7. Hukuk Dairesi 2023/4084 E. , 2024/3275 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/637 E., 2023/958 K.
DAVA TARİHİ : 29.07.2022
KARAR : İstinaf başvurusunun reddine, HMK'nın 353/1-b.2 nci maddesi uyarınca Mahkeme kararının kaldırılarak, yeniden hüküm tesisine; davacının davasının aktif dava ehliyeti olmadığından usulden reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/258 E., 2023/68 K.
Taraflar arasındaki inançlı temlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine, HMK'nın 353/1-b.2 nci maddesi uyarınca Mahkeme kararının kaldırılarak, yeniden hüküm tesisine; davacının davasının aktif dava ehliyeti olmadığından usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 26.02.2019 tarihli inanç sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalının 3370 ada 357 parsel sayılı taşınmazdaki 3 numaralı bağımsız bölümün, müvekkilinin ... ... Şubesine ait 50.000,00'er TL'lik 5 adet çek vermesi ve tapu devri esnasında 30.000,00 TL ödenmesi halinde müvekkiline satılacağını, müvekkilinin üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirdiğini, ... 6. Noterliğince 23.05.2022 tarihli ve 03780 numaralı ihtarname gönderilmesine rağmen davalının borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 17.11.2022 tarihli beyan dilekçesi ile davacının eşi ... Ar ve davalıya vekaleten eşi ... ... tarafından imzalanan 2015 tarihli inanç sözleşmesini dosyaya sunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; inanç sözleşmesi bulunmadığını, çeklerin teslimi ve nakit paranın ödenmesi şartlarının yerine getirilmediğini, dosyaya sunulan 2015 tarihli inanç sözleşmesinin tarafının dava dışı üçüncü kişi olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında davacının dayandığı 26.02.2019 tarihli sözleşmeye göre dava konusu taşınmazın E3-... seri No.lu 50.000,00 TL, ... ... Şubesine ait 30.6.2019 tarih ve E3-... seri No.lu 50.000,00 TL, ... ... Şubesine ait 30.7.2019 tarih ve E3-... seri No.lu 50.000,00 TL, ... ... Şubesine ait 30.8.2019 tarih ve E3-2326490 seri No.lu 50.000,00 TL, ... ... Şubesine ait 30.9.2019 tarih ve E3-2326491 seri No.lu 50.000,00 TL tutarında toplam 5 adet çekin ve 30.000,00 TL'nin de tapu devri sırasında ödenmesi halinde müvekkil ...'a devredileceği, çeklerden birinin karşılıksız çıkması halinde sözleşmenin ve taahhüdün geçersiz olduğu hususunda anlaştıkları, ... adına sözleşmeyi vekili Avukat ...'un imzaladığı, ... gelen yazı cevabına göre E3-... seri No.lu 50.000,00 TL çekin karşılıksız olduğu, diğer çeklerin ibraz edenlere ödendiği; ancak çek üzerinde davalının herhangi bir cirosunun bulunmadığı, davalının eşi ... ... cirosunun davacıyı bağlamayacağı, bir adet çekin karşılıksız olması sebebiyle sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında varlığı karşı tarafça da kabul edilmiş akdi bir ilişki bulunduğunu, söz konusu akdi ilişkinin iki sözleşmeden oluştuğunu, buna göre; 25.12.2015 tarihli ilk sözleşmenin davalıyı temsilen davalının eşi ve davacıyı temsilen davacının eşi arasında imzalandığını, 25.12.2015 tarihli sözleşmede, dava konusu taşınmazın 150.000,00 TL borç (kredi) karşılığında davalıya devredildiği ve bu bedelin ödenmesi halinde taşınmazın tekrar davacının eşine iade edileceğinin kararlaştırıldığını, tapu kayıtlarından da sözleşme tarihi ile aynı tarihte, 25.12.2015 tarihinde dava konusu taşınmazın davalıya devredildiğinin görüldüğünü, bu hususun dahi, davalının eşinin davalıyı temsilen hareket ettiğini ortaya koyduğunu, davalının eşi ... ... işlemlerini belirli sebeplerle davalı eşi üzerinden yürüttüğünün bilindiğini, çeklerde lehtar olarak görünen müvekkilinin, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere, davalının temsilcisi olan eşine çekleri ciro ederek alacağını devrettiğini ve söz konusu çeklerin bu suretle ödendiğini, cevap dilekçesinde akdi ilişkinin davalı tarafça da açıkça kabul edildiğini ve çek bedellerinin ödendiğini, kararda, bir adet çekin karşılıksız olması sebebiyle sözleşmenin geçersiz olduğuna yönelik gerekçenin de hukuki temelden yoksun olduğunu, Denizbankın 24.11.2022 tarihli cevabi yazısında, 4 adet çekin ibraz edilmesiyle ödendiği, 1 adet çek bakımından ise düzeltme hakkının kullanıldığının belirtildiğini, düzeltme hakkının kullanıldığını ve çek bedelinin ödendiğini, dosyaya sunulan çek suretlerinden anlaşılacağı üzere, davacı müvekkilinin lehtarı olduğu ve seri numaraları dahi sözleşmede belirtilmiş olan çeklerin davalıyı temsilen eşi ... ...'a ciro edildiğini, buna göre, çek bedellerinin ödenmiş olduğu konusunda herhangi bir tereddüt bulunmadığını, Mahkemece sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle, kararda yargılama giderinin de yanlış hesaplandığını, hükümde davalının kendisini vekille temsil ettirdiği gerekçesiyle müvekkili aleyhine 136.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, davanın terditli olması, dava değeri dikkate alındığında ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözetildiğinde söz konusu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz davacının eşi dava dışı ...'ya ait iken, ...'nın 25.12.2015 tarih ve 29931 yevmiye numaralı akit ile satış suretiyle taşınmazı davalı ...'ye temlik ettiği, satış işlemi sırasında ...'yi vekaleten eşi ...'un temsil ettiği, ...'nin taşınmazı ... Bankasından kullandığı kredi ile aldığı ve taşınmaz üzerine ipotek konulduğu, ...'nin vekili ... ile davacının eşi dava dışı ...'nın 25.12.2015 tarihinde inanç sözleşmesi yaptığı, bu sözleşmede bankadan kullanılan kredi borcunun ödenmesi halinde taşınmazın ...'ya iade edileceğinin yazılı olduğu, davacının iddiasının inançlı işlem hukuksal nedenine dayandığı, davacının dayandığı 26.02.2019 tarihli sözleşmenin harici satım sözleşmesi olduğu, 25.12.2015 tarihli sözleşme inanç sözleşmesi olsa da inanç sözleşmesinin tarafının davacı değil, davacının eşi olan dava dışı ... olduğu, inanç sözlemesine konu taşınmazın da evveliyatı itibarıyla davacının eşi ...'ya ait olduğu, davacının inanç sözleşmesinin tarafı olmadığından aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle yeniden hüküm tesisi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 2015 ve 2019 tarihli sözleşmelerin birbirini tamamlayıcı şekilde akdedildiğini, dava konusu bağımsız bölümün davacının eşi ile birlikte oturduğu aile konutu olduğunu, dolayısıyla aktif dava ehliyeti olduğunu, 1 adet çekin düzeltme hakkı kullanılarak ödendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı temlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!