardan 43/800 payın talep edileceğinin açıklandığını, davalıya satışı yapılan taşınmazın ise 11-9 No.lu bağımsız bölüm olduğu, çatı katı ile ilgisinin bulunmadığı, şahsi kat irtifakı kurulup paylaşılan taşınmazda ayrı bir bağımsız bölüm hakkında ön alım hakkı kullanılmasının dürüstlük kuralına uygun olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davacı tarafından açılan ecrimisil davasının halen derdest olduğunu, bu davada alınan bilirkişi raporlarına karşı itirazda bulunduklarını, itiraz edilmiş olan bilirkişi raporunda yer alan tespitlere dayalı hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin de hatalı olduğunu, davacının hissesine hasredilen bir bağımsız bölüm olmadığını, davacının annesi tarafından tesis edildiği iddia edilen şahsi kat irtifakı cümlesinde, çatı katına imara uygun bir bağımsız bölüm yapılması şartına dayalı bir hasretme olduğunu, ancak imara uygun bir bağımsız bölüm oluşturma şartının hiçbir zaman gerçekleşmemiş ve gerçekleşmesi mümkün olmayan bir şart olduğunu, davacının 43/800'lük hissesine tekabül eden herhangi bir daire bulunmaması sebebiyle bu hissenin tüm bağımsız bölümlere tekabül eden kısımlarına ilişkin beyanname düzenlendiği, 12 daireye karşılık tapuda 14 malik bulunduğu, davacının 43/800'lük hissesine tekabül eden fiili kullanımına hasredilmiş bir bağımsız bölüm olup olmadığının belediye ve tapuya yazılacak müzekkere cevapları ve resmi yazılı belgeler neticesinde kesin bir şekilde tespit edilebileceği, 17.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda davalıya yapılan satış öncesinde gerek müvekkilinin annesi gerekse müvekkilinin kullanımına hasredilmiş herhangi bir alan bulunmadığının açıkça tespit edildiğini belirterek davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2, 732, 733 ve 734 üncü maddeleri,

3.14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.