7. Hukuk Dairesi 2023/5788 E. , 2024/1001 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/690 E., 2022/775 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 11 parsel sayılı taşınmazın müştereken vekil edenlerine ait olduğunu, taşınmazın 51.399,55 m²’sine davalı idarece kamulaştırmasız olarak el atıldığını ve davalı idare aleyhine Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/271 Esas ve 2013/19 Karar No.lu dosyası ile kamulaştırmasız el atmadan dolayı tazminat davası açıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/271 Esas ve 2013/19 Karar No.lu dosyasının kesinleşme tarihi olan 2012 yılından başlamak üzere şimdilik 10.000,00 TL ecrimisilin, her yıla ilişkin bedelin ilişkin olduğu yıldan itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; görev, derdestlik, kesin hüküm, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacıların belirttiği gibi daha önce dava açıldığını, bu konuda yeniden dava açılmasının usule ve yasaya aykırı olup kesin hüküm itirazlarının öncelikle incelenmesini, taşınmazın mülkiyetinin 29.07.2011 tarihi itibari ile Hazineye geçtiğini ve tazminat bedelinin ilgili icra dairesine ödendiğini, bu nedenle 2011 ve 2012 yıllarına ve geriye dönük 5 yıla ilişkin olarak ecrimisil talep edilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…davacı vekilinin temyiz itirazlarının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına ... davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde; her ne kadar davacı taraf son 5 yıla ilişkin ecrimisil talep etmiş ise de son 5 yılın başlangıcı 28.01.2008 tarihi olmasına göre, bu tarihten başlamak üzere kamulaştırmasız el atma davasının açıldığı tarih olan 29.07.2011 arası dönem için ecrimisil hesabı yaptırılıp hükme bağlanması gerekirken 2008 yılı için 25 gün ecrimisil hesabı yapılmasının doğru görülmediği, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasının açıldığı tarih göz önüne alınarak dava konusu taşınmazın el atılan bölümü açısından kazanılmış haklar da gözetilmek kaydıyla davalı aleyhine ecrimisile hükmedilmesi…” gerektiğine değinilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 24.11.2022 tarihli ve 2021/690 Esas, 2022/775 Karar sayılı kararıyla; davalı Kurum tarafından davacılara ait taşınmaza haksız olarak el atıldığı, davacıların kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat istemli dava açılmakla 29.07.2011 tarihi itibarıyla taşınmazı davalı idareye devretmeye yönelik iradelerini ortaya koydukları, her ne kadar davacılar dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisil talep etmişlerse de 29.07.2011 tarihinden sonrası dönem için haksız işgal tazminatının söz konusu olmayacağı, davacıların son 5 yılın başlangıç tarihi olan 28.01.2008 - 29.07.2011 tarihleri arasındaki dönem için haksız işgal tazminatına hak kazandıkları, 11.04.2022 tarihli ek raporun dosyadaki mevcut delillerle uyumlu olduğu, 2008 yılı için ecrimisil bedelinin eksik hesaplandığı, tespit edilen günlük birim fiyat üzerinden re’sen hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesaplanan ecrimisilin fahiş olduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, davacıların dava açmakta hukuki yararları bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
4. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!