WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/5709 E.  ,  2024/1060 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/724 E., 2023/365 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; maliki olduğu 2646 ada 19 parselde kayıtlı olan 11 numaralı bağımsız bölümün boşanma aşamasında olduğu davalı eşi ... ile diğer davalı kızı ... tarafından oturulmak suretiyle işgal edildiğini belirterek, davalıların taşınmaza yönelik yaptıkları el atmalarının önlenmesi ile ecrimisil olarak ise aylık 1.500,00 TL kira ödenmesini tahsil edilmesine yönelik karara hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; boşanma davasının kesinleşmesi ile birlikte dava konusu yerin tahliye edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. BOZMA ÖNCESİ YARGILAMA AŞAMALARI
1. İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.09.2013 tarihli ve 2011/148 Esas, 2013/200 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

2. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 04.06.2014 tarihli ve 2013/21559 Esas, 2014/11002 Karar sayılı kararıyla Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda, İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2015/91 Esas, 2015/475 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

4. Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 13.02.2018 tarihli ve 2016/2221 Esas, 2018/916 Karar sayılı kararıyla Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli ve 2019/284 Esas, 2020/100 Karar sayılı kararıyla "meni müdahale yönünden, taşınmazın davadan sonra tahliye edilmiş olması nedeni ile konusu kalmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, ecrimisil yönünden davanın kabulü ile 27.11.2010 ile 24.05.2011 tarihleri arası için 6.240,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 07.04.2022 tarihli ve 2021/4205 Esas, 2022/2638 Karar sayılı kararında belirtilen "...bozma ilamına uyulmuş olmakla ilgilileri lehine usulî kazanılmış hakkın oluştuğu ve mahkemenin bozma gereklerini yerine getirmek zorunda olduğu, bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediği, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda ecrimisil istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı..." gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli ve 2022/724 Esas, 2023/365 Karar sayılı kararında belirtilen "...dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğu, davalıların davacının kızı ve eski eşi olduğu, davalılardan...'ün dava konusu taşınmazı yargılama sırasında terk ettiği, buna ilişkin abonelik sözleşmeleri ile kira sözleşmesinin bulunduğu, kaldı ki İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/161 Esas sayılı dosyasının 6 numaralı oturumunda davalı ...'ün evi 19.02.2016 tarihinde boşlattığının davacı tarafın da kabulünde olduğu, bu hususta bir uyuşmazlığın kalmadığı, buna mukabil davalı ... yönünden ise tecavüzün ispatlandığı fakat dava konusu taşınmazda el atılmadığını veya el atmanın sona erdiğini veya el atmanın haksız olmadığı ispatlanamadığından işbu davalı yönünden ise davanın kabul edilmesinin gerektiği, bu hususun Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2016/2221 Esas ve 2018/916 Karar sayılı kararı ile de vurgulandığı, ecrimisil talebi yönünden ise Yargıtay kararı doğrultusunda talebin reddinin gerektiği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; el atmanın önlenmesi talebi yönünden davalılardan ... yönünden açılan davanın kabulü ile dava konusu taşınmaza müdahalesinin men'ine, davalılardan ... yönünden konusuz kalan müdahalenin meni yönünden karar verilmesine yer olmadığına; ecrimisil talebi yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra 21.05.2015 tarihinde taşınmazın boşaltılarak tahliye edildiğini,

2. Bu tarihten yana taşınmazın davacının kullanımında olduğunu,

3. Kararı ecrimisil yönünden temyiz etmediklerini,

4. Davanın müvekkilleri yönünden konusuz kaldığını,

5. İhtiyari dava arkadaşlığında tarafların birbirinden bağımsız hareket ettiklerini, davalılardan ... yönünden elatmaya ilişkin verilen kararda adı geçen müvekkil yönünden lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu,

6. Boşanma kararının yargılama aşamasında kesinleştiğini ve taşınmazın aile konutu olduğunu,

7. Davanın açıldığı tarihte davacının kusurlu olduğunu bu nedenle vekalet ücretine hak kazanamayacağını,

8. Davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)

3. Öte yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 995 inci maddesinde, “İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. İyiniyetli olmayan zilyet, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebilir. İyi niyetli olmayan zilyet, şeyi kime geri vereceğini bilmediği sürece ancak kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olur.” hükmü yer almaktadır.

4. Zilyetliğinin haksız olduğunu bilen veya gerekli özeni sarf etmiş olsa bunu öğrenebilecek olan zilyet iyi niyetli zilyet olmayıp, kötü niyetli zilyettir.

5. İyi niyetli olmayan zilyet hak sahibi için de yapılması zorunlu olan giderlerin karşılığını isteyebilir. Ancak yararlı ve lüks giderleri isteyemez. İyi niyetli zilyetten farklı olarak kötü niyetli zilyedin isteyebileceği zorunlu giderler bakımından, gider ödeninceye kadar malı geri vermekten kaçınma hakkı yoktur.

3. Değerlendirme
1. Dosyadaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; davacı ile davalılardan ...'in 21.01.2014 tarihinde boşandığı ve buna yönelik verilen kararın Yargıtay'ca onanmak suretiyle 11.02.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra davalılardan ...'in dava dışı başka bir konut ile ilgili olarak 21.05.2015 tarihli kira sözleşmesi yaptığı görülmüştür. Bu doğrultuda davalılar vekilinin 19.02.2016 tarihli beyanı ile davalıların dava konusu taşınmazı tahliye etmiş oldukları belirtilmiştir. Davacılar vekilinin 15.08.2022 tarihli önceden verdiği karar düzeltme dilekçesinde davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına, dava konusu evi beraber işgal ettiklerine ve evin terk tarihinin ise davalılar vekilinin 2017/161 Esas sayılı dosyasının 24.12.2016 tarihli oturumunda belirtildiği gibi 19.02.2016 tarihi olduğuna işaret edilmiştir. Öte yandan; davalılardan ...'in UYAP sisteminde yer alan adres kayıt sistemindeki adresinin "... Mahallesi, ...Sokak 22/2, Ataşehir/İstanbul" olduğu, dava konusu taşınmazın adresinin ise "...Mahallesi,... Sokak, 22/4" olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle; davalılar tarafından taşınmaz üzerindeki el atmanın sona ermiş olmasına rağmen mahkemece davalılardan ... aleyhine müdahalenin menine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.

2. Bozma nedenine göre, yargılama giderleri dışında kalan temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.