WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/80 E.  ,  2024/978 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/376 E., 2022/1599 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/54 E., 2021/467 K.

Taraflar arasındaki asıl davada el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil, birleştirilen davada inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-birleştirilen davada davacı ... ile vekili Av. ...ile karşı taraftan davacı-birleştirilen davada davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeninin 27/48 oranında pay sahibi olduğu dava konusu 355 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından haksız şekilde işgal edildiğini belirterek (eski pay sahibi) davalının haksız müdahalesinin önlenmesine, arı kovanlarının kaldırılmasına ve geriye dönük 5 yıllık dönem üzerinden hesaplanacak ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 355 parsel sayılı taşınmazdaki 27/48 payını borç karşılığı davalıya devrettiğini, devrin teminat amaçlı olduğunu ve borcun ödenmesine rağmen kardeşi olan ...’in tapuyu devretmediğini belirterek davalı adına tapuda kayıtlı 27/48 payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; birleştirilen davadaki dava dilekçesine benzer gerekçeler ile davanın reddini savunmuştur.

2. Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1.000 m²’sinin 2000 yılında davacıdan haricen satın alınarak üzerine tek katlı ev yapıldığını, alınan krediler nedeniyle taşınmazın üzerine ipotekler konulduğunu, davacının kendi evini kurtarabilmek için gayrimenkulü satışa çıkardığını, mahalle baskılarından dolayı davacıya ait hisseyi 17.03.2009 tarihinde satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle;
1. Asıl dava yönünden, davalının dava konusu taşınmaza haksız şekilde müdahale ettiği ve el atma nedeniyle ecrimisil ödemekle yüküm olduğu gerekçesiyle el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, tecavüzün önlenmesine, arı kovanlarının kâl’ine ve toplam 17.154,34 TL ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmiştir.

2. Birleştirilen dava yönünden, inançlı işlem iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ekonomik durumunun kötüleşmesi sebebiyle kardeşi olan ...'dan 25.000,00 TL borç para istediğini, onun da teminat olarak müvekkiline ait tapudaki payın yarısını talep ettiğini, borç ödendiğinde devre konu payın tekrar müvekkiline iade edileceği konusunda anlaşma sağlandığını, tanık olarak dinlenilen ... ve ...’in bu hususu doğruladığı, vekil edenin gerçekte hissesinin yarısını devretmeyi amaçladığının ispat edildiğini, bunun da teminat maksatlı yapıldığını, tapuda bölünme işlemlerinin fazla masraf çıkarmasından dolayı tüm payın devredildiğini, müvekkiline ait iki katlı evin satış işlemine konu edilmediğinin sabit olduğunu, ...’in bu evde oturmaya devam ettiğini, davacı ...'in 22.11.2019 tarihli keşifte iki katlı evin yeri bakımından el atmanın önlenmesi talebi olmadığını beyan ettiğini, feragat niteliğindeki açıklama nedeniyle evi kapsar şekilde el atmanın önlenmesine karar verilemeyeceğini, müvekkilinin ...'den aldığı borcu 40.000,00 TL olarak geri ödemesine rağmen ...'in tapu devri yapmadığını, ...'in kötüniyetli olup müvekkilinden 40.000,00 TL aldığını ikrar ettiğini, haksız bir işgalin bulunmadığını, yargılama giderlerinin fazla şekilde takdir ve tayin olunduğunu, dava değeri ve ecrimisilin doğru hesaplanmadığını, davacının kullanımındaki alanın bedelinin toplam alandan mahsup edilmediğini, birleştirilen davanın ispat edildiğini, tarafların kardeş olması nedeniyle HMK’nın 203 üncü maddesi doğrultusunda davanın tanıkla ispat edilebileceğini, davalının sebepsiz zenginleştiği, ...’in 21.06.2021 tarihinde sunduğu dilekçe ile vekil edenin iddialarını doğruladığı, tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
1. Davacının kayden paydaşı olduğu dava konusu taşınmazda davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın ikamet etmek, ekip biçmek ve arıcılık yapmak sureti ile tasarrufta bulunduğu,

2. Ana davada kayda üstünlük tanınmak sureti ile el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı,

3. Birleştirilen dava yönünden inançlı işlem iddiasının usulünce ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve cevap dilekçeleri, dosya kapsamındaki beyanlar ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere benzer sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar ve gerekçesinin yerinde olmadığı belirtilerek hükmün bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil, birleştirilen dava ise inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü ve 995 inci maddeleri,

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 17.100,00 TL'nin asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ...’dan alınarak asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ...’a verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.