WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/4079 E.  ,  2024/3394 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/717 E., 2023/1041 K.
DAVA TARİHİ : 12.02.2021
KARAR : Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli (Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/75 E., 2022/321 K.

Taraflar arasındaki inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil terditli tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından konut kredisi çekilememesi nedeni ile davalı adına kredi çekilerek taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, kredi taksitlerinin davacı tarafından ödendiğini, ev içinde faydalı ve zorunlu masraflar yapıldığını, taşınmazın davacının kullanımında olduğunu, davalı tarafından taşınmazın iade edilmediğini belirterek davaya konu taşınmazın davalı adına kaydının iptaline, mümkün olmaması halinde taşınmazın rayiç değerinin, yapılan masrafların iadesine, bunun da mümkün olmaması halinde yapılan tüm ödemelerin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eşi ile davalının imam nikahı ile bir arada yaşadıklarını ve bu birliktelikten 2009 yılında bir kızları olduğunu, davalının davaya konu evde yaşayacağı, kendisine ait olacağı inancıyla kredi çekilerek evin alındığını, ödemelerin davacının eşi tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, 16.500,00 TL peşinat ve ilk üç taksidin davalı tarafça ödendiğini, ancak geri kalan taksitlerin ödenmediği gibi taşınmazın kullanılamadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının sunmuş olduğu dekontların yazılı delil başlangıcı teşkil edeceği, bu halde tanık dinletilmesinin mümkün olduğu, dinlenen davacı tanığı ... tarafından taşınmazın satışı esnasında davacı tarafından 60.000,00 TL elden ödemenin yapıldığı ve davacının kredi başvurusunun reddedildiğinin beyan edilmiş olması karşısında inançlı işlem iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının davacının eşi tarafında kandırıldığını, dolandırıldığını, bu evin kendisi için alındığı ve kredi ödemelerinin yapılacağı belirtilerek satın alındığını, bir kısım ödemelerin davalı tarafından yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafından dayanılan ödemelerin bir kısmının davacı, bir kısmının davacının eşi, bir kısmının ise davalı ve üçüncü kişiler tarafından yapıldığı, davalının davacının eşi ile yaşadığı gayri resmi birliktelik sonucu müşterek çocuklarının bulunduğu, davacı ile eşinin gayri resmi olarak birlikte yaşadığı davalı arasında inanç sözleşmesi yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı tarafından yemin deliline dayanılmadığı, inanç sözleşmesinin varlığının davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında tapu iptali ve tescil davasının reddine, terditli talep olan tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 54.319,20 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafından sadece 16.000,00 TL ödeme yapıldığını, kredi ödemelerinin davacı ve çocuklarınca yapıldığını, ödeme dekontlarından bahsedilmeden hüküm kurulduğunu, evin davacının kullanımında olduğunu, evin tadilatı için yapılan masrafların hükmedilenden fazla olduğunu, davacı tarafından yapılan kredi ödemeleri ve masrafların aradan uzun süre geçmesi nedeni ile bugünkü durumuna göre hesaplanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işlemden kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve özellikle ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.