WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/59 E.  ,  2024/2040 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1671 E., 2022/1920 K.
DAVA TARİHİ : 16.03.2020
KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beylikova Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/21 E., 2021/38 K.

Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.04.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Av.... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 3302 parsel sayılı taşınmazda hisse sahibi olduğunu, pay sahibi ...'in payının davalı tarafından satın alındığını, taşınmazı aynı bedelle almaya razı olan davacının ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek davalı adına olan payın iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı vekili 16.06.2020 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; öncelikle keşif yapılarak dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesi, aksi kanaatte ise taşınmazın resmi senetteki bedelini depo etmeye hazır olduğunu beyan etmiştir.

3. Davacı vekili davalının ıslah dilekçesine verdiği cevap dilekçesinde; davalının kabul beyanından dönemeyeceğini, ıslah ile fiili taksim savunmasında bulunamayacağını beyan etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı 31.03.2020 tarihli dilekçesinde; davacının açmış olduğu davayı kabul ettiğini, taşınmazın alım satım bedeli ile harç giderleri hesaplanarak davacıya depo etmesi için iki hafta süre verilmesini, bu süre içinde bedelin yatırılmaması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacıya ihtarını, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ise yargılama gideri ve vekalet ücretine 1/2 oranında hükmedilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili aracılığı ile verdiği 16.09.2020 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; müvekkili 31.03.2020 tarihli dilekçesinde davayı kabul ettiğini beyan etmiş ise de, aradan altı ay geçmesine rağmen bu talep yerine getirilmediğinden ve davalının beyanı şarta bağlı olduğundan kabul beyanı olarak değerlendirilemeyeceğini, bu beyanlarından vazgeçtiklerini, davayı kabul etmediklerini, fiili taksimin satıştan çok öncesinde yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; fiili taksim nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; cevap dilekçesi verme hakkını yazılı kabul beyanı vererek kullanan ve dilekçesinde tanık dahil hiç bir delile dayanmayan davalının ıslah ile cevap dilekçesi sunma, delil ve tanık bildirme hakkı elde edemeyeceğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....iki haftalık süre içerisinde satış bedeli ve masrafların toplamının ödenmesi halinde davanın kabul edildiğine ilişkin olarak davalıca yapılan açıklamanın ''davanın kabulü'' beyanı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı ve satıcının babası ... tarafından zamanında kardeşleri arasında taksim edildiği ve imar uygulamasından önce ve sonrasında keşif tarihi itibarı ile parselde fiili kullanıma devam edildiği, bu durumun davacının da kabulünde olduğu, imar uygulamasından sonra da imar uygulaması öncesindeki kullanıma uygun olarak yerleri kullanıma devam ettiği, mahkemece verilen kararda bir usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteminin esastan reddine" kesin olmak üzere karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kabul beyanından dönülmesi mümkün olmadığından ıslah ile sunulan ve davanın fiili taksim nedeniyle reddine karar verilmesini içeren dilekçeye itibar edilmemesi gerektiğini, süresinde tanık deliline dayanılmadığından tanık beyanlarına dayalı hüküm kurulamayacağını, davalının cevap dilekçesi vermeksizin doğrudan davayı kabul ettiğini belirttiği, dilekçesinde hiçbir vakıa ve delile dayanmadığı, taşınmazın iki kardeşin kullanımına özgülendiği, araya tel çekilmesinin amacının taksim değil hayvanların bakımında kolaylık sağlanması olduğu, taşınmaz üzerindeki iki adet evin ise davacı ve satıcının babası tarafından yapıldığından aslında davacı ve satıcıya miras yoluyla intikal ettiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2, 732, 733 ve 734 üncü maddeleri,

3.14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
31.10.2022 tarihli kesinleşme şerhinin kaldırılarak temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.