WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/649 E.  ,  2024/1443 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1333 E., 2022/1617 K.
KARAR : Ek karar ile tavzih talebinin reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/313 E., 2020/221 K.

Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile hükmedilen ecrimisil yönünden hüküm düzeltilerek yeniden hüküm tesisine kesin olmak üzere karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından tavzih talebinde bulunulmuş. Bölge Adliye Mahkemesince 14.12.2022 tarihli ek karar ile tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; kayden paydaşı olduğu 23346 ada 6 parsel sayılı taşınmazı davalıların haksız olarak kullandıklarını, müdahale nedeniyle taşınmazı kullanma imkânının kalmadığını, menfi ve müspet zarara uğradığını, 19/02/2018 tarihinde ihtar göndermesine rağmen davalıların kullanım karşılığı bir bedel de

ödemediklerini, daha önce başka davalılar aleyhine açtığı ecrimisil davalarında Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi ve Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesince ecrimisilin hüküm altına alındığını ileri sürerek; 04/09/2007-26/04/2018 tarihleri arasındaki dönem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL ecrimisilin ait olduğu dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 27/12/2019 tarihinde ıslah ile 38.828,00 TL'nin her bir dönem için, dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile tahsilini istediğini bildirmiştir.

II. CEVAP
Davalılar, davacının dava konusu taşınmazda yapılan imar çalışmaları sonrasında paydaş olduğunu, taşınmazı eski maliki ... ile aralarında akdedilen kira sözleşmesine istinaden 07/02/2006 tarihinden itibaren kiracı sıfatıyla kullandıklarını, davacının kiracılık ilişkisini bildiğini ve bir itirazının bulunmadığını, kira sözleşmesinin feshine yönelik bir talebin de olmadığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının payına karşılık taşınmazda kullanabileceği boş alanın mevcut olduğunu, ecrimisil talebinin yasal şartlarının oluşmadığını, davacının iyiniyetli olmadığını, kiralananı geri verme yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlar, 06/01/2020 tarihinde cevap dilekçesinin ıslahı ile ecrimisil isteminin zamanaşımına uğradığını belirtmişlerdir.  

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının taşınmazda fuzuli olarak şagil bulunduğu, alınan bilirkişi raporunda davacının talebi ve ıslah dilekçesi nazara alınarak 27/04/2013-04/09/2014 tarihleri arası aylık 300,00 TL'den 5.100,00 TL, 04/09/2014 ile 04/09/2015 arası 3.660,00 TL, 04/09/2015 ile 04/9/2016 arası 4.260,00 TL, 04/06/2016 ile 04/09/2017 arası 6.216,00 TL, 04/09/2017 ile 26/04/2018 arası 4.100,00 TL olmak üzere toplam 23.336,00 TL ecrimisilin fuzuli şagil olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı ve davalılar vekili istinaf talebinde bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile hükmedilen ecrimisil yönünden hükümün düzeltilerek yeniden hüküm tesisine kesin olmak üzere karar verilmiştir.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Kesin Kararına Karşı Tavzih Talebinde Bulunanlar
Davacı vekili; hesaplanan ecrimisil bedelinin taşınmazın tamamına ilişkin olmadığını, payına isabet eden kısmı kapsadığını, her bir dönem için belirlenecek ecrimisile dönem sonundan itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, hükümde faiz başlangıç tarihlerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...'in yargılamanın hiçbir aşamasında taşınmazda faaliyet göstermediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek hükmün tavzihini istemiştir.

D. Bölge Adliye Mahkemesi Tavzih Talebinin Değerlendirilmesi Kararı
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazda davacı ve dava dışı kişilerin paydaş olduğu, davacının aşamalarda edindiği pay durumu dikkate alınarak Mahkemece yapılan uygulama sonucu elde edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı Şirketin haksız kullanımı gözetilerek ecrimisilin aylık 300,00 TL kira bedeli üzerinden taşınmazın tamamına göre belirlendiği, anılan bilirkişi raporunda davacı payı yönünden ayrım yapılmadığı dikkate alındığında yukarıda içeriği açıklanan Daire kararında bir isabetsizlik olmadığı, davacı vekili tarafından ileri sürülen diğer hususların tavzih konusu da olamayacağı

ve maddi hata olacak bir durumun da söz konusu olmadığı, hükmün 6100 sayılı HMK'nın 305 inci maddesi gereğince tavzihini gerektirir bir husus bulunmadığı gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin tavzih talebinin reddi kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesaplanan ecrimisil bedelinin taşınmazın tamamına ilişkin olmadığını, payına isabet eden kısmı kapsadığını, her bir dönem için belirlenecek ecrimisile dönem sonundan itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, hükümde faiz başlangıç tarihlerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...'in yargılamanın hiçbir aşamasında taşınmazda faaliyet göstermediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, hükmün tavzihini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tavzih talebinin reddine ilişkin kararın hatalı olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Bilindiği üzere; hükmün tashihi ve tavzihi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 304 üncü (1086 sayılı HUMK'nın 455.) ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 304 üncü maddesinde "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." şeklinde belirtilmiştir. Aynı Kanunu'nun 305 inci maddesinde de "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkras ında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." şeklinde hükmün tavzihi müesseseleri düzenlenmiştir.

3.Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2020 tarihli ek kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi