7. Hukuk Dairesi 2023/5879 E. , 2024/857 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 17.10.2023
SAYISI : 2020/526 E., 2021/1220 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/236 E., 2018/582 K.
Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın 23767/340886 payının iptali ile eşit hisseler oranında davacılar ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin 16.08.2023 tarihli dilekçesi ile tavzih talebinde bulunulmuş, Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli ek kararı ile tavzih talebi reddedilmiş, ek karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin 06.09.2018 tarihli kararına karşı istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, sonrasında İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının onandığı, bu durumda İlk Derece Mahkemesi tavzih kararına karşı istinaf yolunun kapalı olduğu, bu karara karşı temyiz yolunun açık olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından dosyanın sistem üzerinden Yargıtay'a gönderilemediği, istinaf kaydının da sistemsel olarak yapılamadığı gerekçesiyle, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili tarafından tavzih talebinin reddine ilişkin ek karara karşı kanun yoluna başvurulması üzerine; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesinde; "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 305/A maddesinde ise "Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." düzenlenmesi bulunmaktadır.
6100 sayılı Kanunu'nun 373 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası; ''Yargıtay'ın bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karar karşı temyiz yoluna başvurulabilir.'' hükmünü,
Geçici 3/2 nci maddesi; "Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez.'' hükmünü içermektedir.
Yukarda açıklanan Kanun maddelerinin düzenleniş amacı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtaya yapılmakta olan temyiz kanun yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar iki dereceli kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktadır.
Diğer bir anlatımla, Yargıtayın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi, başka bir deyişle Yargıtay kararının istinaf yolu ile denetlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ek karar ile davacıların tavzih talebinin reddine dair yeni bir karar verildiği, bu ek karar ile ilgili olarak Yargıtayın esas yönüyle herhangi bir denetimi olmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, daha önce Yargıtay denetiminden geçmeyen ek kararın kanun yolu denetimi ''İstinaf'' olup, görevli merciinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
KARAR :
Açıklanan sebeple;
Yargıtay denetiminden geçmeyen kararın kanun yolu denetimi ''İstinaf'' olup, görevli merciinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi olduğundan dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!