7. Hukuk Dairesi 2023/779 E. , 2024/1021 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/772 E., 2018/545 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Menderes 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/178 E., 2018/201 K.
Taraflar arasındaki muhdesat şerhinin iptali ve başka parsele muhdesat şerhi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı dava dilekçesinde özetle; iskanen adına tescilli 145 ada 3 ve 4 parselin Tapulama Mahkemesi kararları ile tapusunun iptal edilerek Hazine adına tesciline karar verildiğini, 145 ada 3 parselin üzerinde bulunan evin, 766 sayılı Tapulama Yasa'sının 40 ıncı maddesince beyanlar ve şerhler hanesine şerh olunmasına karar verildiğini, evin taraflarınca yapıldığı ve kullanıldığını, bu evin tapulama işlemlerinin aksine 145 ada 4 parselde kalması gerekirken 3 parsel içerisinde bırakıldığını, 4 parsel sayılı taşınmazın beyanlar ve şerhler hanesine açıklama konulmadığını ileri sürerek 145 ada 3 parselin beyanlar hanesinde bulunan şerhin terkini ile 145 ada 4 parselin tapu kaydına yazılmasını talep ve dava etmiş; yargılama sırasında evin anne ve babasına ait olduğunu beyanla onlar lehine şerh verilmesini istemiştir.
2. Tereke temsilcisi ... duruşmada alınan beyanında; davacı tarafın beyanlarına katıldığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
3. Mirasçı ..., ... ve ... duruşmadaki beyanında; davacının iddialarına katılmadıklarını, dava konusu taşınmaz üzerindeki şerhin kaldırılmasını istemediklerini, evlerin 1960'lı yıllardan beri orada olduğunu ve tamamının anne ve babalarına ait olduğunu, davacının tek başına yapmış olduğu bir ev olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
4. Dahili davacı ...; davanın kabulünü istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...davacı tarafça davanın ispatlanamamış olması nedeniyle esas yönünden; daha önce verilip kesinleşen mahkeme kararları nedeniyle kesin hüküm bulunduğundan ve önceki mahkeme kararları ile murise ait olduğu tespit edilen dava konusu evin davacı adına şerh verilmesine yönelik talepte davacının hukuki yararı bulunmadığından usul yönünden davanın reddine" karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İzmir Tapulama Mahkemesinin 1966/632 Esas ve 1967/195 Karar sayılı ilamı ile dava konusu evin, eski 167 parselde yer aldığı ve bu binanın 30-35 sene önce davalılar tarafından inşa edildiğine karar verdiğini, eski 167 yeni 145 ada 3 parselde bulunan kargir ev niteliğindeki taşınmazın gerçekte eski 168 yeni 145 ada 4 parsel sayılı taşınmaz içerisinde olduğunu, müvekkilinin bu hatayı fark etmesi nedeniyle kendisinin ve diğer mirasçıların hak kaybını önlemek adına bu yanlışlığın düzeltilmesini Mahkemeden talep ettiğini, Tapulama Mahkemesinin kararında doğru evden bahsedildiğini; ancak yanlış parsel kaydına şerh verildiğini, eski 167 ve 168 parseller arasındaki sınırda değişiklik yapılmasına ilişkin bir itirazlarının olmadığını, tek taleplerinin 145 ada 3 parselde bulunan şerhin terkin edilmesi ile aynı evin eski 168 yeni 145 ada 4 parselin tapu kaydına şerh verilmesine ilişkin olduğunu dile getirmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kesin hükme esas alınan mahkeme kararının hatalı parsele ilişkin olduğunu ve onanması ile kesinleştiğini, gerçek durumun böyle olmadığını, bilirkişi ek raporu ve kadastro müdürlüğünün ekli krokisi ile de sabit olduğunu, krokide sarı ile boyalı evin 4 parselde olduğunun açık olduğunu, uydu görüntülerinin de bunu teyit ettiğini, yargılamanın hiçbir aşamasında davaya konu taşınmazın ... adına tesciline dair taleplerinin olmadığını, 145 ada 3 parselde bulunan ve müvekkilinin yaptığı oturma raporlu evin tek katlı ve tuğla bina olduğu, oysa dava konusu 4 parselde şu an fiilen bulunan gayrimenkulün kargir ve 2 katlı taş ev olduğunu, ek raporun ve İzmir Valiliği Kadastro Müdürlüğünün 19.08.2014 tarihli yazısı ekinde bulunan plan örneğinin değerlendirmeye alınmadığını, hükmün bozulmasını istediklerini dile getirmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesat şerhinin iptali ve başka parsele muhdesat şerhi verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!