WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/5871 E.  ,  2024/1599 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/257 E., 2023/206 K.
KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babası ...’e ait 175 ada 2 parsel sayılı gayrimenkul üzerine 1980 yılında babasının muvafakati ile 3 katlı bina yaptırdığını, binanın bulunduğu gayrimenkulün 1996 yılında yapılan kadastro çalışmalarında davalılar adına tespit gördüğünü ve tescil edildiğini, bu durumu öğrenen müvekkilinin kardeşlerine ve üvey annesine müracaat ederek evinin yerinin kendisine bölünerek verilmesini talep ettiğini, davalıların kötüniyetle müvekkilinden para talep ettiklerini, bu nedenlerle dava konusu 175 ada 2 parsel sayılı gayrimenkul üzerine 3 katlı binayı müvekkilinin yaptığının tespitine, müvekkilinin adına binanın ve binanın oturduğu kullanım alanını oluşturan 1100 m²'lik kısmın ifraz edilerek müvekkili adına kayıt ve tesciline ve bu kısım için davalıların tapularının iptaline, bu taleplerinin kabul görmediği takdirde evin değerinin arazinin değerinden fazla olduğu göz önüne alındığında gayrimenkulün tamamının muhik tazminat mukabilinde davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile iyiniyetli müvekkili adına kayıt ve tesciline, bu talepleri dahi kabul görmez ise evin değerinin tespiti ile müvekkile aidiyeti göz önüne alındığında bu bedelin davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, ayrıca müvekkilinin arazi üzerindeki evi için tapuya mülkiyet şerhi tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili 01.08.2011 havale tarihli ıslah dilekçesinde özetle, tapu iptali ve tescil (tescil olmadığı halde tazminat) davası kapsamında, davalarını 30.000,00 TL tutarında harca esas değer üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla açtıklarını, dosya kapsamında bulunan 20.06.2011 tarihli raporda binanın değerinin 2008 yılında yaklaşık 95.458,64 TL olduğunun tespit edildiği, bu nedenlerle dava dilekçelerinin netice-i talep kısmının aynen saklı kalmak ve tekrarlama kaydıyla, dava değerini 95.458,64 TL değer üzerinden tapu iptaline karar verilmesini, tescil olmadığı takdirde 95.458,64 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılardan ...; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. SON BOZMA SÜRECİNE KADAR GELİNEN YARGILAMA AŞAMALARI
1. Mahkemece ilk olarak, davacının Türk Medeni Kanunu'nun 724 üncü maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi on yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddedilmiş, 2 sayılı parsel üzerindeki yapının arazinin tüm değerinden fazla olduğundan arazi değeri 44.687,40 TL davalılara ödenmek üzere depo ettirilmiş ve 2 sayılı parselin davacı adına tesciline karar verilmiştir. Davalılardan ... ve ...’in temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.03.2012 tarihli ve 2012/3065-3853 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 12.06.2012 tarihli ve 2012/7461-8323 E. K. sayılı ilamıyla davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile 16.03.2012 tarihli ve 2012/3065-3853 Esas ve Karar sayılı bozma ilamı kaldırılarak, hükmün değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.

2. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 25.03.2015 tarih ve 2012/73-2015/142 Esas- Karar sayılı Kararı ile; davanın kabulüne, davacının 3 üncü aşamadaki talebi doğrultusunda dava konusu 175 ada 2 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı kargir binanın davacı tarafından yapıldığının tespitine, 95.458,64 TL tazminatın davalılardan tapudaki payları oranında alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilen 44.687,40 TL'nin -davalı ...'e düşen pay dışındaki miktar olan- 29.791,60 TL'sinin davacıya iadesine karar verilmiştir. Davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ...’in temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 04.03.2020 tarihli ve 2020/440-2581 E. K. sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.

3. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 04.03.2020 tarihli ve 2020/440-2581 E. K. sayılı onama ilamına karşı davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... karar düzeltme talebinde bulunmuş, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2020/2347-7637 E. K. sayılı Kararı ile davalılar ... ve ...’in karar düzeltme istemlerinin reddine, davalı ...’in karar düzeltme istemi kabul edilerek; dava konusu 175 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı tarafından inşa edilen yapının kadastro tutanağının kesinleştiği 16.01.1996’dan önce 1980 yılında yapıldığı belli olduğundan 3402 sayılı Kanun'un 13/2 nci maddesinde belirlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğini, mahkemenin 10.10.2011 tarihli ve 2008/82 Esas, 2011/200 Karar numaralı kararı, davalı ... tarafından temyiz edilmediğinden bahisle anılan davalı yönünden 27.04.2012 tarihinde kesinleştirilmiş ve davalı ... hükmün 2 nci bendiyle hükmedilen tazminattan ayrık tutulmasının hatalı olduğu, bu sebeple mahkemece, 27.04.2012 tarihli kesinleşme şerhinin iptaline karar verilmesinden sonra, TMK’nın 723 üncü maddesi uyarınca belirlenen tazminat miktarından tüm davalıların sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

IV. SON BOZMA KARARINDAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 30.05.2023 tarihli ve 2022/257 Esas, 2023/206 Karar sayılı kararı ile; davacının 1. ve 2 nci kademede yer alan davaya konu taleplerinin reddine, davalı ... yönünden 27.04.2012 tarihli kesinleşme şerhinin iptaline ve iptale konu davalı ... yönünden gerçekleştirilen kesinleştirme işlemi nedeniyle dava konusu Ordu ili, Gölköy ilçesi, Gölköy Mahallesi, Kabristanaltı mevkiinde bulunan 175 ada 2 No.lu taşınmazın 1/3 hisse ile davacı mirasçıları adına tescil olan işbu 1/3 hisseli tapu kaydının iptali ile eski haline döndürülmek suretiyle yeniden davalı ... adına tesciline ve bu hususta İİK 28 inci madde gereği hüküm özetinin Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine, davacının 3 üncü kademede yer alan tazminat talebine yönelik olarak açılan davanın kabulü ile 175 ada 2 parsel No.lu taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı kargir binanın davacı tarafından yapıldığının tespitine, 95.458,64 TL tazminatın, 30.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 11.08.2008 tarihinden itibaren, 65.458,64 TL'sinin ıslah tarihi olan 01.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ...'den tapudaki payları oranında alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen tazminat miktarının oldukça düşük kaldığını, ilk verilen tescil kararı sonrasında davacının taşınmaza çeşitli tadilatlar yaptırarak masraf ettiğini, davalı ...’nın ilk bozma öncesi verilen kararı temyiz etmeyerek hakkındaki tescil hükmüne karşı bir nevi kabul beyanında bulunduğunu, davalı ... davayı kabul etmiş sayılacağından Mahkemece Kadastro Kanunundaki on yıllık hak düşürücü sürenin adı geçen davalı yönünden re’sen dikkate alınmasının olanaksız olduğunu, bu nedenle kesinleşme şerhinin iptali ile 1/3 payın davalı ...’ya yeniden tescil edilmesine dair verilen kararın hatalı olduğunu, ayrıca dava konusu taşınmaz yönünden temliken tescil şartlarının oluştuğunu, işbu davadaki uzun yargılama süreci nedeniyle Anayasa Mahkemesine yaptıkları başvuru henüz sonuçlanmadığından dosyanın bekletici mesele yapılması taleplerinin Mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini ve Mahkemece tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşınmazın 1100 m²'sinde tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı halde Türk Medeni Kanunu'nun 724 üncü maddesine dayalı olarak tapusunun iptali ile tescil, bu da mümkün görülmezse yapının davacı tarafından yapıldığının tespit ve tapuya şerhiyle birlikte değerinin tahsili istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı TMK’nın 723 üncü ve 724 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, temyiz edenin sıfatına ve temyizin kapsamına göre kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve davacı ... öldüğünden mirasçıları davayı takip etmesine rağmen gerekçeli kararda davacı olarak ölü ... adının yazılmasının mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğu anlaşılmakla; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.