WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/5371 E.  ,  2024/569 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/69 E.,
KARAR : Ret

Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve yıkım davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sırasında davacı ... tarafından 27.09.2023 tarihli dilekçe ile ihtiyati tedbir isteminde bulunulmuştur. Mahkemenin 09.10.2023 tarihli ara kararı ile tedbir isteminin reddine karar verilmiş, ara karar davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 316 ada 4 numaralı parsel sayılı taşınmazda 275/1080 hissenin maliki olduğunu, davalı davalıların murisinin dava konusu taşınmaz üzerinde iyi niyet kurallarına aykırı olarak iki adet ev yaptığını, davalıların murisinin daha önce taşınmazın bir kısım hissesini satın aldığını, ancak bu hisseleri Hopa Asliye Hukuk Mahkemesince iptal edildiğini, bu karara rağmen davalıların inşaata devam ettiklerini belirterek, müvekkile ait dava konusu taşınmaza davalılar tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine ve davalılarca yapılan inşaatın yıkımına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Bir kısım davalılar yargılama aşamasındaki beyanlarında; davacının hissesinin bulunduğu taşınmazdan pay satın alındığını, bu sebeple inşaata başlanıldığını, davacının şufa davası açtığını ve davayı kaybettiklerini, satın aldıkları hissenin de bu sebeple iptal olduğunu, inşaatı beş ayda tamamladıklarını, davacının yatırdığı şufa bedelini de kabzetmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece 20.10.2010 tarihli ve 2009/31 Esas, 2010/157 Karar sayılı kararıyla; "...davaya konu yapıların kadastro tespiti öncesinde yapıldığı ... 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesi hükmü gereği 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bentte yer alan kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 25.04.2011 tarihli ve 2011/3865 Esas, 2011/4866 Karar sayılı ilamında belirtilen; "...davacı, davalıların taşınmazına ev inşa etmek suretiyle haksız olarak müdahale ettiklerini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. O halde, davadaki isteğin Türk Medeni Kanunu'nun 683. ve devamı maddelerine dayalı olduğu, 3402 sayılı Yasa'nın 12/3 maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin ise tapu iptal ve tescil davalarında uygulanacağı, oysa eldeki dava bakımından hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı...hal böyle olunca, işin esasının incelenerek taraf delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. Mahkemenin bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında davacı ... 27.09.2023 tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbir isteminde bulunmuştur.

2. Davacı ihtiyati tedbir dilekçesinde özetle; kendisinin davalıların ... ve haksız olarak yaptıkları yapı nedeni ile dava açtığını, davalıların da yaptıkları inşaata dayalı olarak taşınmazın kendi adlarına tescili için 2014/90 Esas ve 2014/91 Esas sayılı davaları açtıklarını, mahkemenin bu davaların sonucunu bekletici mesele yaptığını ancak davalıların gerek bu davayı gerekse şufa davasının sonuçlarını sürüncemede bırakmak amacıyla yüksek bedeller göstermek suretiyle taşınmazdan hisse almaya devam ettiklerini belirterek, dava konusu taşınmazdan davalıların başkaca hisse alımının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

C. Mahkemece İhtiyati Tedbir Talebinin Reddine Dair Ara Karar
Mahkemenin 09.10.2023 tarihli ara kararıyla; "... 6100 sayılı HMK 389. maddesinde ihtiyati tedbir şartları düzenlenmiş olup ihtiyati tedbir kararının hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı veya imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle sakıncanın ya da ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde... verilebileceği, ihtiyati tedbir kararının sadece uyuşmazlık konusu hakkında uygulanabileceği ancak tedbir talep edilenin uyuşmazlık konusu olmadığı.." gerekçesiyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Ara Karara Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen ara kararına karşı davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... temyiz dilekçesinde, ihtiyati tedbir talebi dilekçesindeki nedenleri tekrar ederek, mahkemece verilen ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılama aşamasında davacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: “(2) Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/34 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez.”

2. Konumuzla bağlantılı olarak ihtiyati tedbir kararlarının temyizi konusunda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda herhangi bir düzenleme bulunmamakta, ilk düzenleme 6100 sayılı Kanun ile getirilmektedir. Kanunda ihtiyati tedbir taleplerine karşı kanun yolu açılmış olsa da bu hususta Yargıtaya açıkça bir görev verilmemiştir.

3. 1086 sayılı Kanun'a göre; bir kararın temyiz edilip edilmeyeceği kanun tarafından belirlenir. Yargılamaya son veren ve hâkimin davadan elini çekmesi sonucunu doğuran İlk Derece Mahkemelerinin verdiği nihaî kararlara karşı kural olarak temyiz yoluna başvurulabilir. Şu halde, ara kararlar tek başına temyiz edilemez, ancak asıl hükümle birlikte temyiz edilebilir (HUMK. 427/I, c.1).

4. Nihaî kararların da temyiz edilebileceği kuralı mutlak değildir. Yani, istisnai olarak, bazı nihaî kararların temyiz edilemeyeceği kabul edilmiştir.

5. Buna göre miktar değeri HUMK'nın (5236 s. Kanundan önceki) m. 427/II'deki temyiz sınırını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin her çeşit hukuk mahkemesi nihaî kararları kesindir, temyiz edilemez. Özel kanun hükümleri gereği temyiz edilemeyeceği, kesin olduğu belirtilen bazı nihaî kararlar temyiz edilemez ve geçici nitelikteki kararlar temyiz edilemez.

6. Bu durumda ihtiyati tedbir taleplerinin reddiyle bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararların niteliği itibariyle nihai karar olmadığı ve temyize sadece nihai nitelikteki kararlar aleyhine gidilebileceği hususu gözetildiğinde; söz konusu geçici maddenin yollamasıyla bu tür kararlara karşı yasa yollarına başvurulamayacaktır.

Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 21.02.2014 tarihli ve 2013/1 Esas, 2014/1 Karar sayılı içtihatı doğrultusunda mahkemelerce verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddi veya bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilen kararlara karşı temyiz yolu kapalı olduğundan bir kısım davacının 09.10.2023 tarihli ek karara yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
09.10.2023 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına yönelik davacı ...'ın TEMYİZ DİLEKÇESİNİN REDDİNE,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.