WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/5676 E.  ,  2024/1935 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/646 E., 2023/1022 K.
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
DAVA TARİHİ: 09.10.2020

KARAR: Davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne
TEMYİZ EDENLER: Davacı vekili, davalı vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ: Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/475 E., 2021/272 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davada ihtiyati haciz şerhinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde; davalı şirketin devralmış olduğu ... Varlık Yönetim A.Ş.'nin alacağından dolayı dava dışı ...Hayvancılık ve Sanayi Tic. A.Ş. aleyhine, Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2016/72365 Esas ve 2016/192284 Esas sayılı icra dosyaları ile icra takipleri başlattığını, maliki olduğu Batman ili, Merkez ilçesi, 177 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1/174 paya sahip 3 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydına 03.10.2017 ve 22.09.2017 tarihlerinde haciz şerhi konulduğunu, 13.06.2013 tarihinde adı geçen şirket aleyhine aile konutu iddiasına dayalı olarak Batman Aile Mahkemesinin 2015/4125 Esas sayılı davanın açıldığını, bu davanın kabul ile sonuçlandığını ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek 08.09.2016 tarihinde kesinleştiğini, aile konutu davası nedeniyle taşınmaz tapu kaydına 14.06.2013 tarihinde ihtiyati tedbir şerhinin işlendiğini, bu tedbir kararından sonra davalı şirketin devraldığı ... Varlık Yönetim A.Ş. tarafından konulan haciz şerhlerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek 03.10.2017 ve 22.09.2017 tarihli haciz şerhlerinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının dava dışı şirketten alacaklı olduğunu, davacı tarafın taşınmaz üzerinde bulunan 100'den fazla haciz için farklı farklı davalar açarak haksız yargılama gideri ve vekalet ücreti tahsilatı yapmayı amaçladığını, usul ekonomisi ve yargılamanın sağlıklı devam edebilmesi için öncelikle işbu davaların ilk açılan dosyada birleştirilmesi gerektiğini, taşınmaz üzerindeki hacizlerin İcra İflas Kanunu'nun 106 ve 110 uncu maddelerine göre herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, hacizlerin konulduğu tarihler dikkate alındığında tüm dosyalardan konulan hacizler için satış isteme süreleri geçmiş olduğundan hacizlerin herhangi bir geçerliliği ve davacının taşınmazına bir etkisi bulunmadığını, icra müdürlüğüne hitaben yazılacak bir dilekçe ile kaydı terkin edilebilecek bir haciz için işbu davanın açılması ve görülmesi gerekmediğini, davanın açılmasında herhangi bir kusurları bulunmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın yalnızca tapu kaydında kalmış olan hükümsüz bir şerhin terkini istemi niteliğinde olduğu gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davanın kabulü ile davacı lehine tek maktu vekalet ücretine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davayı açmakta hukuki yararlarının olduğunu, davalar arasında hukuki bağ bulunmadığından birleştirme kararının hatalı olduğunu, davaların ayrı ayrı bakılması gerektiğini, davanın kabulüne karar verilirken asıl ve birleştirilen dosyalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmamasının ve yargılama giderlerine hükmedilmemesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, vekalet ücretinin alacak veya taşınmaz değeri gözetilerek taktir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, taşınmaz üzerindeki hacizlerin İcra İflas Kanunu'nun 106 ve 110 uncu maddelerine göre herhangi bir geçerliliğinin bulunmadığını, hacizlerin konulduğu tarihler dikkate alındığında tüm dosyalardan konulan hacizler için satış isteme süreleri geçmiş olduğundan hacizlerin herhangi bir geçerliliği ve davacının taşınmazına bir etkisi bulunmadığını, davalının davaların açılmasına sebebiyet vermediğini, aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ihtiyati tedbir şerhinin tapu kaydına işlenmesinden sonra haciz şerhleri konulduğundan 4721 sayılı TMK'nın 1020 nci maddesi hükmü de gözetildiğinde anılan şerhlerin yolsuz nitelikte olduğu gerekçesi ile reddine,

2. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun davanın maktu harca ve maktu vekalet ücretine tabi olduğu gerekçesi ile hükmün kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, davacı lehine asıl ve birleştirilen dosyalardan ayrı ayrı maktu harç ve maktu vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu haciz şerhlerinin dava açılmadan önce terkin edildiğini ileri sürerek davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu sicilindeki şerhin terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1009 ve1023 üncü maddeleri.

2. Dairemizin 21.12.2022 tarihli ve 2021/6671 Esas, 2022/7645 Karar, 29.02.2024 tarihli ve 2023/1141 Esas, 2024/1203 Karar sayılı ilamları.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.