7. Hukuk Dairesi 2023/786 E. , 2024/1651 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1136 E., 2022/1518 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/95 E., 2021/730 K.
Taraflar arasındaki mirastan feragat sözleşmesinin iptali, olmadığı takdirde tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dava değerinin HMK'nın 369-(2) maddesinde belirtilen miktarın altında olduğundan duruşma talebinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisinin 08.03.2018 tarihinde öldüğünü, mirastan feragat sözleşmesinin muris tarafından tüm mal varlığının erkek çocukları olan davalılara bırakma amacıyla davacılarla hile ile yapıldığını, sözleşmenin şekil kurallarından noksan olduğunu, sözleşmenin bir örneğinin davacılara verilmediğini, davacılar tarafından sözleşmenin okunmadığını, noterde imzalanacak evrakların tümünün hazırlanmış olduğunu, tanıklar huzurda olmadan sözleşmenin imzalattırıldığını, davacılarından ...'nin sözleşme tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığını belirterek mirastan ivazlı feragat sözleşmesinin iptaline, bu talep yerinde görülmezse tenkise veya feragat karşılığı olarak alınmış olduğu yazılan 20.000,00 TL'nin davalılara geri verilerek davacıların miras paylaşımına katılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından işlem sırasında sözleşme içeriğinin öğrenildiğini, işlemden 8 yıl sonra açılan davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, sözleşmenin noterde yapıldığını, muvazaa iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini, sözleşme başlığında feragat sözleşmesi olduğunun açıkça yazılı olduğunu, sözleşmenin ivazlı yapıldığını, davacıların mağdur edilmediklerini, muris tarafından kız çocuklarının rızalarını alarak paylaştırma yapılmasının amaçlandığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile feragat sözleşmesinin iptali yönünden yapılan incelemede, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinden alınan rapor uyarınca davacı ...'in akıl zayıflığının bulunmadığı, mirastan feragat sözleşmesinin imzalandığı tarih olan 14.11.2011 tarihinde ...'in hukuki ehliyetinin bulunduğu; tenkis talebi yönünden yapılan incelemede, murisin saklı payı ihlal etme kastının davacı tarafça ispatlanması gerektiği, murisin amacının mal kaçırma olduğuna yönelik davacı tanıklarının bir beyanının bulunmadığı, davalı tanıkları tarafından murisin amacının mirası taksim etmek yönünde olduğunun beyan edildiği, davalı tanıkların beyanlarının birbirleri ile tutarlı olduğu, davacılar tarafından iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin hangi gerekçe ile hangi delili değerlendirerek kararı verdiğinin anlaşılamadığını, davacılardan ... yönünden alınan Adli Tıp Kurumu raporunda 10 yıl önceki duruma ilişkin tespitlerin yapıldığını, kullanılan ilaçların işleme etkisinin tartışılmadığını, işlem tanığı olan ... Kuruçelik tarafından Mahkemeye sunulan dilekçede 20 yıldır şizofreni hastası olduğunun belirtildiğini, sağlık raporlarıyla tanığın bipolar bozukluğunun doğrulandığını, tanığın işlem sırasında fiil ehliyetini haiz olmadığını dolayısıyla tanıklık yapamayacağını, Mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, davacılar tarafından 300 m² ve 20.000,00 TL karşılığında yasal haklarından feragat edildiğinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tanık beyanlarıyla sözleşmenin okunmasına engel olunduğunun belirlendiğini, davacıların iradelerinin hile ile yanıltıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirastan feragat sözleşmesinin hata ve hile ile yapıldığı hususunun kanıtlanamadığı, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 13.08.2021 tarihli raporu uyarınca davacı ...'in dava konusu işlem tarihinde fiil ehliyetinin bulunduğu, gerekçeli kararda ...'in hukuki ehliyetinin bulunmadığı ibaresinin maddi hataya dayalı olduğu, zira gerekçenin tamamından Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edildiği ve ...'in işlemlerine geçerlilik tanınması gerektiğinin belirtildiği, yine terditli taleplerin de yerinde olmadığı gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirastan feragat sözleşmesinin iptal, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ıncı, 528 ve 557 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!