WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/585 E.  ,  2024/897 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2190 E., 2022/1786 K.
KARAR : İstinaf başvurunun kabulü ile esas hakkında yeniden hükümkurulmak suretiyle davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/564 E., 2022/265 K.

Taraflar arasındaki mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve eski hale iade istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince HMK.nun 353/1-b-2. maddesi gereğince başvurunun kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ...Mahallesi, 221 ada 5 sayılı parselin maliki olan müvekkili ile dava dışı ... arasında 01.08.2016 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin dava konusu taşınmazda haksız şekilde alt kiracı olduğunu, zira kira sözleşmesi davacı ile dava dışı ... arasında bilgisayar ortamında hazırlanıp bilgisayar çıktısı alınarak imzalandığı halde, tahrifat yapılması suretiyle sonradan el yazısıyla sözleşmeye "...alt kira sözleşmesi yapılabilir" cümlesinin yazılması ve "sözleşme süresi" ile ilgili bölümdeki "5" rakamının yanına, "+5" ibaresinin eklenerek sözleşme süresinin uzatılmış gibi gösterilmesi suretiyle davalı şirketin taşınmazı hukuka aykırı şekilde işgal etmesinin sağlandığını ileri sürerek; dava konusu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesini ve taşınmazın eski haline getirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; taşınmazı alt kira sözleşmesiyle kullanmakta olduğunu, haksız işgali bulunmadığını, tahrifatın ancak yazılı delille ispatlanabileceğini, davacının iddia ve ithamlarının muhatabı olmayan müvekkilinin, elindeki sözleşmeye göre iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, davacının şayet tahrifat iddiası varsa elindeki asıl sözleşmeyi dosyaya sunması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacı tarafın anılan kira sözleşmesiyle bağlı olup sözleşmeden ... hak ve yükümlülüklerin devam ettiği, akdedilen kira sözleşmesinin sözleşmeye aykırı doldurulduğuna ilişkin yazılı bir delil sunulamadığı, iddianın ispatlanamadığı, davalının ise kira akdi nedeniyle taşınmazda bulunduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; sözleşmedeki eklemelerde müvekkilinin paraf ve imzasının bulunmadığını, taşınmaz boş arsa olarak kiralansa da sonradan yapı kayıt belgesi alındığını, davalının süresi içinde davaya cevap vermediğini, sözleşmede tahrifat yapıldığını, sözleşmeye yapılan eklerden müvekkilinin sorumlu olmadığını, davalının daha önce müvekkiline gönderdiği ihtarnamede taşınmazı tahliye etmek için para talep ettiğini ya da kat karşılığı olarak kendisine verilmesini istediğini, bu isteklerinin dahi davalının kötüniyetini gösterdiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Davalı vekili müvekkilinin dava konusu taşınmazda alt kiracı olduğunu belirtilmiş ise de buna dair bir belge sunulmadığı, kiralayan ... ve kiracı ... arasında sözleşmenin bazı boş kısımlarının sonradan el yazısıyla doldurulmasıyla davacının borçlandırılmasının mümkün olmadığı, bu kısımlarda davacının imza ya da parafı bulunmadığı gibi onun el yazısı olduğunun dahi iddia edilmediği,...,bunun yanında ticari bir şirket olan davalının basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü olduğunu, anılan sözleşmeye itibar ederek taşınmazı kiraladığını düşünmesinin anılan yükümlülüğe aykırı olduğu, anılan eklentilerin sözleşmenin en esaslı hususlarına ilişkin olup boş kısımlarına imza veya paraf atmaksızın kime ait olduğu belli olmayan el yazılar yazılarak sözleşmenin en esaslı unsurlarının değiştirilebileceğinin düşünülmesinin hukuki güvenlik ve sözleşmenin bağlayıcılığı ilkelerini ihlal edeceği..." gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/564 E. - 2022/265 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK' nın 353/1.b.2. inci maddesi gereğince kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının Kocaeli ili, Başiskele ilçesi, Ş.Döngel Mahallesi, 221 ada 5 parsel sayılı taşınmaza el atmasının önlenmesine, taşınmazın boş olarak davacıya teslimine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; mahkemenin gerekçesinin ve kabul yönündeki hükmünün hatalı olduğunu, müvekkilinin devraldığı işletmenin değerinin kendisine ödenmesi veya kat karşılığı inşaat işinin üstlenilmesi suretiyle kira mahsuplaşma önerisinin iyiniyetli olduğunu, ancak müvekkilince devralınan taşınmaz üzerindeki halihazır galeri, oto yıkama, kapalı eklenti alanları, park alanları şeklindeki tüm parseli kapsayan yapıyı tek kuruş vermeden müvekkilini mağdur etmek çabasıyla davacının hareket ettiğini, ispat yükü ve sırası dikkate alındığında yazılı kira sözlemesiyle müvekkilinin iddialarının ispatlandığını, kira sözleşmesinin sonradan el yazısıyla doldurulmasının sözleşmenin sıhhatini etkilemeyeceğini, hatta davacının bu konuda sahtecilik iddiasının dahi bulunmadığını, istinaf kararının hukuki güvenlik ilkesine açıkça aykırı olup bu ilkeye göre çıkarı gözetilmesi gereken esas kişinin zayıf konumdaki kiracı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve eski hale iade istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683 üncü maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:
"Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir."

2. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bölge adliye mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 kesin olmak üzere tarihinde oy birliğiyle karar verildi.