7. Hukuk Dairesi 2023/387 E. , 2024/723 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1600 E., 2022/1838 K.
KARAR : Ek karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına, tavzih ile vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden tavzih isteminin reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/200 E., 2022/177 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, davacılar vekilinin tavzih isteği üzerine vekalet ücretine ilişkin ek karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ek karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına, tavzih ile vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin dava konusu 7931 ada 37 parsel sayılı taşınmazın paydaş maliki olduklarını, komşu parsel malikleri olan davalıların müvekkillerine ait taşınmazın 4839,71 m² kısmına el attıklarını iddia ederek, el atmanın önlenmesini ve ecrimisil ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; haksız işgal bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli ve 2021/200 Esas, 2022/177 Karar sayılı kararıyla; dava tarihi itibariyle taşınmaza el atmanın sona ermiş olabileceği kanaatiyle, davanın konusuz kalması gerekçesi ile el atmanın önlenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne, 6.716,31 TL'nin dava tarihi olan 04.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tapu hisseleri oranında alınarak davacılara verilmesine, davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ne göre vekalet ücreti reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 554,99 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili, el atmanın önlenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden dava konusu taşınmazın değeri üzerinden davacı taraf lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi yönünde ek karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli ek kararıyla, davacı vekilinin talebinin kabulü ile 14.06.2022 tarihli gerekçeli kararın hüküm kısmında "7- Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine," şeklinde olan hükmün "7- Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ne göre (toplam dava değeri olan 140.831,31 TL üzerinden) hesaplanan 17.328,97 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine," şeklinde değiştirilmesine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; dava tarihi itibariyle davalı müvekkilleri tarafından davacılara ait taşınmaza herhangi bir el atma olmadığını, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, somut olayda ecrimisilin koşullarının oluşmadığını, ayrıca mahkemece 07.07.2022 tarihli ek karar ile el atıldığı belirtilen taşınmazın değeri ve ecrimisil bedeli toplanmak suretiyle bulunan bedel üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamından el atmanın dava tarihinden sonra sonlandığı anlaşıldığından, dava tarihi itibariyle davalının eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesinin yerinde olduğu, ancak ek karara ilişkin, davacılar vekilinin nispi vekalet ücreti takdir edilmesi isteminin HMK'nın 305 inci maddesine aykırı olup, hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların sınırlandırılması, genişletilmesi ve değiştirilmesi niteliğinde olduğu, bu nedenle tavzih talebinin reddi gerektiği belirtilerek, davalılar vekilinin 14.06.2022 tarihli karara yönelik istinaf başvurusunun reddine, 07.07.2022 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin 07.07.2022 tarihli ek kararının kaldırılarak, kararın yerine yeniden hüküm tesisine; davacının tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; İlk Derece Mahkemesinin ek kararı müvekkillerinin lehine olduğu için istinaf kanuna yoluna başvurmadığını, ancak Bölge Adliye Mahkemesinin tavzih talebinin reddine ilişkin kararının hatalı olduğunu, el atmanın davanın açıldığı tarihten sonra sona erdiği dosya kapsamı ile sabit olduğundan, davacılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!