WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/63 E.  ,  2024/828 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2676 E., 2022/2983 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/206 E., 2022/245 K.

Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ile tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, her ay 500,00 TL tutarında iradın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile gelini olan davalı ... arasında 09.08.2012 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesinin düzenlendiğini, davalı tarafından davacının ölünceye kadar bakımın ve gözetiminin üstlenildiğini, davacı tarafından ise tapuda adına kayıtlı bulunan taşınmazın davalıya devredildiğini, sözleşme tarihinden itibaren davalı tarafça bakım yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediğini, davacı ile ilgilenilmediğini, hatta bayramlarda dahi ziyaretine gidilmediğini, sözleşmenin devam etmesinin çekilmez hale geldiğini belirterek sözleşmenin feshi ile tapu kaydının iptali ve davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı itirazları olduğunu, davalı tarafından davacıya sürekli bakıldığını, bakım hizmetlerinin davacının kendi kusuru ile engellendiğini, davalı tarafından üzerine düşen yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirildiğini, davacının asıl niyetinin taşınmazı kendi kızına devretmek olduğunu ileri sürerek davanın reddini mahkemece aksi kanaat halinde davacıya irat bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalının kusurundan kaynaklı olarak taraflar arasındaki ilişkinin çekilmez hale geldiğinin kanıtlanamadığı, bu nedenlerle davanın reddine karar verildiği, ne var ki davacı ile davalı arasındaki mevcut ilişki gözetildiğinde, tarafların bir araya gelip birlikte yaşama olanaklarının bulunmadığı ve bakım yükümlülüğünün bir arada yaşamak suretiyle yerine getirilmesi imkanının kalmadığı kanaatiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 617 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı yararına tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun bir irat bağlanması gerektiği değerlendirip davacının hâli hazırda dava konusu taşınmazda bedelsiz olarak oturduğu da nazara alınarak dosya arasına alınan ve taraflar hakkında düzenlenmiş olan sosyal ve ekonomik durum araştırma raporları doğrultusunda davacıya aylık 500,00 TL irat bağlanmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ilişki ile sözleşmenin devamının imkansız hale geldiğini, davacı ile davalının ayrı yaşadıklarını ve bakım görevinin yerine getirilmediğini, davalıdan kaynaklanan nedenlerle taraflar arasında huzursuzluk yaşandığını, bu nedenle sözleşmenin feshi ve tapu iptali ve tescil talebinin kabulü gerektiğini, irat yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, irat miktarının düşük olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 1 yıllık irat tutarı üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve buna göre harç ve yargılama giderlerine hüküm altına alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının bakım borcunu yerine getirmeye çalıştığı ve bakım borcunu yerine getirdiği, davacının ise davalıdan kaynaklanmayan nedenlerden ötürü evi terk ettiği, sonraki aşamalarda davacının davalının kendisine bakmasını istemediği, bu durumda artık tarafların bir araya gelip birlikte yaşama olanaklarının bulunmadığının sabit olduğu, bakım borçlusu davalının toplanan delillere göre akitten ... borcunu yerine getirmediğinin söylenemeyeceği, başka bir ifade ile edimin ifasında davalının kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 617 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yanların özel ve ekonomik durumları gözetilerek uygun bir irad tahsisi suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesinin gerektiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre mahkemece aylık 500,00 TL irada hükmedildiği, kararın dosya içeriğine, toplanan delillere uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesindeki nedenleri tekrarlayarak kararın bozulmasını ve tapu iptali ve tescil yönünden davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklı fesih ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 326 ncı maddesi.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 611, 614 ve 617 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin irat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a. Bilindiği üzere, ölünceye kadar bakma akdinin kaydıhayat ile irat ilişkisine çevrilmesinde, ölünceye kadar bakanın mevcut borcu yerine bu edimlerin para ile değeri geçer. Sözleşmede ölünceye kadar bakanın borcu özel olarak belirlenmediğinden, bu borcun kapsamını belirlemede 6098 sayılı TBK'nın 614 üncü maddesi hükmü esas alınmalıdır. Bu hükme göre alacaklı, borçlunun ev topluluğuna girer; ayrıca borçlu olduğu malların kıymetine ve alacaklının evvelce haiz olduğu sosyal mevkiye göre hakkaniyetin gerektirdiği şeyleri, özellikle münasip gıda ve elbise vermeye, hastalığında gerekli ihtimam ile bakmaya ve hekim getirmeye mecburdur. Bu nedenle mahkemenin tahsis edilecek aylık irat miktarını tespit için bilirkişi marifetiyle, devredilen taşınmazların değerini, getireceği aylık geliri ve alacaklı davacının önceki sosyal mevkilerini göz önünde tutarak hakkaniyet üzere davalının yerine getirmekle yükümlü olduğu birlikte konut, beslenme, giydirme ve görüp gözetme edimlerinin kapsam ve parasal değerini belirlemesi gerekir.

b. Hâl böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler ve açıklamalar doğrultusunda dosyadaki ekonomik ve sosyal durum raporları, tarafların malvarlıkları, davalının geliri, davalının dava konusu taşınmaz dışında taşınmazı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bağlanacak iradın davalının sosyo ekonomik durumuna göre yeterli olup olmayacağının, bilirkişi düşüncesine başvurularak saptanması ve sonuçta davacı yararına sosyo-ekonomik durumuna göre aylık irat bağlanması gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.

3. Davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
a.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 617 nci maddesi "Sözleşmeden ... borçlara aykırı davranılması sebebiyle sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelir veya başkaca önemli sebepler sözleşmenin devamını imkânsız hâle getirir ya da aşırı ölçüde güçleştirirse, taraflardan her biri sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir. Sözleşme bu sebeplerden birine dayanılarak feshedildiği takdirde kusurlu taraf, aldığı şeyi geri verir ve kusursuz tarafa, bu yüzden uğradığı zarara karşılık uygun bir tazminat ödemekle yükümlü olur. Hâkim, sözleşmenin önel verilmeksizin feshini yerinde bulabileceği gibi, taraflardan birinin istemiyle veya kendiliğinden, aile topluluğu içinde yaşamalarına son vererek, bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir.
" şeklinde düzenlenmiştir.

b. 6100 sayılı Kanunu'nun 326'ıncı maddesinde yargılama giderlerinin davada haksız çıkan taraftan tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır. Eldeki davada, mahkemece davacıya irat bağlanmasına karar verilmekle davanın kabul edildiği anlaşılmaktadır. Dava kabul edildiğine göre davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda V.C.3.1 inci paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda V.C.3.2 ve devamındaki bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.