7. Hukuk Dairesi 2023/5535 E. , 2024/381 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/38 E., 2023/196 K.
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen miras taksim sözleşmesi uyarınca dava konusu 824 parsel sayılı taşınmazın vekil edenine bırakıldığını, taşınmazların taraflar adına tescil edildiğini; ancak taksimde tam mülkiyet olarak hesaplanmasına karşın, taşınmazın 1/2 hissesinin davalı ...'a ait olduğunu öğrendiklerini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı 1/2 hissesinin iptali ile vekil edeni adına tesciline, tescilin mümkün olmaması hâlinde 1/2 hisse değerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan ... 14.12.2011 tarihli duruşmada, dava konusu 824 parselin davacıya verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
2. Davalı ... vekili ise cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin dava konusu 824 parseldeki hissenin tamamını kapsamasının mümkün olmadığını, miras taksim sözleşmesi yapılırken noterde taşınmazın 1/2 hisse olarak tapuda işlem yapılmasının mümkün olmadığının belirtilmesi sebebi ile hissenin sözleşmeye tam olarak yazıldığını, davacının bu yeri sorunlu olduğu gerekçesiyle almak istemediğini, bunun üzerine davacıya hisse için teminat ve akrabalık ilişkisinden doğan güvene dayalı olarak 59 parsel sayılı yerin devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2017 tarihli ve 2015/166 Esas, 2017/420 Karar sayılı kararıyla; ".... miras taksim sözleşmesi tarihinde dava konusu 824 parselin murisin terekesine ait olmadığı, bu nedenle miras taksim sözleşmesine konu edilemeyeceği, ilgili taksim sözleşmesinin dava konusu taşınmaza ilişkin kısmının konuda imkansızlık hukuki sebebiyle geçersiz olduğu.... 1999/312 Esas, 2002/102 Karar sayılı kesinleşmiş Mahkeme ilamı doğrultusunda dava konusu taşınmaz üzerinde murisin 1/2 payının davalı ...'e yapılan satışın muvazaa sebebiyle iptal edilerek miras payı oranında taraflar adına tesciline karar verildiği ancak Mahkeme ilamının infazının tapuda uygulanmadığı, ifa olanağı bulunmayan miras taksim sözleşmesine dayalı hüküm tesis edilemeyeceği...." gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 10.07.2019 tarih ve 2018/962 Esas, 2019/7056 Karar sayılı ilâmıyla; "...her ne kadar yukarıda belirtildiği gibi paylı mülkiyette harici taksim geçersiz ise de taksim gereği yapılarak, intikaller gerçekleştirilmiş ise artık taksimin geçersizliğini ileri sürülmesinin Yargıtay ve Daire uygulamamıza göre, TMK'nin 2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ... 2009 tarihli taksim sözleşmesinde belirtilen dava dışı taşınmazlara ait tapu kayıtları getirtilerek taksim doğrultusunda dava dışı taşınmazların mirasçılara intikallerinin yapılıp yapılmadığının ayrıntılı olarak denetlenmesi ve intikallerin taksim doğrultusunda gerçekleştirildiğinin anlaşılması durumunda paylı mülkiyete tabi taşınmazın muristen intikal eden 1/2 payının paylı mülkiyet esasına tabi olduğu ileri sürülerek reddine karar verilemeyeceği, taksim doğrultusunda karar verilmesi gerektiği..." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince 19.04.2023 tarihli ve 202/38 Esas, 2023/196 Karar sayılı kararı ile; "...dava konusu 53 adet tapu kaydının tamamının miras paylaşım sözleşmesi kapsamında mirasçılar adına miras paylaşım sözleşmesi tarihine yakın bir tarihte, miras paylaşım sözleşmesinde gösterildiği şekilde tescil edildiği ... miras paylaşım sözleşmesi uygulanırken 1/2 pay kaydının davalı ... adına kayıtlı bırakılmasından miras paylaşım sözleşmesinin bu 1/2 paya uygulanmadığının anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...davanın kabulüne.... davalı Süleyman oğlu ... adına kayıtlı olan 1/2 payın iptali ile davacı Nefan Şen adına tespit ve tesciline...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (IV.B) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılardan ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu hissesinin 1/2 paylı olduğunun taksim sözleşmesi yapılırken davacı tarafından bilindiğini, davacının kötü niyetle hareket ederek bu davayı açtığını, davacının bu yeri sorunlu olması nedeniyle istemediğini, bu nedenle davacıya 59 parsel sayılı taşınmazdan yer verilmesine karşın haksız olarak bu davanın açıldığını, bu dava ile davacının fazla yer alma peşinde olduğunu, dava dışı 59 parsel sayılı taşınmazın davacıya devredildiği hususu dikkate alınmadan Mahkemece hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 676 ıncı ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılardan ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!