7. Hukuk Dairesi 2023/4668 E. , 2024/2996 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1194 E., 2023/735 K.
DAVA TARİHİ : 20.04.2018
KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, tereke temsilcisinin istinaf talebinin kabulü ile yeniden hükmün kurulmasına
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/326 E., 2019/978 K.
Taraflar arasındaki ön alım hakkında dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve tereke temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, tereke temsilcisinin istinaf talebinin kabulü ile yeniden hükmün kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından duruşma istemsiz temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili; müvekkilinin 485 ada 1 parselde kayıtlı gayrimenkulde hissedar olduğunu, gayrimenkulün bir kısmının diğer hissedar Bekir Sıtkı Kocayiğit tarafından davalıya devredildiğini belirterek ön alım hakkı uyarıca davalı adına kayıtlı payın davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
2.Tereke temsilcisi duruşmada; açılan davaya rıza ve muvafakatı olduğunu dile getirmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle davanın reddini savunmuş; harca esas değerin dava tarihine göre hesaplanarak objektif değer artış kazancının hesaplanması gerektiğini dile getirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kabulüne, dava konusu payın davacı adına tesciline karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve tereke temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu, taşınmazın bilirkişi tarafından belirlenen dava tarihindeki 838.091,00 TL değeri üzerinden, aksi halde bilirkişi raporu ile belirlenen taşınmazın satış tarihindeki 644.420,00 TL değeri üzerinden karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin devir tarihinde değeri 644.420,00 TL olan taşınmaz hissesi için satış tarihinden itibaren üç yıldan fazla bir süre sonra faizsiz bir şekilde parayı depo ettirdiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
2.Tereke temsilcisi; tereke adına tescil hükmü kurulması gerektiğini dile getirmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; dava konusu payın tereke adına tesciline karar verilmesi gerekirken davacı adına tesciline karar verilmesi doğru olmadığından tereke temsilcisinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına bu yönüyle hükmün düzeltilmesine ve davanın kabulüne" karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde; davacının elbirliği hissesi paylıya dönüştüğünden ön alıma konu payın tereke adına tesciline dair hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, avukatlık ücretinin de 2023 yılı itibariyle güncellenmesi gerekirken 2019 yılındaki tarifeye göre hüküm kurulduğunu, hükmün bozulmasını ya da düzeltilerek onanmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2019 tarihinde verilen ara kararı ile ön alım bedelini depo ettirdiğini, depo tarihinde satış tarihinin üzerinden 3 yıldan fazla bir süre geçtiğini, keşif tarihinde belirlenen hisse değerlerinin bile resmi senette belirlenen miktardan daha yüksek olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Kural olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre, istinaf mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde, istinaf mahkemesi aşağıdaki kararları verebilir;
a) İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi,
b) İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi öte yandan, HMK’nın “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, bölge adliye mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı Kanun'un 16. madde düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tâbi olacağı öngörülmüştür.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28/09/2018 tarih ve 2018/2 Esas, 2018/8 sayılı Kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi nedeniyle düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir.
3. Değerlendirme
1.Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Dava açıldığı tarihte davacının elbirliği mülkiyeti ile taşınmazda hissedar olması nedeniyle yargılama sırasında terekeye temsilci atandığı, terekeye temsilci atanmakla davacının davayı takip yetkisinin sona erdiği anlaşıldığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Somut olaya gelince; Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra yeniden hüküm tesisi suretiyle karar verdiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı tasdik edilmediği için karar ilam harcı yanında ayrıca istinaf harcına hükmedilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle Bölge Adliye Mahkemesi, tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz.
Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge Adliye Mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden kurulan hükümde nisbi karar ve ilam harcı alındıktan sonra istinaf yargılaması yapıldığından bahisle ayrıca istinaf karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu husus, kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE;
2.Davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE,
3.Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 14 numaralı bendinin tamamen hükümden çıkarılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,
Peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!