7. Hukuk Dairesi 2023/518 E. , 2024/1592 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1645 E., 2022/1592 K.
KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/48 E., 2021/390 K.
Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Köyü, 4 parsel sayılı taşınmazın amcası ...’in sahibi olduğu davalı şirket tarafından aralıksız ve fasılasız olarak tır garajı ve şirket adresi olarak kullanıldığını, davalı şirketin müvekkiline herhangi bir bedel ödememesi nedeniyle geçmişe dönük haklar saklı kalmak kaydıyla 15.04.2013 tarihinde ihtarname gönderildiğini ve dava konusu taşınmaz için kira bedeli ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin bu ihtarnameye duyarsız kalması üzerine 20.06.2013 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, bu ihtarname üzerine dava dışı ... tarafından taşınmazın ½ hissesinin kendisine ait olduğu gerekçesiyle İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/281 Esas sayılı dosyasından tapu iptal ve tescil davası açıldığını, tapu iptali ve tescil davasına ait yargılama devam ederken müvekkilinin ekonomik durumunun da kötüleşmesi nedeniyle 06.10.2015 tarihli protokol tanzim ederek, taşınmazın amcasına devredildiğini, taşınmazın ½ si davalıya ait olsa bile diğer yarı hissesi için müvekkiline ecrimisil ödenmesini gerektiğini belirterek, taşınmazın satış tarihine kadar geçen süreye ilişkin şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli ve yetkili mahkemenin İzmir Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davalı ile davacının babası ...'in kardeş olduklarını ve vefatına kadar taşınmazın şirketler nedeniyle birlikte kullanıldığını, dava konusu taşınmazın her iki kardeşin parası ile satın alındığını ancak müteveffa ... adına tescilin yapıldığını, davacının ekonomik durumun kötüleşmesi nedeniyle ...’in yeğenine yardım etmek istediğini ve taşınmazı satın almayı kabul ettiğini, taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının çözümlenmesine dair protokolün davacı tarafından hazırladığını, bu protokol ile uyuşmazlığın çözümlendiğini belirterek, haksız olarak açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2016/48 Esas, 2021/390 Karar sayılı kararında "...davalının davacıya karşı tapu iptal ve tescil talepli dava açtığı ve yargılama sürecinde tarafların sulh oldukları ancak davacının taşınmazın 1/2 si için ecrimisil talebinin devam ettiği, taşınmazın davalının tasarrufunda olduğu..." gerekçeleriyle "...davanın kabulüne... 174.782,67TL ecrimisil bedelinin 15.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki nedenleri tekrar ederek; davalının amcası tarafından davacıya karşı açılmış inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasında davayı sonlandırma için yapılan protokolün ecrimisil bedelini kapsamadığının düşünülemeyeceğini, taşınmazdaki yapıların 1/2 lik kısımının müvekkil tarafından yapıldığının kanıtlanmış olduğunu, dava konusu taşınmazın iki şirket tarafından kullanıldığı ve zeminin de ayrı ayrı kullanıma uygun olduğu tespitlerine itibar edilmeden hüküm kurulduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 0.11.2022 tarihli ve 2021/1645 Esas, 2022/1592 Karar sayılı kararı ile "...ilk derece mahkemesince davanın kabulüne yönelik verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu..." gerekçesiyle "... davalı şirket vekilinin istinaf başvurusun esastan reddine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlere dayalı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 inci, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!