WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/5802 E.  ,  2024/992 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/165 E., 2023/342 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesi ve kal taleplerinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili adına kayıtlı 764 parsel sayılı taşınmazı davalıların geçerli bir nedene dayanmaksızın seracılık yapmak suretiyle kullandığını ileri sürerek davalıların el atmalarının önlenmesine, muhdesatın kal’ine ve 10.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın taraflarca takipsiz bırakıldığı ve üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150 nci maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, davacıya yapılan tebligatın usulüne uygun olmaması nedeniyle işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporunda B ve C harfiyle gösterilen yere el atmanın önlenmesi ile yapıların kal’ine, A1 ve S1 harfli seralar yönünden kesin hüküm sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Dairemizin 22.11.2022 tarihli, 2022/4292 E. ve 2022/7104 K. sayalı kararıyla: “…davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmazın dava dışı ... ’a aitken, 10.10.2017 tarihinde davacıya satıldığı, önceki malik ... ’un davalıya karşı dava konusu taşınmaz için açtığı ve kabul edilerek kesinleşen el atmanın önlenmesi ve kal davasında eldeki davanın davacısı ... taraf olmadığından onun yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği, krokide A1 ve S1 harfiyle gösterilen seralar yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.05.2023 tarihli 2023/165 E. ve 2023/342 K. sayılı kararıyla; önceki malik ... ’un davalıya karşı, dava konusu taşınmaz için açtığı ve kabul edilerek kesinleşen el atmanın önlenmesi ve kal davasında eldeki davanın davacısı ... taraf olmadığından onun yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği 16/02/2021 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide S/1 ile gösterilen cam seranın 779,58 metrekarelik alanı ile A, B ve C rumuzlarıyla gösterilen yapıların davalılar tarafından kullanılmak suretiyle tecavüzlü olduğu gerekçesiyle el atamanın önlenmesi ve kal taleplerinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ecrimisil taleplerinin tümünün kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; iyiniyetli olduklarını, davacı tarafın kendilerini ihtar etmediğini, aleyhlerine ecrimisile hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma kararı doğrultusunda yapılan araştırma ve inceleme sonucunda verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.