7. Hukuk Dairesi 2023/3897 E. , 2023/4858 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/444 E., 2022/34 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi
Taraflar arasında görülen muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalıların 5610 ada 2052 parsel ... taşınmazda paydaş olduklarını, taraflar arasında derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki binanın müvekkilinin yurt dışında çalışırken gönderdiği paralarla yaptırıldığını ileri sürerek muhdesatın aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili ile davalı ...; davacı tarafın muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin talebinin haksız olduğunu, muris ... vefat etmeden evvel taşınmazdaki inşaatların neredeyse tamamının bitmiş olduğunu, muris vefat ettikten sonra da olduğu gibi taşınmazın mirasçılara geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
1. Mahkemece; dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; binanın davacı tarafından yaptırıldığının ispat edilemediği, davacının binanın yapımında maddi katkısı olsa bile bu durumun binanın mülkiyetinin davacıya ait olacağı sonucunu doğurmayacağı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir, davacı vekili karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesince; taşınmaz üzerindeki muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespitine ilişkin davalarda, mahkemece araştırılması gerekenin, muhdesatın kim tarafından, hangi gelirlerle, kimin adına ve hesabına yaptırıldığının olduğu, bu doğrultuda muhdesatın tamamen davacı tarafından yaptırıldığı iddiasının da tereddüte meydan vermeyecek biçimde davacı tarafça kanıtlanamadığı, Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine... 270 metrekare, arsa vasfıyla kayıtlı 5610 ada 2052 parsel ... taşınmazda kardeş olan tarafların iştirak halinde malik olduğu, davalı olarak gösterilen anne ... ...’ın ise paydaş olmadığı, parsel üzerinde 9 ve 11 dış kapı numaralı bodrum+zemin+4 normal kattan oluşan iki adet kargir binanın bulunduğu, 11 dış kapı No.lu binanın 4 üncü katının inşaat ve atıl vaziyette olduğu... davacı vekilinin, davalı ...’ın beyanlarını kabul ettiği ve binalardan birinin muris tarafından, diğerinin ise tamamen davacının yurt dışında çalışarak murise göndermiş olduğu paralar ile yaptırıldığını belirttiği, dosya kapsamındaki davacı tanıkları ve davalı anne ... ...’ın beyanları doğrultusunda davacının iddiasını ispat ettiği, yeni bina olarak adlandırılan parsel üzerindeki yapının muris tarafından davacının gönderdiği paralar ile davacı nam ve hesabına yaptırıldığı, Mahkemece yeni bina olarak adlandırılan yerin hangi bina olduğu netleştirilerek (9 dış kapı No.lu mu, 11 dış kapı No.lu mu) bu yapı yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; yeni bina olarak adlandırılan binanın hangi bina olduğu hususunda tarafların beyanına başvurulduğu, taraflarca yeni binanın 11 dış kapı numaralı bina olduğunun beyan edildiği gerekçesiyle bozma ilamı doğrultusunda davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamının hukuka aykırı olduğunu, ilama karşı direnilmesi gerektiğini, davanın reddi gerekirken kısmen kabule karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, yine kısmen kabule karşın yargılama giderleri ve vekalet ücretinden kendilerinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Öte yandan, Harçlar Kanunu, harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün Mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve harcın yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30 uncu ve 32 nci maddelerinde hükme bağlamıştır.
Yine muhdesatın aidiyetinin tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup, yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 ... HMK'nin 326/2 nci maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyeti söz konusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı tarafça 100.000,00 TL dava değeri belirtilerek davanın açıldığı, bilahare uzman bilirkişi marifetiyle yapılan keşif neticesinde sunulan raporda, Yargıtay 8.Hukuk Dairesince aidiyetin kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilen muhdesatın değerinin tespit edildiği, davacı tarafa harcı tamamlaması için süre ve imkan verilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş; usuli müktesep haklar saklı kalmak kaydıyla, Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32 nci maddeleri uyarınca harç ikmalini sağlayarak yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda aidiyetin tespitine karar verilen muhdesatın, davalıların taşınmazdaki payları dikkate alınarak tespit edilecek yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmetmek iken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hüküm bozulmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.(2) No.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!