7. Hukuk Dairesi 2023/88 E. , 2024/830 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1251 E., 2022/1652 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şefaatli Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/14 E., 2022/48 K.
Taraflar arasındaki inançlı işlemden kaynaklı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; 1970 yılında çalışmak için Almanya'ya giden muris babaları tarafından Türkiye'de yaşayan davalıya vekaletnameler verildiğini, davalı tarafından bu vekaletnameler ile bazı taşınmazların muris adına satın alındığını ancak bir kısım taşınmazların davalı adına kaydedildiğini, taşınmazların paralarının muris babaları tarafından gönderildiğini belirterek inançlı işlem nedeni ile ... Mahallesi, 140 ada 31 parsel, ... Köyü 4159, 4163, 4373, 4408 ve 4909 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapusunun iptali ile veraset ilamındaki mirasçılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili 08.03.2022 havale tarihli dilekçesi ile her ne kadar dava dilekçesinde hukuki nitelendirme inançlı işlem nedeni ile tapu iptal ve tescil olarak yapılmış ise de, bilindiği üzere hakimin hukuki nitelendirme ile bağlı olmadığını, olayda teminat amaçlı temlikin bulunmadığını, vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptal ve tescil taleplerinin bulunduğunu belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mirasçılardan ... adına dava açılmadığını, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, inanç sözleşmesinin ancak yazılı delille ispatlanabileceğini, tanıkla ispatının mümkün olmadığını, muris tarafından davalıya devredilen bir taşınmazın bulunmadığını, davalı tarafından babası adına 16 adet tarlanın satın alındığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından herhangi bir yazılı belge veya delil başlangıcı sunulmadığı, delil başlangıcı mahiyetinde bir belge sunulmadığı için tanık dinletme talebinin kabul edilmediği, davacı vekilince duruşmada yemin deliline başvurulmayacağı beyan edildiği, inançlı işlem sebebiyle açılan davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil nitelendirmesi yapılmışsa da mahkemenin hukuki nitelendirme ile bağlı olmadığını, taraflar arasındaki hukuki nitelendirmenin vekalet görevinin kötüye kullanılması olması gerektiğini, ancak mahkemece hatalı bir değerlendirme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacılar vekili tarafından karar celsesinden 8 gün önce sunulan dilekçede ve istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde dayandıkları hukuki sebebi sehven inançlı işlem olarak belirtmiş olmalarına rağmen asıl taleplerinin vekaletin kötüye kullanılmasına yönelik olduğunu belirtilmiş ise de; davacı tarafça yargılama devam ederken sunulan bu dilekçe içeriğinin davanın tamamen ıslah mahiyetinde bir dilekçe olmadığı, iddianın ve savunmanın serbestçe değiştirilip genişletilebileceği aşama olan cevaba cevap dilekçesi sunma aşamasının da geçmiş olduğu, bu nedenle vekaletin kötüye kullanılması iddiasına değer verilemeyeceği, davacılar vekili tarafından yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcı niteliğinde belgenin dava dosyasına sunulmadığı, tanık beyanları ile ispatın mümkün olmayacağı, davacılar tarafından yemin deliline dayanmayacaklarının ifade edildiği gerekçesiyle davanın reddi kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil nitelendirmesi yapılmışsa da mahkemenin hukuki nitelendirme ile bağlı olmadığını, taraflar arasındaki hukuki nitelendirmenin vekalet görevinin kötüye kullanılması olması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin hatalı olduğunu, hukuki nitelendirme hususunda bir değerlendirme yapılmadığını, hukuki nitelendirme için ıslaha gerek olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama, ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle eldeki davada, dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istenildiğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!