WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/4029 E.  ,  2024/3080 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1550 E., 2023/1855 K.
DAVA TARİHİ : 30.03.2022
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/75 E., 2022/185 K.

Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı tarafın, 198 ada 115 parsel sayılı taşınmazda müşterek malik olduğunu, taşınmaz hakkında Perşembe Sulh Hukuk Mahkemesindeki ortaklığın giderilmesi davasında 2021/551 Esas, 2022/121 Karar sayısı ile ortaklığın giderilmesine ve satışa karar verildiğini, parselin üzerinde kadastro tespitinden sonra yapılan 2 katlı ev olduğu, bu evin 1. katının muris baba tarafından 2. katının ise müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin anılan hususu ortaklığın giderilmesi davasında vekili de olmadığından ileri süremediğini ileri sürerek, 2. katın müvekkiline ait olduğunun tespitine, muris babaya ait 1. katta miras sebebiyle hak sahibi bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ortaklığın giderilmesi davasında karar verilmiş olduğunu, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muhdesatın tespitinin istenebilmesi için öncelikle paylı mülkiyete veya miras ortaklığına (terekeye) dahil taşınmaz veya taşınmazlar için açılmış “satış suretiyle ortaklığın giderilmesi davasının mevcut olması, bu ortaklığın giderilmesi davasında satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmeden önce bir muhdesat uyuşmazlığı çıkarılmış ve bu uyuşmazlığın davanın taraflarının tamamının anlaşmasıyla giderilememiş olması, ortaklığın giderilmesi davasında anlaşılamaması durumunda mahkemece muhdesat için hak iddia eden taraf(lar)a bu konuda Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açma konusunda süre verilmesi ve bu konunun bekletici sorun yapılması (HMK: md.165/2) gerekli olduğu, ortaklığın giderilmesi davasında satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş ise -satış henüz yapılmamış olsa bile- muhdesat tespiti davasının artık dinlenmesinde hukuki yarar kalmayacağı (Yargıtay 8. HD 2014-4176 E., 2015/23312 K.), dava konusu taşınmazın Perşembe Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/551 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi dosyasında mahkemece muhdesat için hak iddia eden tarafa Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açma konusunda herhangi bir süre verilmediği ve bu haliyle ortaklığın giderilmesine karar verildiği gerekçesiyle," davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu, müvekkilinin 1/10, davalının ise 9/10 hissesinin bulunduğu taşınmaz üzerinde bulunan yapının, taşınmazın bu şekilde satılması halinde müvekkilinin yarısını yaptığı binanın değerinden 1/10 pay alacağını, taşınmazın satışından sonra müvekkili yönünden sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava açma olanağı olsa bile davalının elde ettiği satış bedelini harcadığında müvekkilinin alacağına ulaşamayacağını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortaklığın giderilmesi davasının kesinleştiği, bu aşamadan sonra muhdesatın aidiyeti tespiti davası açmakta hukuki yarar olmadığı, davacının hakkı varsa sebepsiz zenginleşme davası ile isteyebileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bu davanın satış kararı kesinleşmeden önce açıldığını dolayısıyla hukuki yarar olduğunu, ihaleden sonra sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava açılması halinde davalının ihale bedelini harcaması ve mal varlığının olmaması halinde adalet duygusunun zarar göreceğini, içtihat değişikliği gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (4721 sayılı Kanun) 684 üncü, 718 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.