WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3934 E.  ,  2024/3511 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/130 E., 2023/1191 K.
DAVA TARİHİ : 11.08.2017
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İspir Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/426 E., 2020/359 K.

Taraflar arasındaki mülkiyete dayalı el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Erzurum ili, İspir ilçesi, ... Mahallesi, 390 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacı murisi ...adına kayıtlı olduğunu, davalı şirketin, davacının ve diğer iştiraklerin rızası olmaksızın Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan 16 derslikli okul ve 200 kişilik yurt inşaatının hafriyatını davacı ve ortaklarına ait taşınmaza dökerek taşınmaza fiili olarak el attığını, hafriyat nedeniyle tarla vasıflı taşınmazın kullanılamaz hale geldiğini, davalının haksız eylemine karşı davacının İspir Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu belirterek; taşınmaza yapılan haksız müdahalenin men'i ile taşınmaz üzerindeki toprak ve diğer yığıntıların kaldırılarak taşınmazın eski hale getirilmesine, eski hale getirme mümkün olmadığı takdirde taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan kamulaştırma davaları nazara alınarak taşınmazın gerçek değerinin uzman bilirkişilerce tespit edilmesini ve bu bedelin ödenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hafriyatın dökümü için hissedarlardan ... ile anlaştıklarını, bu anlaşma çerçevesinde hafriyat döktüklerini, davacının söz konusu anlaşmadan haberinin olmadığı iddialarının haksız ve yersiz olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın el atmanın önlenmesi ve eski hale getirmeye ilişkin olduğu, davacı tarafın, hissedarı olduğu taşınmaza hafriyat döküldüğünü iddia ederek el atmanın önlenmesi ile eski hale iadesini talep ettiği, davalı tarafça, söz konusu hafriyatın dökülmesi için taşınmazın diğer hissedarı olan ...'tan muvafakatname alındığı belirtilerek davanın reddinin talep edildiği, dosyaya mübrez muvafakatname incelendiğinde; ... isimli kişinin, ... Mühendislik İnşaat Anonim Şirketi ile yaptığı anlaşmada 16 derslikli okul ve 200 kişilik yurt inşaatında temel çıkarma hafriyatı için ... Mahallesi Mevkiinde bulunan hafriyat döküm yerine hafriyat dökmek için muvafakatname verdiğinin yazılı olduğu, belgenin altının ... tarafından imzalandığının görüldüğü, yapılan incelemede diğer hissedarların muvafakatini içerir herhangi bir belge tespit edilemediği, bu nedenle mezkur muvafakatnamenin hukuki kıymeti haiz olmayıp geçersiz olduğu, zira çekişmeli taşınmazda müşterek mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu, davaya konu araziye dolgu yapılmasının önemli yönetim işlerinden olduğu, Türk Medeni Kanunu’nun 691 inci maddesi gereğince belirli bir çoğunluğun kararının gerekmekte olduğu, dosyada bu çoğunluğun karar aldığına ilişkin bir belge bulunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesi ve alınan rapor ile taşınmazın bir bölümüne hafriyat dökülmek suretiyle haksız el atmanın mevcut olduğu anlaşıldığından, davanın kabulü ile; davaya konu Erzurum ili, İspir ilçesi, ... Mahallesi, Kamışlı Çayır Mevkii, 390 ada 13 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri Bülent Baştaş ve Fatih Artan tarafından tanzim edilen 20.03.2019 tarihli raporda A harfi ile gösterilen 12.119,10 m²'lik kısmına hafriyat dökülmek suretiyle yapılan müdahalenin men’ine, hafriyat dökülü alanda bulunan toplam 47.264,49 metreküp hafriyatın tecavüzlü alandan davalı tarafından kaldırılmak suretiyle taşınmazın eski hale getirilmesine, fen bilirkişisi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fen bilirkişi raporunun ve ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, savunma haklarının sınırlandırıldığını ve adil yargılama yapılmadığını, ziraat bilirkişi raporuna itirazlarının gerekçelendirilmeden reddedildiğini, raporun gerekçeli kararın gerekçesi yapıldığını, alınan raporların denetime elverişli olmadığını, davacının haklarında yaptığı şikayet sonucu takipsizlik kararı verildiğini, davacı ile diğer hissedar ...’in parayı bölüştüğünü ve haksız kazanç peşinde olduklarını, hafriyatın kim tarafından döküldüğünün tam olarak tespit edilmediğini, bölgede bir çok firmanın bu işi yaptığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının dava konusu 390 ada 13 parsel sayılı taşınmazın el birliği halinde iştiraken maliki konumunda olduğunun sabit olduğu, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaşın, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebileceği, hatta el birliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabileceği, mirasçılardan ...’ın davalı ile yaptığı muvafakatnamenin diğer ortakların bu şekilde yapılan bir sözleşmeye icazet vermedikleri sürece diğer ortaklar bakımından hüküm ifade etmeyeceği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un el birliği mülkiyetine ilişkin 701 ve devamı maddeleri, özellikle 702 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 27.11.1946 tarih ve 28/15 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı dikkate alındığında, ortaklığa giren mallar bakımından tüm paydaşların katılımı ile gerçekleştirilmeyen sözleşmeye değer verme olanağı bulunmadığı, yani paydaşların bir ya da bir kaçı tarafından yapılan sözleşmeye hukuki değer izafe edilemeyeceği, hal böyle olunca, davalının çekişmeli taşınmazı işgalinin haklı ve geçerli bir nedene dayalı olmadığı düşünülerek el atmanın önlenmesine ve eski hale getirilmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, keza davalı vekili istinaf dilekçesinde fen bilirkişi raporunun kendisine tebliğ edilmediğini beyan etmiş ise de dosyanın yapılan incelemesinde 11.07.2019 tarihli inşaat bilirkişi kurulu raporunun taraflara tebliğ edildiği, raporun 2 nci sayfasında 20.03.2019 tarihli fen bilirkişi raporunun bulunduğunun anlaşıldığı, alınan bilirkişi raporları, yapılan keşif, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları dikkate alındığında, hafriyatın davalı şirket tarafından taşınmaza döküldüğü, alınan raporların denetime elverişli olduğu, bu nedenle davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Gerekçeli kararın eki sayılan fen bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmediği,

2. Davacının ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediği,

3. İlk Derece Mahkemesi tarafından silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği,

4. Davalı şirket yetkilisi hakkında yapılan şikayette kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,

5. Davalı şirketin hissedarlardan ... ile anlaşarak hafriyat döküldüğü,
6. Bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğu,

7. Dava konusu taşınmaza daha önce trafo yapım işi sebebiyle hafriyat döküldüğü, bu hafriyattan davalı şirketin sorumlu tutulduğu,

8. Temyiz dilekçeleri ekinde bulunan İspir Kazı Hesap Raporunda yapılan hafriyat miktarı tespitleri ile dosyada mevcut raporlar arasında ciddi fark bulunduğu, bu nedenle davalı şirketin ciddi zarara uğradığını beyan ederek, kararın bozulması talebiyle temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.