7. Hukuk Dairesi 2023/3989 E. , 2024/2685 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 21.06.2023
SAYISI : 2023/1309 E., 2023/1126 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/268 E., 2023/150 K.
Taraflar arasındaki ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf dilekçesinin miktar yönünden reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 21.06.2023 tarihli ek kararla kesin karara yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin Aydın ili, Kuyucak ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 118 ada 10 parsel sayılı taşınmazda hissedarı olup, diğer hissedar ...'in hissesini 25.05.2022 tarihinde davalı ...'a bağışlama suretiyle devrettiğini, işlemin bağış niteliğinde olmayıp gerçekte satış işlemi olduğunu ileri sürerek; ön alım hakkı kapsamında bağışlanan hissenin iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; tedbir talep eden tarafın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık ispat etmesi gerektiğini, ön alım hakkının payın satılması halinde kullanılabileceğini, müvekkilinin satış yoluyla değil bağış yoluyla taşınmazı edindiğini, satış yoluyla payın satın alınmış olduğu kabul edilse dahi taşınmaz üzerinde fiili taksim bulunduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2023 tarihli ve 2022/268 Esas, 2023/150 Karar sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamına göre; davalının dava konusu payı önceki paydaş ...'den 25/05/2022 tarihinde satın aldığı, keşif ve bilirkişi kurulu raporunda "B" harfiyle gösterilen dava konusu pay üzerinde incir ağaçlarının bulunduğu bölüm olduğu, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda "A" harfiyle gösterilen kısmın ise davacı tarafından kullanıldığı, keşif mahallinde yapılan gözlemden ve taraf tanıklarının beyanlarından taşınmazın fiilen taksim edilerek kullanıldığının anlaşıldığı, bu sebeple "B" ile işaretli fiilen bölünmüş ve kullanılan kısımla ilgili önalım hakkının oluşmadığı" gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; çok miktarda borcu ve icra dosyası olan ...'in akrabası ve hatır-gönül ilişkisi olmayan davalıya bağış yapmasının hukuken anlaşılabilir olmadığını, buradaki asıl amacın müvekkilinin hakkına kavuşmasını engellemek olduğunu, taşınmazda sınır varmış gibi gösterilmişse de dışarıdan bakan bir kimsenin sınır olduğunu anlayamayacağını ve bu duruma işaret eden tanık beyanlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, davalının ise hissesini aşar şekilde kullanım gösterdiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi 02.06.2023 tarih ve 2023/1309 Esas, 2023/1126 Karar sayılı ilamıyla; "...Somut olayda dava değeri olan 4.471,04 TL'nin hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığı, bu nedenle kararın istinafının kabil olmadığı, bu şekilde değerlendirme yapılmasının Anayasa’nın 13. maddesinde yer alan kanunilik ve ölçülülük ilkeleri ile 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde de olmadığı, istinaf dilekçesinin bu nedenle reddi gerektiği..." gerekçesiyle; istinaf dilekçesinin reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü aynı sebeplerle hükmü temyiz etmiş; ilave olarak Mahkemece tayin edilen süre içerisinde eksik harç olan 9.135,00 TL'yi 15.03.2013 tarihinde Mahkeme veznesine yatırdıklarını, dava değerinin 535.920,00 TL olduğunu, Mahkemenin gerekçesine esas aldığı 4.471.00 TL'nin dava değeri olarak kabul edilemeyeceğini, karara karşı hem istinaf hem de temyiz yollarının açık olduğunu, kesinleşmeden icraya konulamayacak hüküm söz konusu olduğu halde karşı tarafın hükmü icraya koyduğunu, Mahkemeye erişim ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini belirterek; kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 21.06.2023 günlü ek karar ile "...Kesin karara karşı davacının temyiz hakkının bulunmadığı..." gerekçesiyle; "davacı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK'nın 366/1, 346/1 maddeleri gereğince reddine..." karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2023 günlü ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili 21.06.2023 günlü ek karara yönelik sunduğu temyiz dilekçesinde; 02.06.2023 tarih ve 2023/1309 Esas, 2023/1126 Karar sayılı istinaf kararına karşı ileri sürdüğü aynı nedenlerle ek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 732 nci maddesi şöyledir; “Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.”
Aynı Kanun'un 734 üncü maddesinde ise; “Önalım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Önalım hakkı sahibi, adına payın tesciline karar verilmeden önce, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hakim tarafından belirlenen süre içinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır.
Ön alım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Ön alım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
3. Değerlendirme
Kural olarak ön alım davalarında dava değeri; tapuda gösterilen satış bedeli olup istinaf ve temyiz kesinlik miktarının tespitinde bu miktar esas alınmakta ise de; somut uyuşmazlıkta tapuda "bağış" olarak gösterilen işlemin gerçekte "satış" olduğu savı ile işlemde muvazaa iddiasında bulunulmaktadır. Yargılama sırasında davacı dava değerini 535.920,00 TL'ye yükseltmiştir. Bu durumda, öncelikle davacının işlemde muvazaa bulunduğu iddiasının incelenmesi ve akabinde muvazaa iddiasının kanıtlanması halinde, bu kez, payın satış tarihindeki değeri hususunda tarafların anlaşamamaları halinde Mahkemece değerin re'sen tespiti ile belirlenecek miktarın dava değeri olduğunun kabulü gerekmektedir. Tapuda satış bedeli olarak gösterilen bedelin Bölge Adliye Mahkemesince peşinen dava değeri olarak kabul edilerek istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda açıklanan nedenlerle; Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2023 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA,
2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!