WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/395 E.  ,  2024/875 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1744 E., 2022/2271 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/451 E., 2021/73 K.

Taraflar arasındaki asıl davada vasiyetnamenin iptali, birleştirilen davada tenkis istenmesinden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın HMK'nın 150/6 ncı maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ortak miras bırakanı ...'in İsviçre'de el yazılı vasiyetname yaparak notere teslim ettiğini, murisin mahkeme kararı ile vesayet altına alındığını, dava konusu vasiyetnamenin gerek şekil gerekse ehliyet yönünden geçersiz olduğunu belirterek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir. Birleştirilen davada ise, tenkis talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin tüm geçerlilik şartlarını taşıdığını, ehliyet yönünden geçersiz olduğu iddiası ile iptalinin istenemeyeceğini, davacının İsviçre’de bulunan taşınmazdaki miras payından feragat ettiğinden aktif dava ehliyeti olmadığını, iptal talebi ile tenkis isteminin örtüşmeyeceğini belirterek asıl ve birleştirilen davaların reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleştirilen dosya taraflarının aynı kişiler olduğu, Mahkemenin 11.02.2016 tarihli duruşmasında dosyanın birinci kez işlemden kaldırıldığı, süresinde yenilenen davada ikinci kez 31.01.2019 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırıldığı, 04.02.2021 tarihli duruşmaya ise duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen davacı vekilinin katılmadığı gerekçesiyle HMK'nın 150/6 ncı hükmü doğrultusunda asıl ve birleştirilen dava dosyaları bakımından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Dosyanın ikinci kere işlemden kaldırılmasına yönelik olarak tesis edilen 31.01.2019 tarihli celse kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 18.09.2018 tarihinde tüm taraf vekillerinin mazeret bildirdiğini ve Mahkemece talepleri olmamasına rağmen yeni duruşma gününün UYAP’tan öğrenilmesine dair ara kararı oluşturulduğunu, yeni duruşma gününün usulüne uygun tebliğ edilmemiş olduğunu, mazeret bildirilen duruşma tarihi itibarıyla UYAP portala erişimi olmadığını, ara kararın hatalı olduğunu, 31.01.2019 tarihli duruşma saatine çok yakın bir saatte arkadaşının haber vermesi üzerine duruşma olduğunu öğrendiğini, akabinde hemen yenileme dilekçesi verdiğini, yanlış adrese yapılması nedeniyle tebligatın kendisine ulaşmadığını düşündüğünü, son duruşma günü ise pandemi nedeniyle 5 ay dışarıya çıkmadığı için tüm öngörülü çabalarına karşın zaman akışının kontrol dışı geliştiğini, pandemi trafik kontrollerinin duruşmaya yetişmesini engellediğini, 31.01.2019 tarihli işlemden kaldırma kararının usul ve yasaya aykırı olarak tesis edilmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 150/6 ncı maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, 31.01.2019 tarihli celseye ilişkin usule uygun davet bulunmadığını, Yargıtayın bir çok kararında UYAP'dan öğrenilmesine şeklinde ara kararın usule uygun olmadığının vurgulandığını ileri sürerek hükmü istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 31.01.2019 tarihli yenileme dilekçesinde davacı vekilince duruşma gününden haberdar olunmadığının bildirilmediği, aksine duruşmaya yetişilemediğinin beyan edilerek yenileme talebinde bulunulduğu, takip eden 16.05.2019 tarihli yargılama oturumunda da önceki celseye yolda trafik kazası olması nedeniyle müdahale ettiği ve yetişemediğinin bildirildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlayarak ilaveten adres karışıklığı nedeniyle tebligatın eline ulaşmadığını düşündüğünü, aynı gün öğrendiği celseye yetişmeye çalışmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka uygun olmadığını, yeni duruşma gününün usule uygun tebliğ edilmediği hususunun dikkate alınmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada vasiyetnamenin iptali; birleştirilen davada tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 nci maddesi, 371 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 nci maddesi ve devamı maddeleri ile 560 ıncı maddesi ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.