WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/5739 E.  ,  2024/387 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/168 E., 2023/350 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davacının hissedar olduğu 11266 ada 13 parsel sayılı taşınmaza davalının bina yapmak suretiyle müdahalede bulunduğunu belirterek; müdahalenin men'i ile yapılan binanın kâl'i ve fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 175,00 TL ecrimisil bedelinin her yıl sonundan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.06.2014 tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebini 4.409,00 TL olarak güncellemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; 09.01.1992 tarihinde 220 m² yeri müvekkilinin, davacı ... (...), ... ... ve ... 'tan 18.000.000,00 TL bedelle harici satış sözleşmesi ile satın alıp iyi niyetli olarak üzerine ev yaptırdığını, o zamandan bu yana da davacının bir itirazının olmadığını, müvekkilinin emlak vergisini ödeyip, su ve elektrik aboneliği aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.11.2014 tarihli ve 2013/287 Esas, 2014/562 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 10.06.2019 tarihli ve 2018/3112 Esas, 2019/5622 Karar sayılı kararıyla; davalı tarafın 09.01.1992 tarihli harici satış sözleşmesine dayandığı ve davacı tarafın da satış sözleşmesi altındaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasında bulunduğu anlaşılmış olup, bahsi geçen sözleşmedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususu araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, davalının savunması kanıtlanır ve harici satış olgusunun kabulü söz konusu olur ise davalı yararına hapis hakkı tanınarak el atmanın önlenmesi ve kâl talebinin kabulüne ecrimisil talebinin ise reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 11266 ada 13 parsel sayılı taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine, taşınmaz üzerinde bulunan bina ve müştemilatı ile tüm muhdesatın yıkımına, davalıya 09.01.1992 tarihli harici satış senedinde ödediği belirtilen 18.000.000,00 ETL’nin ödeme tarihindeki güncelleştirilmiş karşılığı ödeninceye kadar dava konusu taşınmaz üzerinde hapis hakkı tanınmasına, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2. Dairemizin 20.03.2023 tarihli ve 2023/15 Esas, 2023/1623 Karar sayılı kararıyla; 09.01.1992 tarihli sözleşmede yazılı olan bedelin ödeme tarihinden itibaren ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, döviz kurları, altın, memur maaşı ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri unsurların ortalamaları alınmak suretiyle uyarlama ve denkleştirici ... ilkesine göre dava tarihine kadar ulaşacağı alım gücünün saptanması; bundan sonra, (harici satışın geçerli olduğu ve davalının iyi niyetli olduğu mahkemece kabul edildiğine göre) güncelleştirilmiş harici satış bedeli ile taşınmaz üzerinde davalı tarafından oluşturulmuş olan muhdesatın değerine ilişkin davalı yararına hapis hakkı tanınarak elatmanın önlenmesi ve kâl talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle verilen ve infazı kabil olmayan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 11266 ada 13 parsel sayılı taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine, taşınmaz üzerinde bulunan bina ve müştemilatı ile tüm muhdesatın yıkımına, 47.943,48 TL ödeninceye kadar dava konusu taşınmaz üzerinde hapis hakkı tanınmasına, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde; objektif değer artışına göre güncel yerin değerinin ve evin değerinin hesap edilip miktar belirlenip mevcut duruma göre hapis hakkının kullanılacağının tesbiti yönünde karar verilmesi gerektiğini, dava konusu yer için Adana 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/299 Esas sayılı dosyada tapu iptali ve tescil istemli dava açıldığını ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, binanın ömrünü tamamlayacağı tarihe kadar davalının kullanımına izin verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kâl istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi, 994 üncü maddesi,

3.1940 tarih ve 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

22.01.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y

Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak, ecrimisil isteğinin reddine, davalı lehine harici satış bedelinin güncelleştirilmiş değeri ile muhdesat değeri toplamı üzerinden hapis hakkı tanınmak suretiyle el atmanın önlenmesine ve davalı binasının yıkımına karar verilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki; dava konusu taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan herhangi bir hakkının bulunmadığı, ne var ki, davacı ile aralarında düzenlenen harici satış sözleşmesine dayanarak yapılandığını savunduğu ve Dairemizin bozma kararı sonrasında da TMK’nın 724 üncü maddesine dayalı olarak çekişmeli taşınmaz hakkında davacı aleyhine tapu iptali ve tescil (temliken tescil), mümkün olmazsa tazminat istekli dava açtığı ve bu davanın Adana 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/299 Esas sayılı dosyası olarak kayıtlı ve derdest bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; yıkım istekli davalarda ileride telafisi imkansız zarara sebebiyet verilmemesi bakımından ve açılan temliken tescil davasının kabulü halinde eldeki davada davacının sıfatının kalmayacağı gözetildiğinde, çekişme konusu taşınmazla ilgili tapu iptali ve tescil davasının bekletici mesele yapılmasında zorunluluk vardır. Farklı bir ifadeyle, davada yıkım isteği bulunduğundan derdest olan tapu iptali ve tescil davası sonucu verilecek kararın, bu istek bakımından eldeki davayı etkileyeceği kuşkusuzdur. Mahkemece bozmaya uyulmuş olması eldeki dava bakımından usulî kazanılmış hak oluşturur ise de, temliken tescil davasının koşulları işbu davamızda tartışılmadığı ve bozma konusu yapılmadığı, farklı bir ifade ile davaların nitelikleri gereği işbu davadaki bozma ilamına uyulmuş olması, açılan temliken tescil davası bakımından usulî kazanılmış hak oluşturmayacaktır. Ayrıca, davalının iyi niyetli olarak yapılandığı mahkemece bozmaya uygun olarak kabul edildiğine göre, davalının temliken tescil davasını yargılamayı uzatmak amacıyla TMK’nın 2 nci maddesine aykırı olarak açtığından bahisle bekletici sorun yapılmaması da, gerek Anayasamız gerekse yasalarımızda yer alan hukuk kurallarına, hak arama hürriyeti, adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır.

Hal böyle olunca, davalının açmış olduğu tapu iptali ve tescil (temliken tescil) davasının bekletici mesele (ön sorun) yapılması, orada belirlenecek mülkiyet durumu da gözetilmek suretiyle eldeki davanın çözümlenmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasının doğru olmadığı düşüncesiyle yerel Mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum.