WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3975 E.  ,  2024/3342 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/475 E., 2023/708 K.
DAVA TARİHİ : 23.02.2015
KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/23 E., 2021/288 K.

Taraflar arasındaki 4721 sayılı TMK’nın 713/2’nci maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı ...vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile katılma yolu ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Bodrum İlçesi, ... Köyü, 104 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tamamını 1960'lı yıllardan beri nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullandığını, kadastro tespit çalışmalarından sonra yapılan imar uygulaması sonunda, taşınmazın davacı ile birlikte davalılar ve murisleri adına müşterek mülkiyet esasına göre tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın tamamının sadece davacı tarafından kullanıldığını ve TMK 713/2. maddede düzenlenen olağanüstü zamanaşımı yoluyla mülkiyet edinme şartlarının davacı lehine gerçekleştiğini belirterek davalılar ve murisleri adına kayıtlı payların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar ve vekilleri cevap dilekçelerinde; aleyhlerinde açılan davanın hukuk ve kanunlara aykırı olduğunu, davacı lehine olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisap koşullarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 20 yıllık olağanüstü zamanaşımıyla iktisap süresinin geriye dönük olarak 17/03/2011 olduğunu, buna göre yerel mahkemenin kararında belirttiği gibi kayıt maliki ...'in vefatının üzerinden 20 yıldan fazla sürenin geçtiğinin açık olduğunu, malik Hüseyin'in daha önce kimlik bilgileri bilinmeyen kişi olduğunun da dikkatte alınması gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, istinaf incelemesi sonunda yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ...vekili istinaf dilekçesi ile; tapu iptali davalarında, davanın kayıt malikine, kayıt maliki ölmüşse mirasçılarına yöneltilmesi gerektiğini, mirasçıların tespit edilememesi halinde son mirasçı sıfatıyla TMK 501. madde gereğince ...aleyhine yargılamaya devam edilmesi gerektiği halde somut olayda kayıt maliki ve mirasçıların belli olup davaya dahil edilmelerine rağmen Hazine'ye de husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf incelemesi sonunda kararın kaldırılarak aleyhlerinde açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve lehlerine vekalet ücreti takdirine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin tarihli kararıyla; istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile katılma yoluyla bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2022/475 E., 2023/708 K. sayılı kısmen ret kararı yönünden hükmü temyiz ettiklerini, malik ...'in payı yönünden 20 yıl önce ölmüş ibaresine, ... ve ... yönünden ise maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan ibaresine dayandıklarını, kısmen kabul kararına rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin kanuna açıkça aykırı olduğunu, ortaklar arasında fiili taksim yapıldığını, tapulama işleminde bu taksimin dikkate alınmayarak hata yapıldığını, İbrahim Yay vefat ettikten sonra taşınmazı mirasçılarının kullandığını ve mirasçılarının sonra taşınmazı davacıya sattığını beyan ettiklerini ileri sürerek hükmün kısmen ret kararı yönünden bozulmasını talep etmiştir.

2. Bir kısım davalılar vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin yerel mahkeme kararını kaldırarak kurduğu hükümde davanın yalnızca ... yönünden kabulüne karar verdiğini, ancak diğer davalılar yönünden bir hüküm kurulmadığını, bu hususun infazda tereddüt yaratabileceğini, davanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi kararında lehlerine verilmiş olan vekalet ücretinden de hiç bahsedilmediğini ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TMK’nun 713/2 nci fıkrasında yer alan “...maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1 ve 2 nci fıkraları gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesinin ikinci fıkrası.

2. Bilindiği üzere, mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinde belirtilmiştir. Maddenin 1 nci fıkrasının c) bendinde; iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin gerekçeli kararda yazılması gerektiği belirtilmiştir.

3. Bunun yanında, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak gerekçeli kararın hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlerle ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur. Bu biçim yargılama ve hükümde açıklık ve netlik prensibinin bir gereği olup aksi durumun yeni tereddüt ve ihtilaflar ortaya çıkartacağı kuşkusuzdur. Bir başka ifadeyle çelişkili mahkeme kararlarının kamu düzenini ve barışı tehlikeye düşüreceği yadsınamaz (Prof. Dr. ..., Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu Şerhi 2001 baskı S.2952 vd.) .

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

3. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde İlk Derece Mahkemesi kararı bütünüyle ortadan kaldırılmalı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla karar ortaya çıkabilecek ve HMK’nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir. Keza, İlk Derece Mahkemesi kararı hakkında kısmen esastan ret, kısmen kabul kararı verilip, sadece kabul olunan kısım yönünden kararın kaldırıldığı hallerde, böyle bir kararın bozulması durumunda bozma sonrası davaya bakacak mahkeme konusunda da belirsizlik ortaya çıkabilecektir.

4. Bu itibarla somut olayda, yukarıda açıklandığı şekilde istinaf başvurusunun kısmen dahi olsa kabul edildiği durumda öncelikle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi, yeniden tüm talepler ve taraflar bakımından hüküm kurulması gerekirken, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince karar kaldırıldığı halde, yalnızca davalı ...aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine ve dava konusu 104 ada 10 parsel sayılı taşınmazın maliki davalı ... mirasçıları yönünden davanın kabulüne karar verilip diğer davalılar bakımından usule ve yasal düzenlemelere aykırı şekilde, olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi Kararının bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda V.C.3.1 ve 2 inci bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE;

V.C.3.3 üncü bent ve devamı bentlerde açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/2. maddesi gereğince dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,

10.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.