WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/801 E.  ,  2024/759 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2746 E., 2022/1625 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/1301 E., 2019/792 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı ... İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu 5 numaralı daireyi davalı ... Yapı Ltd. Şti.'den 610.000,00 TL’ye satın aldığını ve daire satış sözleşmesi akdedildiğini, 161.000,00 TL'sinin sözleşme akdi esnasında ödendiğini, çeşitli tarihlerde ödeme yapılarak toplamda 439.000,00 TL civarında ödeme yapıldığını, daha sonra davalı ... Yapı Ltd. Şti.'nin ekonomik sıkıntıya düşeceği ihtimaline binaen takriben 20 kadar daireyi diğer davalı ... İnş. A.Ş.'ye devrettiğini belirterek tapu kaydının iptali ile taşınmazın müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... Yapı Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; 10.12.2015 tarihinde daire satış sözleşmesinin feshi konusunda davacı ile müvekkili şirketin anlaştıklarını, davacının yapmış olduğu ödemelere ilişkin ise müvekkilince davacıya ödenen bedel kadar çek keşide edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... İnş. AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı ile davalı ... Şti arasında akdedilen sözleşmenin tarafı olmadığını, taşınmazları tapuda resmi şekilde satın aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalılardan ... Şti’nin 27.08.2014 tarihli daire satış sözleşmesini karşılıklı olarak feshettiği, tanık ...'nun beyanından ve davalı ... Yapı vekilinin 05.02.2018 havale tarihli beyan dilekçesi ve eklerinden anlaşıldığı üzere; davalı şirketin davacı lehine, taşınmaz için ödemiş olduğu bedeller karşılığında toplamda 350.000,00 TL bedelli 3 adet çek keşide ettiği, davacı vekiline bahsi geçen fesih sözleşmesi için beyanda bulunmak üzere kesin süre verildiği ve davacı vekilince müvekkilinin 10.12.2015 tarihli belgeyi ödediğini iddia ettiği 450.000,00 TL'yi geri alamayacağı korkusuyla imza ettiğinin ileri sürüldüğü ve 6098 sayılı TBK'nın 38/1 ve 39 uncu maddeleri gereğince işlem yapmak üzere süre talep edildiği ve verilen süre içerisinde davacı tarafça yargılama devam ederken davalı ... Yapı Ltd. Şti.'ye Gaziantep 10. Noterliği aracılığıyla 06.07.2018 tarih ve 11226 yevmiye numarasıyla 10.12.2015 tarihli fesih sözleşmesiyle bağlı olunmadığı yönünde ihtarname keşide edildiği, davacı tarafça korkutmanın dava tarihi itibariyle ortadan kalktığı iddia edilmiş ise de, fesih sözleşmesinin 10.12.2015 tarihinde akdedildiği, davacı yanın iddiasına göre taşınmaz için ödenen bedelin geri iadesinin alınamayacağı korkusuyla işbu fesih sözleşmesinin imzalandığı ancak, bahsi geçen korkutma etkisinin ortadan kalkması için davacı tarafın davalı ... Yapı'ya ödediğini iddia ettiği bedellerin geri alınmış veya alacağın tahsiline ilişkin bir teminatın varlığından söz etmek gerektiği, buna göre davacı tarafça korkutmanın hangi suretle ortadan kalkmış olduğuna dair herhangi bir beyanda bulunulmadığı gibi HMK m. 190 ve TMK m. 6 gereği herhangi bir delil de sunulmadığı, bu anlamda somut delillere dayandırılmayan fesih sözleşmesinin ikrah yoluyla imza edildiği iddiasına itibar edilmeyeceği, davacının 10.12.2015 tarihli fesih sözleşmesiyle bağlı olduğu, dolayısıyla daire satış sözleşmesinin feshi sonrasında tapu iptali ve tescilinin istenemeyeceği, davalıların muvazaalı hareket ettiği iddia edilmiş ise de tanık beyanlarına göre davalı ... İnşaat'ın diğer davalıdan satın almış olduğu taşınmazlara ilişkin iç işçilik, inşaat gibi işlemlerin masrafını üstlendiği ve ilgili işleri yaptırdığı, bu durumda davacının muvazaayı ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... AŞ vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesi altında fesih sözleşmesini imzaladığını, tanık beyanlarına itibar edilmediğini, dava konusu dairede davalı ... AŞ’nin herhangi bir katkısı yokken gerekçeli kararda iç işçiliğinin davalı tarafından yapıldığının belirtildiğini, davalı ... AŞ’nin böyle bir iddiasının da olmadığını, dava konusu yerde bulunan 18 adet dairenin değerinin çok altında satılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemece eksik incelemeyle karar verildiğini, dava değeri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi ile birlikte vekalet ücretinin tapu sahibi müvekkil şirket lehine hükmedilmesi gerekirken diğer davalıyla paylaştırılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmaz üçüncü kişi konumunda olan davalı ... Yapı adına kayıtlı olduğu, tanık beyanlarına göre davalı ... Yapı ile davalı ... Yapı arasında alacak-borç ilişkisi bulunduğu, bazı kat maliklerinin ... Yapı'ya ödeme yaparak tapularını aldıklarını beyan ettiği, davacı tarafından ... Yapı ile ... Yapı arasındaki muvazaanın ispatlanamadığı, davacı her ne kadar fesih sözleşmesini parayı alamamak korkusuyla imzaladığını beyan etmiş ise de bu hususun da davacı tarafından ispatlanamadığı, muvazaa iddiası bakımından davalıların zorunlu dava arkadaşı olması ve bu konudaki red sebebinin aynı olması nedeniyle davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yüklenici ve arsa sahibi sıfatı birleşen davalıdan satın almaya dayanan tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 38, 39, 97, 184 üncü maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı tüketici harçdan muaf olduğu için harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.