WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/5255 E.  ,  2024/1698 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/97 E., 2023/534 K.
KARAR : Davanın vasiyetnamenin iptali davasının reddine,
tenkis davasının kabulü

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali ve terdiden tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; vasiyetnamenin iptali davasının reddine, tenkis davasının kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacılar vekilleri dava dilekçesinde; miras bırakan ...’in 30.04.2003 tarihinde öldüğünü, murisin sağlığında Saruhanlı Noterliğinin 27.07.2001 tarih 3986 yevmiye sayılı, 17.08.2001 tarih 4299 yevmiye sayılı ve 14.12.2000 tarih 8065 yevmiye sayılı vasiyetnameleri düzenlediğini, vasiyetnamelerin açılarak okunduğunu, ilk düzenlenen vasiyetnamede murisin imzası olmayıp parmak bastığını, ancak sonraki vasiyetnamelere imza attığını, muris okuma yazma bilmediği halde sonraki vasiyetnamelerin imzalanarak düzenlenmesinin şekil noksanlığı olduğunu, ayrıca Saruhanlı Devlet Hastanesi Başhekimliğinin taşınmaz mülkiyeti edinmesi yasal olarak mümkün olmadığından vasiyetnamelerin bu nedenle de geçerli olmadığını, yine 27.07.2001 tarihli vasiyetnamenin 2. bölümünde davalı ... Doğrukıran yönünden vasiyetnamenin düzenlenmesine katılanlara kazandırma yasağına aykırılık olduğunu belirterek; her 3 vasiyetnamenin de öncelikle iptaline, bu istem yerinde görülmediği takdirde vasiyetnamelerin tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen dosyada; vasiyetname lehtarı Saruhanlı Devlet Hastanesi Başhekimliği yönünden asıl davadaki taleplerle Hazine'ye husumet yöneltilmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... vekili (Hazine vekili) cevap dilekçesinde; murisin okuma yazma bildiğini, noter önünde imza attığını, okuma yazma bilen kişilerce de bilmeyenlerin usulünde vasiyetname hazırlatılabileceğini, vasiyetnamenin şekle uygun olduğunu, hastaneye bırakılan taşınmazların Hazine adına tescil edileceğini, ancak hastaneye tahsisle bırakılacağını, murisin arzusunun ayakta tutulması gerektiğini, murisin sağlığında davacılar lehine karşılıksız kazandırması olup olmadığının da araştırılması gerektiğini belirterek taleplerin reddini savunmuştur.

2. Diğer davalı ... vekili cevap dilekçesinde; muris Melahat'ın kimsesinin olmadığını, önce davacı ...'yı evlat edindiğini, ... bakmadığı için diğer davacı ...'yi evlat edindiğini, onun da bakmadığını, kendisinin murisin bakımı ile ilgilendiğini, vasiyetnamelerin geçerli olduğunu, davalı lehine yapılan vasiyetnamenin okuma yazma bilmeyenlerin usulünde yapıldığını, ilk vasiyetname ile çelişmediğini, şekil şartlarını taşıdığını beyan ederek tüm talepler yönünden davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2008 tarihli ve 2003/210 Esas, 2008/153 Karar sayılı kararı ile; 27.7.2001 tarihli vasiyetnamede bulunan vasiyetname tanığı ... ’in vasiyetnamenin düzenlendiği sırada murisin noterde olmadığını beyan etmesi nedeniyle işlemde birlik kuralının ihlal edildiğini belirterek 27.07.2001 tarihli vasiyetnamenin iptaline, birleştirilen dosya ile Başhekimlik yönünden davanın husumetten reddine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 15.09.2009 tarihli ve 2009/12757 Esas, 2009/13843 Karar sayılı kararıyla; 27.07.2001 tarihli vasiyetnamenin iptaline dayanak yapılan olaylar kanıtlanamadığından, mahkemece bu vasiyetname yönünden de iptal talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesinin 27/02/2013 tarihli ve 2010/91 Esas, 2013/105 Karar sayılı kararı ile; vasiyetnamenin iptali isteğinin reddine, tenkis isteğinin kabulüne karar verilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

5. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 02.07.2015 tarihli 2014/13226 Esas, 2015/9687 Karar sayılı kararıyla; “Miras bırakanın yaptığı ölüme bağlı tasarruflar nedeniyle davacıların saklı payına tecavüzün varlığı saptandıktan sonra 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 564. maddesi doğrultusunda bölünmesine olanak bulunmayan tenkise konu 1570 parsel sayılı taşınmazdaki 3, 4 ve 12 No.lu bağımsız bölümler bakımından, davalı İdare tercihini bedelden yana kullanarak aynın davacı tarafa verilmesini istediğine göre, 3, 4 ve 12 nolu bağımsız bölümlerde tasarruf oranı içinde kalan kısmın karar günündeki değerinin para olarak davacılardan alınarak davalı İdareye verilmesi, karşılığında anılan bağımsız bölümlerin tamamının davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek, TMK'nın 564.maddesi hükmüne aykırı şekilde, davalı İdarenin tercihinin tersine, 1570 parsel sayılı taşınmazdaki 3, 4 ve 12 No.lu bağımsız bölümlerde davalı İdare ve davacıların paydaş kılınmasına karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Karara karşı karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine bozma gerekçesine ekleme yapılarak 4085 parsel yönünden de aynı doğrultuda işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir.

6. İlk Derece Mahkemesinin 23/05/2018 tarihli ve 2016/186 Esas, 2018/237 Karar sayılı kararı ile; vasiyetnamelerin iptali isteği yönünden davanın reddine, tenkis isteği yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

7. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

8. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.09.2020 tarihli ve 2018/4560 Esas, 2020/4225 Karar sayılı kararıyla; mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen, ilamda açıklandığı şekilde işlem yapılmadığı tenkis hesabının usulünce yapılması ve sabit tenkis oranının belirlenmesi gerektiği, dava konusu taşınmazların karar tarihindeki veya karar tarihine en yakın tarihteki rayice göre değerlerinin keşfen saptanması, sabit tenkis oranı da dikkate alınarak mirasbırakanın tasarruf oranının belirlenmesi ve dava konusu taşınmazların tasarruf oranı içinde kalan kısmının, taşınmazların karar tarihindeki veya karar tarihine en yakın tarihteki rayice göre değeri üzerinden belirlenerek davalıya verilmesine hükmedilmesi gerektiği, kabule göre de infazda tereddüt oluşturacak biçimde müşterek mülkiyet kurularak davacılar adına tesciline şeklinde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, yeni parsel numarası ve mirasbırakan adına kayıtlı bulunan pay üzerinden infaza elverişli şekilde hüküm kurulması gerekirken, kaydı kapatılan parsel esas alınmak suretiyle infazı mümkün olmayacak biçimde hüküm tesisi yoluna gidilmesinin de isabetli olmadığı, ayrıca dava değeri üzerinden eksik harcın tamamlattırılmamasının da doğru olmadığı gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin iptali davasının reddine, davalı ... aleyhine terditli olarak açılan tenkis davasının kabulü ile, toplam 530.357,59-TL'nin davacı ...'dan alınarak davalı ...'na verilmesine, karşılığında belirtilen dört taşınmazın davacının veraset ilamındaki payı (1/2) oranında davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, toplam 530.357,59-TL'nin davacı ...'dan alınarak davalı ...'na verilmesine, karşılığında belirtilen dört taşınmazın davacının veraset ilamındaki payı (1/2) oranında davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, karar kesinleştiğinde, mahkeme veznesine depo edilen 1.060.715,18 TL'nin davalı ...'na verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
27.07.2001 tarihli vasiyetnamenin iptali talebinin reddine karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini, murisin sağlığında davacılara yaptığı karşılıksız kazandırma olup olmadığının araştırılmadığını, bu noktada eksik inceleme yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen gayrimenkul değerlerinin artan enflasyon ve gayrimenkul değerlerindeki artış dikkate alındığında çok düşük kaldığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda vasiyetnamelerin iptali; terdiden tenkis istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 557 nci ve devamı maddeleri ile 560 ıncı ve devamı maddeleri.

2. Hükmün hangi hususları kapsayacağı 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.

3. Değerlendirme
1. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir. Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, dava dilekçesi ile kendilerine de husumet yöneltilen davalı ... Osmandoğrukıran ve ...’nın karar başlığında taraf olarak gösterilmemeleri ve haklarında hüküm tesis edilmemesi doğru görülmemiştir.

2. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gereklerinin yerine getirildiğini söyleme imkanı bulunmamaktadır. Mirasbırakanın davalı tarafa kazandırdığı taşınmazların mirasbırakanın ölüm tarihindeki değerleri üzerinden yapılan hesaplama sonucu sabit tenkis oranı bulunduktan sonra davalıya kazandırılan taşınmazların karar tarihindeki veya karar tarihine en yakın tarihteki rayice göre değeri ile sabit tenkis oranı çarpılarak tenkisi gereken bedel ile mirasbırakanın tasarruf nisabının tespit edilmesi, bozma ilamında da belirtildiği gibi, 3, 4 ve 12 No.lu bağımsız bölümler ile 4085( imar uygulaması ile 248 ada 1 parsel) sayılı taşınmaz için tasarruf oranı içinde kalan kısmın karar günündeki değerinin para olarak davacılardan alınarak davalı İdareye verilmesi, karşılığında anılan bağımsız bölümlerin tamamının davacılar adına tesciline karar verilmesi gerektiği halde, bu husus gözardı edilerek, tüm vasiyetnameler dikkate alınmadan ve sabit tenkis oranı hesaplanmadan yukarıda belirtilen usulde işlem yapılmaksızın karar verilmesi doğru değildir.

3. Dava konusu 1570 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması işlemi ile 266 ada 2 parsel sayılı taşınmaz olarak 3, 4 ve 12 No.lu bağımsız bölümlerinin mirasbırakan Melihat ... adına tescil edildiği ve böylece, eski kaydın kapatıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, doğru sicil oluşturma ilkesi uyarınca, yeni parsel numarası üzerinden infaza elverişli şekilde hüküm kurulması gerekirken, kaydı kapatılan parsel esas alınmak suretiyle infazı mümkün olmayacak biçimde hüküm tesisi yoluna gidilmesinin de isabetli olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır. Ayrıca, infaza elverişli olmayacak şekilde murise ait hisselerin iptaline karar verilmeden doğrudan davacılar adına tesciline karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

Hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.