WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/4653 E.  ,  2023/5283 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/162 E., 2023/166 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 45 ada 3 parselde hissedar olduğunu, davalı hissedardan kendi yerine bitişik 500 m² yeri 200.000,00 TL bedel mukabilinde 1977 yılında harici satış sözleşmesi ile satın aldığını beyanla dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, tescil mümkün olmadığı takdirde 1977 yılında ödenmiş olan 200.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2005 tarihli ve 2005/58 Esas, 2005/229 Karar ... kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 27.04.2005 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14 Hukuk Dairesinin 25.05.2021 tarih ve 2021/1894 Esas, 2021/3486 Karar ... ilamında; "...tapu iptali ve tescil talebinin reddine ve tazminat istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur ancak yukarıdaki açıklamalar ışığında geçersiz sözleşmeye istinaden ödeme bedelinin güncellenmiş değerinin ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." şeklindeki gerekçeyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davaya konu taşınmazın dava tarihi ve keşif tarihi itibari ile güncellenmiş değerinin "tespiti için mahallinde keşif icra edilmiş, İnşaat Mühendisi bilirkişisi 07.03.2023 tarihli ek raporu ile; Edirne, Uzunköprü, ... Mahallesi, 1097 ada 4 parsel ... taşınmazın davalı tarafından mahkemeye sunulan emsal ile karşılaştırılması sonucunda dava tarihi itibariyle toplam değerinin" 12.957,06 TL olduğu yönünde kanaat bildirildiği, davalı tarafça da satış tarihinin dava tarihine uyarlanması sonucu belirlenen 12.957,06 TL satış bedelinin Yazı İşleri Müdürlüğü hesabına yatırdığı görüldüğünden davanın reddine, davalının yazı işleri müdürlüğüne depo etmiş olduğu satış bedelinin karar kesinleştiğinde davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; gerekçeli kararın çelişkili olduğunu, bozma kararına da uyulmadığını, karar tarihine yakın bir zamanda satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerektiğini, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil, tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
10.07.1940 tarihli 2/77 ... İçtihadı Birleştirme Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK)'nun 07.02.2001 tarih, 13/1729-32 ... kararı,YHGK 07.02.2001 tarih, 13/1729-32 ... kararı

3. Değerlendirme
1. “Gerekçe, hâkimin tespit etmiş olduğu (sabit gördüğü) maddî vakıalar ile hüküm fıkrası (sonucu) arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde, sabit görülen vakıalardan çıkarılan sonuç ve hukukî sebep (veya sebepler), başka bir deyimle, hükmün dayandığı hukukî esaslar açıklanır. ... Hâkim, tarafların kendisine sundukları ve (tahkikat sonucunda ) sabit gördüğü maddî vakıaların hukukî niteliğini (hukukî sebepleri) kendiliğinden (resen) araştırıp (m.33) bularak, hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Hâkim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendi kendini denetler. İstinaf mahkemesi ve Yargıtay da, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. ...Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz. ... Hukukî dinlenilme ..., mahkemenin, tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini de içerir.” (... Kuru, Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C.I, Ankara, İkinci Baskı, 2021, s.890-892)

2. Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

3. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

4. Mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür.

5. Gerekçeye ilişkin hükümler, kamu düzeni ile ilgili olup gözetilmesi kanun ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama, gerek yargı erki ile hâkimin gerek mahkeme kararlarının her türlü kuşkudan uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.

6. Mahkemece açılan dava reddedilmiş; bir sonraki hüküm fıkrasında ise depo edilen bedelin davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir. Bu kararda hangi talebin reddedildiği, hangi talebin kabul edildiği anlaşılamamaktadır. Tazminat isteği yönünden davanın kabul edilerek infaza elverişli hüküm kurulması gerekirken depo ettirilen bedelin davacıya ödenmesi şeklinde gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

1086 ... Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.