7. Hukuk Dairesi 2023/5783 E. , 2024/587 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/53 E., 2023/127 K.
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVALARDA
Taraflar arasında görülen ecrimisil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı kayyım vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde, 1080 ada 35 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin gaip olmaları nedeniyle Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.10.2007 tarihli ek kararı ile 3561 sayılı Kanun gereğince İstanbul Defterdarının kayyım olarak atandığını ve 05.11.2010 tarihli ek kararı ile kayyıma işgal tazminatı davası açmak için yetki ve izin verildiğini, dava konusu taşınmazın 1980 m2 kısmının davalının işgalinde olduğunu, davalıya gönderilen ecrimisil ihbarnamesine rağmen davalının ödeme yapmadığı iddiasıyla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 76.529,00 TL ecrimisilin ait oldukları yıllar itibariyle dönem sonu hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili, birleştirilen 2013/389 Esas sayılı dava dilekçesinde, 01.01.2009 – 31.07.2013 tarihleri arası döneme ilişkin 96.095,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, birleştirilen 2015/570 Esas sayılı dosyada sunduğu dava dilekçesinde ise 01.08.2013 – 23.02.2015 tarihleri arası döneme ilişkin 96.095,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleştirilen davalarda; müvekkiline gönderilen ecrimisil ihbarnamesinin iptali için idare mahkemesine açılan davanın bekletici mesele yapılmasını, davacı idarenin dava konusu taşınmazda mülkiyet ya da irtifak hakkına sahip olmaması nedeniyle dava açma hakkının olmadığını, dava konusu taşınmazın belediye tarafından kamulaştırıldığını ve taşınmazın müvekkilinin işgalinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.12.2015 tarihli ve 2011/352 Esas 2015/574 Karar sayılı kararıyla, davalı ... Kulubünün dava konusu taşınmazda hissesi olmadığı halde tesisler yaptığı ve işlettiği, bu yerler ile ilgili olarak ecrimisil ödemesi gerektiği kanaatine varıldığından, asıl dava yönünden 38.361,00 TL, birleştirilen dava yönünden 92.626,62 TL'lik bölümlerinin kabulüne, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.10.2018 tarihli ve 2018/2102 Esas, 2018/16828 Karar sayılı kararıyla; asıl dava açılırken davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harç belirlenip tahsil edildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Defterdarlığın dava konusu taşınmaza ilişkin kayyımlığının kaldırıldığı, ancak ecrimisil talep edilen dönem itibariyle kayyımlığının devam ettiği anlaşıldığından aktif dava ehliyetinin bulunduğu, davalının hükme elverişli bilirkişi raporuyla belirlendiği üzere herhangi bir hakka dayanmaksızın dava konusu taşınmazı spor alanı olarak kullandığı, bunun karşılığında malike yahut temsilcisine ecrimisil ödemesi gerektiği anlaşılmakla, asıl davanın kısmen kabulüne, 07.07.2006 – 31.12.2008 dönemi için toplam 38.591,60 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleştirilen 2013/389 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, 01.01.2009 – 31.07.2013 dönemi için toplam 94.605,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleştirilen 2015/570 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, 01.08.2013 – 23.02.2015 dönemi için toplam 39.905,69 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline (Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/449 Esas sayılı dosyasında 05.09.2014 ve 23.02.2015 dönemleri için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kayyım vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kayyım vekili temyizinde; eksik araştırma ve inceleme ile yetinildiğini, ecrimisil bedelinin eksik belirlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyizinde; davacının sıfat ve yetkisinin belli olmadığını, davacının bozma ilamı sonrası davasını harçlandırdığını, bu nedenle harcın tamamlanma tarihine dek alacağın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın çok sayıda maliki olup davacının tek malikmiş gibi hareket ederek dava açamayacağını, tüm maliklerin davaya dahil edilmesi gerektiğini, işgal edildiği iddia edilen alanın tamamının müvekkili dernekçe kullanılmadığını, kullanımın ispat edilmediğini, ecrimisil hesabının hatalı olduğunu, Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/449 Esas sayılı davası ile ilgili derdestlik ve mükerrerlik iddiasının mahkemece dinlenmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
tarafların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!