WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/755 E.  ,  2023/2479 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu taşınmazın 1/2 payına davalıların haksız el attıklarını belirterek 1/2 hisseye vaki müdahalenin men’ine ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 8.000,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep ıslah dilekçesiyle ile 39.707,50 TL’ye yükseltilmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 17.767,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: “… davalı tarafın el atmanın önlenmesine yönelik temyiz itirazlarının reddiyle; tarafların ecrimisile yönelik temyiz taleplerinin kabulüne, taşınmazın ecrimisile esas alınacak durumunun belirlenmesi, belirlenen duruma göre, süresi içerisinde davalıların zamanaşımı def’inde bulunulmadığı da gözetilerek 1993 ile dava tarihi olan 10.09.2009 arasındaki davacının payına isabet eden ecrimisil miktarının, bildirilen ve bildirilecek olan emsaller de dikkate alınarak, bilirkişilerden ek rapor alınmak veya gerektiğinde yeniden yerinde uygulama yapılmak suretiyle bilimsel verilere uygun ve denetime elverişli olacak biçimde hesaplanması gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesine ilişkin hüküm tekrarıyla ve ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile toplam 31.834,60 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalılar tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince karar: “…taşınmaza elma ağaçlarının dikilmesi yönünde davacı ile ...'nın anlaştıklarının ve davacının elma ağaçlarının dikim ve bakım masrafları için ...'ya para verdiğinin belirlenmesi halinde davalıların ağaçlı arazi üzerinden belirlenecek ecrimisilden, aksi takdirde davalıların ağaçsız arazi üzerinden belirlenecek ecrimisilden sorumlu olacakları gözetilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi” gerektiğine değinilerek bozulmuştur, davacı tarafın karar düzeltme talebinin de reddine karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesine ilişkin hükmün tekrarıyla, ecrimisil talebinin 35.340,00 TL üzerinden tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından temyiz başvurusuna bulunulmuştur.

4. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince karar: “…davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddiyle; usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek, tarım arazisi vasfındaki taşınmazlarda ürün gelir metoduna göre bölgede ekilen tarım ürünleri, birim fiyatları ve dekara net verim değerleri ilçe tarım müdürlüğünden sorularak, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığının, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığının belirlenmesi ve alınacak rapora göre hüküm kurulması gerekirken, ilçe tarım müdürlüğünden gerekli bilgi ve belgeler getirtilmeden bölgede uygulanan münavebeli ürünler tespit edilip bu doğrultuda açıklamalı ve detaylı bilirkişi raporu alınmadan eksik bilirkişi raporu ile yetinilerek sonuca gidilmesinin doğru olmadığı; davacılar vekilinin talebini ıslah ile artırmış olması karşısında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi, buna bağlı olarak 6100 sayılı HMK’nın 326 ncı maddesi hükmü uyarınca haklılık payına göre davalılar lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin de isabetsiz olduğu…” gerekçesiyle bozulmuş, davacı tarafın karar düzeltme talebinin de reddine karar verilmiştir.

5. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; denetime elverişli bulunan bilirkişi raporları dikkate alınarak davacılar vekilinin talebini ıslah ile artırmış olması gözetilerek müdahalenin men’i ile davacının 1/2 hisse ecrimisil değerine denk gelen toplam 37.738,00 TL ecrimisilin kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ecrimisil miktarının düşük hesaplandığını, el atmanın önlenmesi yönünden ise taşınmazın değerinin belirlenerek lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini savunmuştur.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kısa bir süre taşınmazı kullandığını, bilahare kullanıma son verdiğini, fazla ecrimisile hükmedildiğini, taşınmazın bakımsız bir durumda bulunduğunu, zamanaşımı def’inin kabul edilmemesinin hatalı olduğunu savunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).

2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.

4. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere araştırma ve inceleme yapılarak verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.