7. Hukuk Dairesi 2023/3898 E. , 2023/4856 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/318 E., 2022/157 K.
KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret
Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 1726 ve 1727 parsellerin paylı mülkiyete tabi olup davacının paydaş olduğunu, her iki taşınmaz üzerinde kurulu bulunan eski akaryakıt istasyonunun Taşköprü 1. İcra Müdürlüğünün 1999/250 Esas ... dosyasında yapılan ihale sonucunda davacı tarafından satın alındığını, satış tarihinde mevcut bulunan eski istasyonun davacı tarafından yenilenerek modern bir görünüme kavuşturulduğunu ileri sürerek dava dilekçesinde belirtilen ve davacı tarafından gerçekleştirilen imalatlar sonucunda taşınmazlar üzerinde meydana gelmiş bulunan akaryakıt istasyonu ve eklentileri niteliğindeki muhdesatın davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ... vd. vekilleri; dava konusu akaryakıt istasyonunun dava dışı ... Kollektif Şirketi tarafından 1977 yılında faaliyete geçirildiğini, ... Kollektif Şirketi'nin dağılmasından sonra ... ..., ... ... ve davacının babası ... ...'ın sermaye koyarak istasyonu yeniden faaliyete geçirdiğini, davacının babasının payının % 40 olup, ortaklar arasındaki akrabalık ve diğer ortakların yasal sıkıntıları nedeniyle resmi işlemlerin davacı üzerinden gerçekleştiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
2. Davalı ... vekili; Petrol Ofisi A.Ş olarak bayileri ile yapmış oldukları sözleşme gereği bir takım cihazların kullanım amacıyla bayilere devredildiğini, sözleşme sonunda bu cihazların şirkete iadesi gerektiğini, şahıslar arasındaki uyuşmazlıkta ...'ye husumet yöneltilemeyeceğinden davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; akaryakıt istasyonunun icra vasıtası ile davacıya satımından sonra akaryakıt istasyonunun davacı tarafından yenilendiği ve idare binası dışındaki, bütün imalatların davacı tarafından meydana getirildiğinden idare binası (ofis) ve ... ile yapılan sözleşme gereği akaryakıt istasyonuna kullanım amacıyla verilen eşyalar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, bu iki kalem dışında bulunan ve 08.04.2013 tarihli inşaat bilirkişisi ile 02.04.2013 tarihli elektrik bilirkişi raporunda belirtilen envanter ve elektrik tesisinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekili ile ..., ..., , ve ... tarafından ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “...dava konusu 1726 ve 1727 parsel ... taşınmazların tarla niteliği ile Davacı ... ile davalılar adına kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazlar üzerinde akaryakıt istasyonu bulunduğu, dosyada bulunan faturalar, tanık beyanları ve Taşköprü İcra Müdürlüğü'nün 1999/ 250 Esas ... dosyasından akaryakıt istasyonunun icra vasıtası ile davacı tarafından satın alınmasından sonra üzerindeki bütün imalat ve tadilatların davacı tarafından yapıldığı, ancak Mahkemece inşaat bilirkişisi raporu ile elektrik bilirkişisi raporuna atıf yapılarak davacıya ait olduğu tespit edilen bir kısım eşyanın bütünleyici parça niteliğinde bulunmadığı, menkul eşya niteliğindeki bu eşyaların her zaman için maliki tarafından alınıp götürülebileceğinin göz önünde bulundurulmamış olmasının doğru olmadığı; öte yandan iki ayrı taşınmazın üzerinde bulunan bütünleyici parçaların ayrı ayrı gösterilerek her iki taşınmaz malikleri arasında farklı kişiler bulunduğu da dikkate alınarak vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan karar verilmesinin de doğru olmadığı; kabule göre de gerekçeli hükümde HMK'nin 297/son maddesi uyarınca taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken bilirkişi raporlarına atıf yapılarak hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesinin de doğru olmadığı…” gerekçeleriyle karar bozulmuş, davalılardan ... Petrol vekilinin karar düzeltme başvurusunun reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile; bozma ilamı sonrasında Mahkemece dava konusu taşınmazlar başında keşif yapıldığı, menkul eşya ve bütünleyici eşya niteliğindeki eşyaların tespitinin yapıldığı, tarafların ölümü nedeniyle taraflara süre verilerek taraf teşkilinin yeniden sağlandığı, hangi muhdesatın hangi parsel üzerinde kaldığı tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, dava dilekçesinde belirtilmeyen yağlama binası yönünden de kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... Petrol Ofisi A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kendileri yönünden davadan feragat edilmesine karşın lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesatın tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki ... ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, birarazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklindedikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespitdavası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.)
3. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
4. HMK'nın 326 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ... Petrol Ofisi A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı ... Petrol Ofisi A.Ş. yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğine göre HMK'nın 326 ncı maddesi gereğince AAÜT'nin 6 ncı maddesi gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirir. Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 ... HMK’nin 370 nci maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) No.lu bentte açıklanan nedenlerle;
Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) No.lu bentte açıklanan nedenlerle;
Davalı ... Petrol Ofisi A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükme 16 ncı bent olarak; "Davalı ... Petrol Ofisi A.Ş. vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Petrol Ofisi A.Ş.'ye verilmesine,” cümlesinin eklenmesine, hükmün 6100 ... HMK’nın 370 nci maddesi gereğince bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.10.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!