WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/5710 E.  ,  2024/1401 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1584 E., 2021/1947 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/479 E., 2019/178 K.

Taraflar arasındaki paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının da hissedarı olduğu kat mülkiyeti/kat irtifakı kurulu olmayan 1581 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 4 katlı bina bulunduğunu, davalıların taşınmazın tamamını tam malik gibi kullandıklarını, dairelerin ikisinde davalıların oturduğunu, dükkan ve yarı bodrum dairenin ise yıllardır kiraya verildiğini, davacının şifaen annesi ve akrabaları vasıtasıyla birçok kez miras payı ve gelirlerinin kendisine iade edilmesini istediği halde hiçbir pay verilmediğini, son olarak 31.05.2013 tarihli noter ihtarı ile taleplerini tekraren bildirdiğini, ancak dikkate alınmadığını, davalıların oturdukları yerler bakımından başlangıçtan beri intifadan men koşulunun gerçekleştiğini, davalıların işgal ettiği bölümleri tahliye etmeleri sureti ile el atmanın önlenmesine, ecrimisil olarak şimdilik geriye dönük 5 yıllık süreye karşılık 5.000,00 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın muris ... ... adına hisseli olarak tapuda kayıtlı olduğunu ve arsa üzerinde bodrum, zemin ve iki normal kattan ibaret betonarme yapı olduğunu, tarafların veraseten iştirak halinde malik oldukları taşınmaza vaki kullanımlarının işgal mahiyetinde olmadığını, kendi hisselerini kullandıklarını, davalı ...'in bodrumdaki küçük daireyi ve zemin dükkanı 2 yıl öncesine kadar kiraya verdiğini, tek başına kiralarını aldığını, davalıların 2008 yılından önceye kadar bodrum daire ve zemin dükkandan hiçbir gelir temin etmediğini, normal 2 nci katın masraflarını kendileri karşılayarak malik sıfatıyla yaptırıp içinde oturduklarını, takas-mahsup talep ettiklerini, 2008 yılından bu yana bodrum dairenin ve zemin dükkanın kiralarını, çatı ve 2 nci kata şahsen yaptıkları masrafı mahsup için iki davalının aldığını, ancak kiraların çok düşük olduğunu ve masrafları karşılamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu parselde davacının hissedar olduğu, parsel üzerinde bulunan binadaki 1nci kattaki dairede davalı ...'in, 2 nci kattaki dairede davalılar ... ve ...'in ikamet ettikleri, zemin kattaki dükkanın davalı ... tarafından kiraya verilmek sureti ile kullanıldığı, bodrum kattaki dairenin ise keşif tarihinden önce ... tarafından kiraya verilmek sureti ile kullanıldığı, ancak keşif tarihinde boş olduğu, taraflar arasında, davacının da dahil olduğu fiili bir taksim bulunmadığı, davacının kullanacağı bir bağımsız bölüm bulunmadığı gerekçesiyle davalıların dava konusu 1581 ada 3 parselde kayıtlı taşınmaza davacının tapudaki 309/1600 hissesi oranında müdahalelerinin men'ine ve 3.823,88 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, 3.823,88 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, zemin kat için 3.557,36 TL, bodrum kat için 2.468,14 TL olmak üzere toplam 6.025,50 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...-... vekili ile davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalılar ... ve ... vekili dilekçesinde; davalıların ikamet ettiği 2 ve 3 üncü katlar yönünden davacının yararlanma iradesini Beyoğlu 35. Noterliğinin 31.05.2013 tarih ve 21701 yevmiye No.lu ihtarıyla davalılara bildirdiğini, noter ihtarının davalılara tebliğ tarihinden sonraki dönem için ecrimisil tazminatı isteyebileceği halde ihtardan önceki döneme de geçerek işgal mahiyetinde olmayan kullanmayı kapsar şekilde ecrimisile hükmedilmesinin hatalı olduğunu, intifadan men koşulunun Mahkemece hatalı değerlendirdiğini, ıslah dilekçesindeki meblağ için faiz başlangıcının ıslah tarihinden başlatılması gerekirken tümü yönünden dava tarihinden başlatılmasının hatalı olduğunu, bodrum dairenin boş olduğu ve zemin katın muris tarafından kiraya verildiği ve taşınmazın tümünü davalıların kullanmadığı sabit olmuşken davalıların hisselerini aşıcı kullanımları olup olmadığının araştırılması gerektiğini, sanki davalılar taşınmazın tümünü kullanıyor var sayarak, hiç bir zaman müdahale edilmeyen davacının payına yönelik müdahalenin men'ine karar vermesinin eksik inceleme sonucu hatalı bir karar olduğunu, davalı ...'in zapta geçen kabulüne ve tanık anlatımlarına itibar etmeden, dosyadaki delillere aykırı olarak dükkan ve boş dairenin ecrimisilinin tümünü sadece iki müvekkiline yükleme kararının hatalı olduğunu, ecrimisil takdir rakamlarının resmi evraka aykırı ve çok yüksek olduğunu, ayrıca yüksek oranda harç ve avukatlık ücreti takdir edildiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

2. Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu dilekçesinde; vekalet ücretine yönelik olarak istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binadaki 1 inci kattaki dairede davalı ...'in, 2 nci kattaki dairede davalılar ... ve ...'in ikamet ettikleri, zemin kattaki dükkanın davalı ... tarafından kiraya verilmek sureti ile kullanıldığı, bodrum kattaki dairenin ise keşif tarihinden önce ... tarafından kiraya verilmek sureti ile kullanıldığı, ancak keşif tarihinde boş olduğu, kiraya verilerek kullanılan daire ve dükkanlar yönünden intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmadığı, davalılar tarafından bizzat kullanılan daireler yönünden ise, dava konusu taşınmaz ile ilgili vasiyetnamenin iptali davasında davacının taşınmazda hak iddiasında bulunduğu gibi noterlikten keşide edilen ihtarname ile de intifadan men koşulunu yerine getirdiği, davacının dahil olduğu fiili bir taksim bulunmadığı, davacının kullanacağı bir bağımsız bölüm de bulunmadığı, bu hali ile davacının hissesi oranında davalıların müdahalesinin men'i ve ecrimisil talep hakkının bulunduğu, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebi yönünden ise yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlayarak ilaveten Bölge Adliye Mahkemesi kararında kendileri aleyhine hükmedilen harçtan müştereken sorumlu tutulmaları gerektiği hususuna itiraz etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 693 üncü maddesi.

2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.