7. Hukuk Dairesi 2023/5574 E. , 2024/1995 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/359 E., 2023/403 K.
DAVA TARİHİ : 15.04.2017
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasında görülen atanmış mirasçılık belgesi verilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece kanun yararına bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ...'dan sadır olduğu ileri sürülen 21.09.1956 tarihli vasiyetnamede eşi ... di ...'yı atanmış mirasçı olarak tayin ettiğini, ... di ...'dan sadır olduğu ileri sürülen 17.07.1984 tarihli vasiyetnamede ...'yı atanmış mirasçı olarak tayin ettiğini, ...'dan sadır olduğu ileri sürülen 18.08.1989 tarihli vasiyetnamede kardeşi ...'yi atanmış mirasçı olarak tayin ettiğini ve ...'nin 13.08.2001 tarihinde açılan verasetine göre davacılar ... ve ...'yu bıraktığını, talep edenlerin bu sebeple ...'nun mirasçıları olduğunu, adı geçenin ve ondan sonrakilerin vasiyetnameleri doğrultusunda mirasçılık belgesi verilmesini ve anılan vasiyetnameler doğrultusunda Tapu Sicil Tüzüğünün 20 nci maddesinin (b) bendi uyarınca işlem yapılmasını talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2017 tarih ve 2017/180 Esas, 2017/154 Karar sayılı kararı ile; ... Dükü 21.09.1956 tarihli el yazısı ile bir vasiyetnamesi, 21.09.1956 tarihli vasiyetname üzerine vasiyet bırakılan eş ... di ...'nın 17.07.1984 tarihli vasiyetnamesi ve 17.07.1984 tarihli vasiyetnameden sonra vasiyet bırakılan ... da 18.08.1989 tarihli vasiyetnamesinin tenfizine ve tanınmasına karar verilmesi, tanınan ve tenfizine karar verilen vasiyetnameler doğrultusunda; Tapu Sicil Tüzüğünün 20/b maddesi uyarınca İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Mahallesi 319 ada 2, 3, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/6 hissesinin ve İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Mahallesi 481 ada 3, 17, 20, 21, 22 ve 23 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/6 hissesinin atanmış mirasçılar olan ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi ve Muris ...'nin mirası 8 pay kabul edilerek, bundan; 2 payının Panero Marianna’ya, 3 pay ...’ye, 3 pay Audero Grazia’ya aidiyetine karar verilmiştir.
III. KANUN YARARINA TEMYİZ VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 03.05.2023 tarihli ve 39152028-153.01-408-2023-E. 815/13665 sayılı yazılarıyla istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 03.05.2023 tarihli, 39152028-153.01-408-2023- E. 815/13665 sayılı yazılarında; mirasçılık belgesi verilmesi ve davacıların vasiyet alacaklısı oldukları zannıyla Tapu Sicili Tüzüğünün 20 nci maddesinin (b) bendi uyarınca gereğinin yapılması istemli davada, davacılar vekiline ait vekaletnamenin ve dayanak vekaletnamenin aslı veya onaylı suretinin sunulmadığı, ...'nın ve ... ... di Ricaldone'nin ve ...'nun vasiyetnamelerinin 5718 sayılı Kanun gereği kesinleşmiş mahkeme ilamı mahiyetinde olmayan noter senedi ile açılıp okunduğu ve haklarında Türk mahkemelerince verilmiş tanıma veya tenfiz hükmü bulunmadığı, yine ...'nin veraset ilamının da kesinleşmiş mahkeme ilamı mahiyetinde olmayan üzerinde Maliye Bakanlığı yazılı evrakta düzenlendiği ve hakkında Türk mahkemelerince verilmiş tanıma veya tenfiz hükmü bulunmadığı gözetilerek öncelikle vekaletnamelerin aslının ya da onaylı suretinin temini sağlandıktan sonra anılan vasiyetnameler ve veraset ilamları hakkında Türk mahkemelerinde tanıma ve tenfiz kararı alınıp kesinleşmeden mirasçılık belgesinin verilemeyeceğinin düşünülememesi ve ayrıca adı geçenlerin vasiyet alacaklısı oldukları zannıyla her ne kadar Tapu Sicili Tüzüğünün 20 nci maddesinin (b) bendi uyarınca gereğinin yapılması talep edilmişse de vasiyetnamelerin içeriklerine göre muayyen mal vasiyeti niteliğinde olmadıkları, mirasçı atamaya yönelik bulundukları dikkate alınarak Tapu Sicili Tüzüğünün 20 nci maddesinin (a) bendi uyarınca mirasçılık belgesinin yeterli olacağının Tüzüğün (b) bendine göre tescile yönelik belge istenmesinde hukuki yararın bulunmadığının gözetilmemesi ve kabule göre de 5718 sayılı Kanun'un anılan maddelerine göre Ferdinando'nun dosyaya sunulan son ikametgah adresi bulunmadığına göre tereke mallarının bulunduğu İstanbul mahkemelerinin mirasa ilişkin davalarda kesin yetkili olduğunun ve talep olmamasına rağmen kurulmuş olan tanıma ve tenfiz hükmünün yine 5718 sayılı Kanun'un göreve ilişkin anılan hükmü uyarınca asliye hukuk mahkemelerinde görüleceğinin dikkate alınmamış olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu belirtilerek kararın kanun yararına temyizen incelenmesi talep edilmiştir.
C. Kanun Yararına Bozma Kararı
Dairemizin 18.05.2023 tarihli ve 2023/2408 Esas, 2023/2675 Karar sayılı ilamında; temyiz edilen gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olduğu, davacılar vekilinin ibraz ettiği vekaletnamenin ve dayanak vekaletnamenin aslı veya onaylı suretinin sunulmadığı, eksik temsille verilen dava dilekçesi dikkate alınarak işin esası hakkında karar verildiği, dava dilekçesindeki talebin atanmış mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin olmasına rağmen talepten fazlasına hükmedildiği, vasiyetnamelerin açılıp okunmasına ilişkin usulüne uygun ve kesinleşmiş tanıma ve tenfiz kararı olmadan bu belgelere dayanılarak mirasçılık belgesi verildiği, ölüm tarihi itibarıyla murisin/murislerin vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında mütekabiliyet bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, yeterli bilirkişilik vasfı bulunmayan bilirkişinin sunduğu raporun esas alındığı gerekçeleriyle kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan vekaletnamelerin mirasçılık belgesi isteyen davacı şahıslar tarafından verilmiş olmadığı, taraflarca verilmiş geçerli bir vekalet bulunmadığı, vekaletnamelerin usulüne uygun olmadığı, HMK'nın 77 nci maddesi gereği vekaletnamesini usulüne uygun sunmayan avukatın dava açamayacağı ve yargılamayla ilgili işlem de yapamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile müdahale talebinde bulunan Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili; sundukları vekaletnamenin onaylı suretinin dosyada bulunduğunu, bulunmasa dahi tamamlamak üzere kendilerine süre tanınması gerektiği halde Mahkemece bu usulün işletilmediğini, hükmün Yargıtay 7. Hukuk Dairesince sonuca etkili olmamak üzere bozulduğunu, aleyhe bozma yasağına aykırı davranıldığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Müdahale talebinde bulunan Hazine vekili; Maliye Hazinesinin işbu mirasçılık belgesine ilişkin davanın sonucundan hak ve menfaatinin etkilenebileceği düşünüldüğünden davaya müdahale taleplerinin kabulü ile Hazine lehine mirasçılık belgesi verilmesini istediklerini, her ne kadar vekaletnamesini usule uygun sunmayan avukatın dava açamayacağı ve yargılamayla ilgili işlem de yapamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmişse de hasımsız olarak açılan davanın esasında hasımlı olarak açılması gerektiğinin dikkate alınmadığını, kanun yararına bozma kararında gösterilen hukuki sorunların bozma öncesi ve sonrasındaki kararda dikkate alınmadığını, yapılacak inceleme neticesinde mirasçı tespit edilememesi durumunda Hazinenin mirasçılığı nedeniyle malların Hazineye intikali gerekeceğinden Maliye Hazinesi lehine mirasçılık belgesi düzenlenmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; atanmış mirasçılık belgesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363 üncü maddesi ile 382 nci ve devamı maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 516 ve 599 uncu maddeleri, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Somut olayda; ... Dükü’nün 21.09.1956 tarihli vasiyetname ile eşi ... di ...’yi mirasçısı olarak atadığı, eş Maria’nın düzenlediği 17.07.1984 tarihli vasiyetname ile ...’yı mirasçı olarak atadığı, son olarak ...’nın 18.08.1989 tarihli vasiyetname ile kardeşi ...'yi atanmış mirasçı olarak tayin ettiği, davacıların ...'nin kanuni mirasçıları olmakla ...'nun da mirasçıları olduğu iddiasıyla tüm vasiyetnameler doğrultusunda mirasçılık belgesi verilmesi ve Tapu Sicil Tüzüğünün 20 nci maddesinin (b) bendi uyarınca işlem yapılması talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 19.04.2017 tarihli ilk kararda; vasiyetnamelerin tanınması ve tenfizine, muris adına kayıtlı 10 adet taşınmazdaki hisselerin davacılar adına tesciline ve ...'nin mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü 03.05.2023 tarihli başvurusu ile bu hükmün kanun yararına bozulmasını talep etmiş, hüküm Dairemizce 18.05.2023 tarihli karar ile sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararından sonra yeniden esas numarası alınarak ikince kez karar tesis edilerek bu defa davanın reddine karar verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası kanun yararına bozma kararının, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmayacağını düzenlemiştir. Bu husus, Dairemiz bozma kararında da sonuca etkili olmayacağı belirtilmek suretiyle gösterilmiştir. Bozma kararına karşılık yerel Mahkemece yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. Bu sebeple, dosyanın esasa kaydedilerek süreci tamamlanmış karar hakkında yeniden hüküm tesisi yok hükmünde olduğundan Mahkemenin 21.07.2023 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Öte yandan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382 nci ve devamı maddelerinde çekişmesiz yargı düzenlenmiş olup, mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin istemler de çekişmesiz yargı işi olarak gösterilmiştir. Her ilgilinin karara itiraz hakkı bulunmaktadır. Aksine hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez niteliktedir. Hazine, 29.11.2023 tarihli dilekçesi ile son mirasçı sıfatı bulunduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemeleri 20.07.2016 tarihinde göreve başlamış olup, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf incelemesine tâbi olması kanun gereğidir. Bu nedenle 19.04.2017 tarihli karara ilişkin Hazine itirazlarının usul ve esas yönünden bölge adliye mahkemesince incelenmesi gerektiğinden dosyanın bu mahkemeye gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.07.2023 tarihli ve 2023/359 Esas, 2023/403 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Yukarıda açıklanan nedenlerle gereği yapılmak üzere dosyanın görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Dairesine gönderilmek üzere MAHKEMESİNE İADESİNE,
Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!