7. Hukuk Dairesi 2023/728 E. , 2024/2224 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/763 E., 2022/1762 K.
DAVA TARİHİ : 10.08.2016
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/160 E., 2021/527 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali ve terdiden tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın 31.07.2002 ve 25.08.2014 tarihli vasiyetnameler ile davalılar lehine kazandırmalarda bulunduğunu, davalıların ölen kardeşlerinin eşi ve çocukları olduğunu, vasiyetnamelerin şekil koşullarına uyulmadan düzenlendiğini, murisin davalıların baskısı ve zorlaması ile dava konusu edilen vasiyetnameleri hazırladığını, iptalinin gerektiğini, murisin ölümüne kadar davalılarla birlikte yaşadığını, vasiyetnameleri yaptığı tarihlerde psikolojik baskı altında olduğunu, yaşı itibarı ile sağlıklı düşünme yetisini kaybettiğini, davacılardan mal kaçırıldığını, murisin okur yazar olmadığını, gözlerinin iyi görmediğini, vasiyetnamede neye imza attığını bilebilecek durumda olmadığını belirterek tüm bu nedenlerle 31.07.2002 ve 25.08.2014 tarihli vasiyetnamelerin iptaline, olmadığı taktirde tenkis taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin 25.08.2014 tarihinde fiil ehliyetine haiz olmadığının ATK raporu ile tespit edilmiş olması nedeniyle ... 3. Noterliğinin 25/08/2014 tarih ve 8489 yevmiye numaralı vasiyetnamesinin iptaline, ATK raporu ile 31.07.2002 tarihinde murisin fiil ehliyetine haiz olduğunun tespit edilmesi nedeniyle ... 1. Noterliğinin 31/07/2002 tarih ve 6597 yevmiye numaralı vasiyetnamesinin iptali talebinin reddine karar verilmiş; tenkis yönünden ise davacı tarafça yalnızca vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis talebinde bulunulduğu, vasiyete konu taşınmazların muris sağ iken ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalı ...’a devredildiği, sözleşmenin muvazalı olduğunun ileri sürülmediği, taleple bağlılık ilkesi gereğince sözleşmenin muvazalı olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılamayacak olması nedeniyle 01.04.l974 gün ve l/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı, ölünceye kadar bakma akdi ivazlı akitlerden olup ivaz olarak bakım edimi yerine getirilmekle tenkise de konu edilemeyeceği gerekçeleriyle tenkis talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; reddedilen kısmı istinaf ettiklerini, mahkemenin terditli olarak açılan tenkis davası yönünden değerlendirme yapmadığını, gerekli inceleme ve hesaplama yoluna gidilmediğini, mahkemece ''dava dilekçesinde ölünceye kadar bakma akdinin muvazaalı olduğu ileri sürülmemiştir ve bu kapsamda taleple bağlılık ilkesi gereğince sözleşmenin muvazaalı olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır'' şeklinde gerekçe gösterildiğini, ancak bu hukuki nitelendirme ve açıklamanın kabul edilebilir olmadığını, muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tesçil talebi ile vasiyetnamenin iptali -olmadığı taktirde tenkis talepli davaların aynı davada birlikte talep edilebilir olup ayrı açılmasında da bir hukuki engel olmadığını, bu davalar için süre yönünden bir sınırlama olmadığını, her zaman açılabilecek bir dava olup bu konuda ileride dava açma haklarını saklı tuttuklarını, davacı müvekkillerinin tapu kayıtları dosyaya alınana kadar tarafların murisi ...'ın hem vasiyetname düzenleyip hem de vasiyetnameye konu ettiği gayrimenkulleri 22.08.2007 tarihinde davalılardan ... ve Tayfun'a ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile tapuda devir ettiğini bilmediklerini, tapu kayıtları dosyaya getirtildikten sonra murisin davacı müvekkillerinden mal kaçırmak için hem vasiyetname yapıp hem de ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaparak terekesindeki en değerli gayrımenkulleri davalılara devir ettiğini öğrendiklerini, öncesinde tapudan bilgi verilmediğini, muris muvazaasına dayalı ölünceye kadar bakma akdinin dava konusu edilmemiş olması konusunda davacı taraflardan herhangi bir açıklama ya da ıslah yapılması beklenilmeden karar vermekte acele edildiğini, eksik inceleme ve değerlendirme ile tenkis davası hakkında değerlendirme yapılmamış olmasının hatalı olduğunu, vasiyetnameye konu taşınmazlar dışında başkaca taşınmazların da ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalılara devredildiğini, geriye müvekkillerinin saklı paylarını karşılayacak kadar mevcut kalmadığını, mahkemece tenkis yönünden inceleme yapılarak murisin serbest tasarruf oranını aşmış olup olmadığı ve davacı müvekkillerinin saklı payının ihlal edilmiş olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalılar ... ve ... vekili istinafa cevap ve başvuru dilekçesinde; davacı tarafın itirazlarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, reddi gerektiğini, davacılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece vasiyetnamenin iptali davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ölünceye kadar bakma veya satış sözleşmesinin muvazalı olduğu hususunda davacının bir iddiasının olmadığı, istinaf dilekçesi kapsamına göre de davacı yanın bu hususta bir iddiası olduğuna ilişkin itirazlarının bulunmadığı, bu kapsamda taleple bağlılık ilkesi gereğince tenkis davası yönünden yapılan incelemenin de isabetli olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinafça delillerin değerlendirilmesinde hata edildiğini, tenkis yönünden yapılan değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, istinaf dilekçesinin yanlış değerlendirildiğini, muvazaaya yönelik itirazlarının olduğunu, vasiyete konu taşınmazların aynı zamanda ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya devredildiğini dava esnasında öğrendiklerini, muvazaa ile ilgili davacıdan açıklama ya da ıslah yapması beklenmeden acele ve eksik inceleme ile karar verildiğini, murisin en değerli taşınmazlarını temlik ettiğini, tenkisen inceleme yapılması gerektiğini, vasiyete konu taşınmazlar haricindeki malvarlığının da ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya devredildiğini, terekede mal bırakılmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamelerin iptali ile terdiden tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 557 nci maddesi ve devamı maddeleri ile 560 ıncı maddesi ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!