WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/65 E.  ,  2024/331 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2603 E., 2022/2640 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/609 E., 2021/728 K.

Taraflar arasındaki komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi ve yıkım davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vd. vekili ve davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vd. vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili; Giresun ili, ... ilçesi, ...Köyü, 119 ada 27 parsel sayılı taşınmazın, müvekkillerinin murisi ... Kuran adına tapuda kayıtlı olduğunu, sınırdaş taşınmaz üzerinde davalıların plansız ve projesiz olarak, tüm ikazlara rağmen çekme mesafelerine riayet etmeksizin ev yaptıklarını, ayrıca kanunda belirlenenden daha yüksekte inşâ etmekte oldukları duvarın müvekkilinin mutfak penceresinin önünü kapatacak duruma geleceğini, bu davranışın mülkiyet hakkının açıkça kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek; duvarın yapımının durdurularak mühürlenmesini, kanunda belirtilen çekme mesafelerine uyulmadan yapılan evin ve duvarın, meydana getirdikleri tecavüzlerin önlenmesini ve yıkılmalarını talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; dava konusu evin Giresun İl Özel İdaresinden ve muhtarlıktan izin alınarak mevzuata uygun yapıldığını, davacıların dava değerini eksik göstererek yapılmakta olan duvarı engellemelerinin düşünülemeyeceğini, binanın güçlendirilip erozyonun önlenmesi ve zeminin sağlamlaştırılması için duvarın yapılması gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ... duruşmadaki beyanında; davanın reddini savunmuştur.

3. Diğer davalılar; davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile "... Bilirkişi raporu incelendiğinde; davacının evinin camı önüne gelen sınırdaş taşınmazdaki duvarın bir zaman dilimi boyunca güneşi kesmediği, duvar kısmı yerine yaptırılacak demir parmaklığın ise; bir kısmın yine parmaklık olması, taşınmazın yüksekliği ve alanı dikkate alındığında tehlikeli olabileceği, bu noktada demir parmaklık yapılması yerine beton olarak kalmasının yerinde olacağı, dava edilen dört katlı evle ilgili yıkım talebinin ise; davacı tarafın kendi taşınmazına bir tecavüz olmadığı, sadece evin önündeki arazinin güneş alması hususunda sorun olabileceği, raporda da incelendiği üzere arazinin günün bir kısmında güneş alması da göz önünde bulundurularak dört katlı evin yıkımının daha fazla yükümlülük gerektirdiğinin aşikar olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vd. vekili ve davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu duvar, mevcut bir yapı üzerinde olduğundan bahçe duvarı olarak değerlendirilemeyeceğini, duvarın esaslı tadilat olup ruhsata tâbi olduğunu ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılması gerektiğini, yönetmeliğe göre bu tür yapılarda minimum bahçe mesafesinin 3.00 metre belirlendiğini, dava konusu duvarın bahçe mesafesinin ise 1.54 metre olup plansız alanlar imar yönetmeliğine uygun olmadığını, yapılacak tüm inşaat faaliyetlerinin 3.00 metrelik bahçe mesafesinden sonra yapılmasının yönetmeliğe göre uygun görüldüğünü, dava konusu duvarın, plansız alanlar imar yönetmeliğine aykırı olup yıkılması gerektiğini, bilirkişilerin bu yönde rapor sundukları halde Mahkemece tüm teknik bilirkişi raporlarına, dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırı bir gerekçeyle davanın reddine karar verildiğini, TMK'nın 737 nci maddesinde komşuluk hukukunun sınırlarının kanunla kısmen düzenlendiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili; davanın reddedilmesi nedeniyle; Mahkemece hükme esas alınan 08.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda binanın değerinin dava tarihi itibarıyla 239.563,40 TL ve yıkım maliyetinin 27.129,92 TL olarak belirlenmiş, toplam 266.693,32 TL üzerinden tamamlama harcı yatırılmış olması nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince bu değer üzerinden lehlerine 27.118,53 TL nispi vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken 4.080,00 TL maktu vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu
ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile; "...Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vd. vekili ve davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü aynı sebeplerle kararı temyiz etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü aynı sebepleri, nispi vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi ve yıkım istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, "Komşuluk Hukuku" kenar başlıklı 737 nci maddesi hükmüne göre; "Herkes, taşınmaz mülkiyetinden ... yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.
Özellikle, taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü veya sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır.
Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan ... denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır."
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” kenar başlıklı 683 üncü maddesinin 2 inci fıkrası hükmüne göre; “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
6100 sayılı HMK’nın "İspat yükü" kenar başlıklı 190 ıncı maddesine göre; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "İspat yükü" kenar başlıklı 6 ncı maddesine göre; "Kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür."

3. Değerlendirme
a. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

b. Yukarıdaki ilkeler ve özellikle ispat kuralları çerçevesinde somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

c. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün olduğu açıktır. Bu tür davalarda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120 ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16 ncı maddesi uyarınca, dava değerinin ve buna göre alınacak harcın el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil bedelinin toplamından, el atmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değerinin, el atılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 Sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı kuşkusuzdur.

Öte yandan, Harçlar Kanunu, harç alınması veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve harcın yatırılmaması halinde de ne yaptırım uygulanacağını 30 ve 32 nci maddelerinde hükme bağlamıştır.

Mahkemece; el atıldığı iddia edilen yerin belirlenen değeri üzerinden, yukarıda değinilen ilkeler ve düzenlemeler gözetilmek suretiyle, harç ikmali yaptırılması, bu koşul yerine getirildiği takdirde davaya devam edilerek işin esasına girilmesi, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, harçlar tümüyle tamamlanmadan eksik harç ikmaliyle karar verilmesi hatalıdır.

Kabule göre de; davacı vekilince 02.03.2021 tarihinde 419,90 TL ve 10.09.2021 tarihinde 1.642,00 TL olmak üzere 2.061,90 TL tamamlama harcı ikmal edildiği halde, hüküm yerinde davacı vekilince yatırılmış harç ve yargılama giderlerinin tam olarak belirtilmeyerek sadece maktuen yatırılan yargılama giderleri üzerinden hüküm kurulması da doğru görülmediği gibi, davanın reddine karar verilmediğine göre dava değeri olarak belirlenen ve harçlandırılan miktar üzerinden davalı yararına nispi vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken "AAÜT uyarınca 4.080,00 TL maktu vekalet ücretine" hükmedilmesi doğru görülmemiş; hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Yukarıda V.C.3.b bölümünde belirtilen sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda V.C.3.c bölümünde belirtilen sebeplerle BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.