7. Hukuk Dairesi 2023/3867 E. , 2023/4080 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/207 E., 2023/127 K.
DAVA TARİHİ : 28.03.2014
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusuz kaldığından hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava konusu 2466 ada 23 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın zemin kat 4 numaralı bağımsız bölümünün müvekkiline ait olduğunu, evvelce taşınmazın 1/2 hissesi müvekkiline, diğer 1/2 hissesi ise davalı adına kayıtlı iken ortaklığın giderilmesi davasına konu olup icra dairesi marifetiyle satılması neticesinde taşınmazı satın alan vekil edeninin taşınmazın tam hissesinin maliki olduğunu, icra dairesi görevlileri ile taşınmazın teslimi için ilgili adrese gidildiğinde taşınmazın, davalı tarafından çay ocağı olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğinin görülmesi üzerine tahliye için 3 günlük süre verilerek gerekli ihtaratın yapıldığını, sonrasında davalının, taşınmazın müvekkili tarafından kullanılmasına mani olmak amacıyla arka duvarı kırıp delerek içeri girdiğini, dükkanın ön kapısını sökerek aldığını ve dükkanın arka kısmına pimapen olarak bir vitrin ve bir de kızaklı kapı yapıp kapıya zincir ve kilit takmak ve dükkanın sınırlarını değiştirmek suretiyle haksız müdahalede bulunduğunu, davalıya haksız müdahalesine son vermesi için noter aracılığı ile ihtarname tebliğine rağmen müdahalenin devam ettiğini ileri sürerek, davalının el atmasının önlenmesini ve dükkanın arka duvarına yaptırdığı pimapen sürgülü kapı ve pencere ile kapı üzerindeki zincirin kal’ini talep etmiş, 14.05.2015 tarihli celsede davanın B ile gösterilen 5,20 m2 yüzölçümlü alana ilişkin olduğunu açıklamıştır.
II. CEVAP
Davalı davaya cevabında, dava konusu taşınmaza herhangi bir müdahalesinin olmadığını, davacının davayı kötü niyetle açtığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2014/233 Esas, 2015/334 Karar sayılı kararıyla, dava konusu edilen yerin fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen sürgülü kapı olan kısım olduğu, B harfi ile gösterilen sürgülü kapının binanın ortak alanında bulunduğu, dava konusu dükkanın boş olup kullanılmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2018/4619 Esas, 2019/11643 Karar sayılı kararıyla; tapu kaydına göre davacının dava konusu taşınmazda kat maliki olup, kural olarak kat maliklerinin binanın ortak alanına vaki el atmanın önlenmesi hususunda dava açabileceğini, mahkemece davacının dava konusu taşınmazda varlığını ileri sürdüğü haksız müdahalelerin davalı tarafından meydana getirilip getirilmediği hususunda araştırma ve inceleme yaparak ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; taşınmazın boş olup kullanılmadığı, müdahale iddiasına konu kısımların taşınmazın sınırları dışında ve ortak alanda olduğundan bahisle davanın reddine kararı verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı, tanık beyanları ve 04.06.2022 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının el atmanın önlenmesi ve kal isteminin konusuz kaldığı, davacı tanıklarının beyanlarından davaya konusu çay ocağının kullanımının davalıda olduğu, kal istemine konu sürgülü kapının davalının kullanımındayken yaptırıldığı, davanın açılış tarihindeki haklılık durumuna göre davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde, dava konusu çay ocağını müvekkilinin kullanmadığını, müvekkilinin kullanımının ispat edilememiş olduğunu, davacı tanıklarının beyanına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, davacı tanıklarının bilgi ve görgüsünün yetersiz olduğunu, davalı tanıklarının dava konusu taşınmazı daha iyi bilen kişiler olup müdahale ile davalının ilgisi olmadığını ifade ettiklerini, mahkemenin haklılık hususunda hatalı karar verdiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kat mülkiyeti kurulmuş olan binada bağımsız bölüme ve ortak alana ilişkin el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!