7. Hukuk Dairesi 2023/538 E. , 2024/891 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1937 E., 2022/2153 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/302 E., 2022/44 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin muris babası ... ’nun 2010 yılında vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak Durdiye Hatipoğlu ve çocuklarının kaldığını, dava konusu 437, 445, 446, 447, 700, 763, 1070, 1073, 1076, 1148 ve 1662 parsel sayılı taşınmazların terekeyi oluşturduğunu, murisin vefatından sonra müvekkilinin taşınmazlardaki hak ve hisselerini kullanamadığını, bu taşınmazlardan 700, 763, 1070, 1073 ve 1076 parsel sayılı olanların davalı ... tarafından; 446, 437, 445, 447 ve 1062 parsel sayılı olanların davalılardan ... tarafından; 1148 parsel sayılı taşınmazın ise ... tarafından kullanıldığını ve bu kullanımlara müvekkili tarafından izin verilmediği, müvekkilinin Amerika Birleşik Devletlerinde yaşadığını, taşınmazları kullanmak istediğini, davalılara defalarca belirtmesine rağmen olumlu yanıt alamadığını belirterek ...'nun kullandığı 1070, 1073 ve 1076 parseller ile ilgili olarak 2015 - 2019 yılları için 6.800,00 TL; 700 ve 763 parsellerle ilgili olarak 2016 - 2019 yılları için 14.100,00 TL olmak üzere toplam 20.900,00 TL; ...'nun kullandığı parsellerle ilgili olarak 2016 - 2019 dönemi için 13.000,00 TL; ...'nun kullandığı parsel ile ilgili olarak 2015 - 2019 dönemi için ise 8.200,00 TL ecrimisilin tahsili ile davalıların adı geçen taşınmazlara yönelik el atmalarının önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. ÖNCEKİ YARGILAMA AŞAMALARI
1. Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/67 Esas ve 2021/215 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
2. Davacı vekilinin istinaf yoluna başvurmasıyla; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin, 2021/2387 Esas ve 2021/2421 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2021/302 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararında belirtilen "...yeniden yapılan yargılamada davacı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı, ancak davacı vekilinin 08/03/2022 tarihli oturumda davalı tarafa yemin teklif etmeyeceklerini beyan ettiği, davaya konu edilen dönemlerde taşınmazların davalılarca kullanıldığı ve tasarruf edildiği konusunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, dava tarihi itibarıyla davalıların dava konusu taşınmazlara haklı ve geçerli bir neden bulunmaksızın müdahale ettiği ve davacının ecrimisil istediği dönemlere tekabül eden dönemlerde dava konusu taşınmazı kullandığının ispatlanamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 26.09.2022 tarihli ve 2022/1937 Esas, 2022/2153 Karar sayılı kararında belirtilen "...İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Delillerin toplanılmadan Mahkemece hüküm kurulduğunu,
2. Mahalli bilirkişilerin beyanlarına başvurulmasının gerektiğini,
3. Mahkemece gerekli araştırmaların yapılmadığını,
4. Tarım ürünü gelir tespiti deliline dayanılmasına rağmen Mahkemece ilgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davalılar adına kesilmiş stopajları gösteren belgelerin istenilmediğini,
5. Tanık delili sunulması için müvekkiline kesin süre verilmediğini,
6. Mahalli bilirkişi deliline dayanılmasa bile Mahkeme tarafından mahalli bilirkişilerin beyanlarına re'sen başvurulmasının gerektiğini,
7. Dava konusu taşınmazların doğal semere getiren nitelikte olduğunun dikkate alınmadığını,
8. Dava dilekçesinde deliller kısmında belirtilen bir önceki döneme ilişkin ecrimisil talepli davanın dikkate alınmadığını,
9. Müvekkili tarafından taşınmazların kullanılmasının davalılar tarafından engellendiğini,
10. Bilirkişi raporlarına yönelik yapılan itirazlar dikkate alınmaksızın hüküm tesis edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
3. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
4. Öte yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 995 inci maddesinde, “İyi niyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. İyiniyetli olmayan zilyet, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebilir. İyi niyetli olmayan zilyet, şeyi kime geri vereceğini bilmediği sürece ancak kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olur.” hükmü yer almaktadır.
5. Zilyetliğinin haksız olduğunu bilen veya gerekli özeni sarf etmiş olsa bunu öğrenebilecek olan zilyet iyi niyetli zilyet olmayıp, kötü niyetli zilyettir.
6. İyi niyetli olmayan zilyet hak sahibi için de yapılması zorunlu olan giderlerin karşılığını isteyebilir. Ancak yararlı ve lüks giderleri isteyemez. İyi niyetli zilyetten farklı olarak kötü niyetli zilyedin isteyebileceği zorunlu giderler bakımından, gider ödeninceye kadar malı geri vermekten kaçınma hakkı yoktur.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!