7. Hukuk Dairesi 2023/871 E. , 2024/1120 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2039 E., 2022/2229 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/1133 E., 2019/525 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının, davalı müteahhit firma ile ... isimli projede yer alacak olan İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, Merdivenköy Mahallesi, 3419 ada 1 parsel, 13. kat, 268 No'lu bağımsız bölüm için 511.961,00 TL bedelle, 01.07.2016 tarihinde, Beyoğlu noterliğinde satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, davacıyla taksitli satış sözleşmesi yapılmış olup, sözleşme bedelinin bir kısmını peşin ödediğini, diğer kısmı için de diğer davalı bankadan konut finansman kredisi kullandığını, davalı ..., taahhüt ettiği daireyi teslim edemediği gibi tapusunu da devretmediğini, üstelik tapu kaydında da hacizler ve ipotekler olduğunu belirterek; tapunun iptali ile davacı adına tescilini; olmadığı takdirde gerek bankaya gerekse müteahhit firmaya ödenen bedellerin ticari faiziyle birlikte ayrı ayrı davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili; davacıya kendisinin bulduğu ve belirlediği bir taşınmazın alımı ile ilgili olarak davacının talebi üzerine davalı banka tarafından sadece konut finansmanı sağlanmış olup; herhangi bir iddia/talepten müvekkil bankanın sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, davanın, davalı banka yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davalı bankanın kullandırmış olduğu krediyi dava konusu taşınmaza hasretmediği, davacı tarafından alınacak herhangi bir konut için kullandırdığı açık olduğunu, ön ödemeli konut satışları hakkında yönetmeliğe göre satıcı tarafından bankaya satış bedelinin iadesi edilmemesi durumunda, bankanın müşteriye karşı yerine getirmesi gereken bir yükümlülüğü söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... Yapı İnşaat Tic. A.Ş vekili; davacı tarafın, davalı ... Yapı İnşaat Tic.A.Ş ile İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, Merdivenköy Mah. 286 pafta, 3419 ada ve 1 parselde kayıtlı taşınmazda yapılacak konut ticari proje ile ilgi davacı tarafla Şubat 2016 tarihinde kat karşılığı inşaat niteliğinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesini tanzim ettiğini, sözleşme gereği yapılacak ... projesi kapsamında bağımsız bölüm 268 No.lu daireyi inşaat tamamlandıktan ve bedel ödendikten sonra davacı tarafa devir ve temlik edileceğini, davalı firmanın inşaata başlamadığı iddiasının yerinde olmadığını, davacı tarafın yükümlüklerini yerine getirmediğini, projeye dahil taşınmaz kayıtlarının üzerinde ipotek bulunmasının normal olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın duruşmaya mazeretsiz katılmadığından, davanın 12.09.2019 tarihinde işlemden kaldırıldığı, aradan 3 aydan fazla zaman geçtiği halde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; UYAP safahat sorgusundan da açıkça görüleceği üzere ne duruşma gününe ilişkin taraflarına tebligat yapıldığını ne de tarafının UYAP sistemine taraf olarak eklenmediğini, tarafın vekil kaydının duruşma tarihinden sonra yapıldığını, defaatle tebliğ talep edilmesine rağmen gerekçeli kararın taraflarına tebliğ edilmediğini, safahat ekranında 06.03.2020 tarihinde çıktığı gösterilen tebligata ilişkin PTT kaydı bulunmayıp tarafına tebliğ edilmediğini, usuli işlemleri yerine getirmeyen mahkemenin dosyanın takip edilmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesinin 2018/783 Esas 2018/929 Karar sayılı dosyası ile ... ve Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. aleyhine dava açıldığını, iş bu dava devam ederken Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. ile sulh olunduğunu, mahkemece Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. yönünden davanın sulhle sonuçlandığının tespit edildiğini, davalı ... yönünden dosyanın tefrik edilerek huzurdaki 2018/1133 Esas sayılı dosyası üzerinden devamına karar verildiğini, huzurdaki 2018/1133 Esas sayılı dosyasından tarafına duruşma gün ve saatine ilişkin tebligat gönderilmediğini, duruşma gün ve saatinin tarafına bildirilmediğini, duruşmadan haberdar olmamalarına rağmen duruşmada verilen dosyanın işlemden kaldırıldığı kararının da taraflarına tebliğ edilmediğini, tarafın vekil kaydının ancak dosyanın işlemden kaldırıldığı duruşma tarihinden 5 ay sonra 21.02.2020 tarihinde yapıldığını, açıklanan nedenlerle tehir-i icra talepli olarak İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesinin 2018/1133 Esas 2019/525 Karar sayılı, 19.12.2019 tarihli hukuka aykırı kararının istinaf incelemesi nihayetinde ortadan kaldırılmasını ve davanın görülmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin sistemden kaydının sehven silinerek gerekçeli kararın önce davacı asile tebliğe çıkartıldığı, daha sonra davacı vekilinin kaydı yapılarak gerekçeli kararın davacı vekiline tebliğ edildiği, gerekçeli karar başlığında davacı vekilinin isminin bulunmadığına ilişkin beyanları doğru ise de davanın açıldığı tarihte, birinci celse gün ve saatinin tebliği sırasında ve şu anda UYAP sisteminde kaydının mevcut olduğu, tebligatın davacı tarafından düzenlenen vekaletnamede ismi yazılı olan müşterek vekile usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı vekilinin mazeret ibraz etmeksizin duruşmalara katılmadığı, davanın takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararı temyiz ederek bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 320 inci maddesinin 4 üncü fıkrası, 330 uncu maddesi, 331 inci maddesinin 3 üncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinde; dosyada UYAP sistemine taraf olarak eklenmediği, tarafına duruşma gün ve saatine ilişkin tebligat gönderilmediği yönünde itirazı olsa da; davanın açıldığı tarihte, birinci celse gün ve saatinin tebliği sırasında ve mevcut durumda UYAP sisteminde kaydının olduğu, duruşma ve gün saatini bildirir tebligatın davacı tarafından düzenlenen vekaletnamede ismi yazılı olan Av. ...'e 14.09.2018 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, buna rağmen mazeret ibraz etmeksizin duruşmalara katılmadığı anlaşıldığından, bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Davalı Albaraka A.Ş. yönünden, davacı tarafından verilen 10.12.2018 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği ve bu davalı yönünden işlem yapılmak üzere tefrik kararı verilerek, eldeki davada davalı ... şirketi hakkında yargılamaya devam edildiği halde, mahkemece bu husus gözardı edilerek eldeki davada davalı olmaktan çıkarılmış ... A.Ş.'nin karar başlığında davalı olarak gösterilmeye devam edilmesi ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının "V-C-3." değerlendirme bölümünün 1 inci paragrafında açıklanan nedenlerle reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Davacı tarafın temyiz itirazının "V-C-3" değerlendirme bölümünün 2 inci paragrafında açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığında davalı olarak görünen "..."nin karar başlığından çıkarılması ve hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin ise tamamının hükümden çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!