WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/5388 E.  ,  2024/295 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/313 E., 2023/258 K.
KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasında görülen şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacılar vekili, davalı ile akdedilen 13.03.2007 tarihli iki ayrı taahhütname ile dava konusu taşınmazda davacılara ait 1/2'şer hissenin toplu konut inşa edilmesi ve inşa edilecek toplu konutlardan birer adet daire verilmesi karşılığında davalıya devredildiğini, davalı ... Başkanlığının ise konut inşa edilmesi amacıyla 11.07.2007 tarihinde taşınmazı Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığına devrettiğini; ancak inşaata başlanmadığını, Belediyenin davacılara ihtarda bulunarak başka parselde bulunan toplu konutlardan iki adet dairenin tapusunun devredilebileceğini bildirdiğini, Belediyenin davacılara vermeyi taahhüt ettiği dairelerin dava konusu taşınmazla bir ilgisi olmadığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına 1/2'şer hisse itibarıyla tesciline, kabul edilmediği takdirde taşınmazın dava tarihi itibarıyla değerinin fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacılar vekili 27.02.2014 tarihli duruşmada, Düzce Belediyesine karşı alacak davası olarak davaya devam etmek istediklerini dile getirmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davalı ile davacılar arasında imzalanan taahhütnameye göre davacıların hisselerini tapuda davalıya devrettiklerini, bu devir karşılığında da davacılara daire verilmesinin taahhüt altına alındığını, davacıların 26.09.2008 tarihli dilekçe ile davalıya başvurarak daire almaktan vazgeçtiklerini, devretmiş oldukları yerin yanında aynı büyüklükte ayrı bir parsel istediklerini, davacıların arsa rantı elde etmek istediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.06.2015 tarihli ve 2010/63 Esas, 2015/348Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 25.06.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 29.09.2021 tarihli ve 2021/114 Esas, 2021/1269Karar sayılı ilâmında; İlk Derece Mahkemesince, 13.03.2007 tarihli taahhütnamede davalı tarafın aynı taşınmaz üzerine yapılacak olan projeden birer adet daire vereceğine ve dairenin özelliklerine ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığı, davacıların davalı Belediyeye devrettikleri parsel dışında başka parsele yapılan toplu konut projesindeki dairelerin tapusunu teslim almaktan imtina etmekte haklı olmadıkları gerekçesiyle davacıların taahhütnameye aykırı taleplerinin reddine karar verildiği izah edilmiştir.

3. Davacıların davalı Düzce Belediyesine ait 191/400 hissenin iptali ile adlarına tescilini, kabul edilmediği takdirde taşınmazın dava tarihi itibarıyla değerini talep ettikleri; yargılama sırasında dava konusu hissenin mahkeme kararı ile asli müdahil ... adına tesciline karar verildiği açıklanmıştır.

4. Bozma ilâmında tüm bu hususlar değerlendirilerek, tapu iptali ve tescil talebi yönünden davalının da taşınmazda artık hissesi kalmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilmiş; davacıların ikinci kademedeki tazminat talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davacıların taahhütnameye uygun şekilde taşınmazdaki hisselerini davalıya devrettikleri, Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/404 Esas ve 2012/50 Karar sayılı ilâmıyla davalının dava konusu taşınmazda hissesi kalmadığı, davacıların imzaladığı taahhütnamede, davacıların davalının başka bir taşınmazdan daire verilmesine rıza göstereceklerine dair bir hüküm bulunmadığı, bu yöndeki teklifini reddetmelerinin taahhütnameye aykırılık teşkil etmediği, davalı Belediyenin edimini yerine getiremediği, davacıların tazminat talebinde bulunmakta hukuki yararlarının olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların bedel talep etmeyeceğini açıkça kabul ettiklerini, bilirkişi raporunda dava tarihindeki arsa değeri göz önüne alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, toplu konut yapıldıktan sonra bölgede arsa fiyatlarında beş kat arttığını, taahhüt tarihindeki taşınmaz değeri üzerinden hüküm kurulması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.