7. Hukuk Dairesi 2023/3774 E. , 2024/1337 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3971 E., 2023/529 K.
KARAR : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/623 E., 2020/148 K.
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılar adına Av. ... ile karşı taraftan davalılar adına Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 1998 yılında ölen davacıların mirasbırakanı ...’a ait olan dava konusu 6755 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulaması nedeniyle davalının hisse sahibi olduğunu, davacıların mirasbırakanına ait olan 2 katlı bahçeli binanın imar uygulamasından önce yapıldığını, dava konusu taşınmazın hem davacılar hem murisleri tarafından 50 yıldır iyiniyetle, malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığını, imar uygulaması ile hissedar olan davalıyı bilenin ve görenin olmadığını, davacıların zilyetliğine de herhangi bir itirazda bulunulmadığını, dava konusu taşınmazda inşa edilen yapı değerinin, iyi niyetli zilyetlik hükümlerinin, zorunlu geçit hakkının ve imar uygulaması nedenlerinin dikkate alınarak muhik tazminat karşılığında davalıya ait tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davacıların taşınmazda işgalci olduklarını dava dilekçesinin tebliği ile öğrendiklerini, davacıların hiçbir hakka dayanmadan taşınmazı işgal etmelerini, ayni hak taleplerini ve iyiniyetli olduklarını kabul etmediklerini, dava dilekçesinden davacıların hangi yasa maddesine dayandığının anlaşılamadığını ancak, öncelikle davanın reddini talep etmekle birlikte mahkemenin aksi kanaatte olması, davacıların Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesine dayanmaları ve mahkemenin Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesi koşullarının oluştuğu kanaatine varması koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde, yapı değerinin mahkeme veznesine depo edilmesi ve taraflarına ödenmesi koşuluyla tescil hükmü kurulabileceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI
1. İlk derece mahkemesinin davanın reddine dair verdiği ilk karar, davacılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince peşin harcın 488.000TL olan dava değeri üzerinden tamamlattırılarak yargılama yapılması için Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a/6-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince peşin harca ilişkin eksiklik giderildikten sonra davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 08.10.2020 tarihli ve 2020/1152 Esas, 2020/1357 Karar sayılı kararıyla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir.
C. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairenin 04.10.2022 tarihli ve 2021/1988 Esas, 2022/5785 Karar sayılı ilamıyla;
1. Davanın, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesi gereğince açılan tapu iptal tescil davası olup somut olayda Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesi uyarınca davanın kabul edilebilmesi için gerekli şartların gerçekleşmediğinden davacıların mirasbırakanının kendi taşınmazı üzerine inşa ettiği yapı nedeniyle temliken tescil istemesi olanağı bulunmadığı,
2. "...Davacı yanın dava ve cevaba cevap dilekçelerinde dava sebebi olarak gösterdiği vakıalar arasında dava konusu taşınmaz payının malikinin yirmi yıl önce ölmüş bir kimse olduğu yönünde bir iddiası olmamıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesi uyarınca dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddianın genişletilip değiştirilebilmesi ıslah veya karşı tarafın açık muvafakati ile mümkündür. Somut olayda, davalıların, davacının iddiasını değiştirmesine ya da genişletmesine muvafakati yoktur. Öte yandan, davacı yanın Türk Medeni Kanununun 713/2. maddesine dayanabilmesi için ilgili maddede öngörülen vakıalar doğrultusunda dava konusu ettiği vakıaları ıslah ettiğine dair HMK’nın 177. maddesine uygun bir ıslah işlemi de bulunmamaktadır. Davacılar vekilinin 11.02.2019 tarihli istinaf itirazlarına ilişkin dilekçesinde Türk Medeni Kanununun 713. maddesinden bahsetmesi usulüne uygun bir ıslah niteliğinde olmadığı gibi ıslah ancak tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. O halde, davacının dava konusu taşınmaz payının maliki olan davalılar murisinin yirmi yıl önce ölmüş bir kimse olduğu yönündeki iddiasını dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve tahkikat tamamlandıktan sonra öne sürmüş olup, usulüne uygun bir ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati bulunmadığından davacının belirtilen iddiası iddianın genişletilmesi yasağı kapsamındadır. Belirtilen hususlar gözetilmeden bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak Türk Medeni Kanununun 713. maddesi gereği tescil hükmü kurmasının doğru görülmediği..." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; TMK’nın 724 üncü maddesinde düzenlenen arazinin mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesine yönelik davanın yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Nuri ...’ın davacıların murisi olup dava konusu taşınmaz üzerinde 1972 yılında iki katlı bina inşa ettiğini,
2. Taşınmaz ve çevresinde yapılan imar düzenlemesi ile yapının taşkın hale geldiğini,
3. Davalıların taşkın yapıyı öğrenmelerine rağmen TMK’nın 725 inci maddesi gereğince 15 gün içerisinde itiraz etmediğini,
4. Vekil edenleri ve murislerinin iyiniyetli davrandığını,
5. İlk Derece Mahkemesince, hatalı bilirkişi raporu üzerinden hüküm tesis edildiğini ve bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini,
6. Somut olayda, TMK’nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında aranan şartların davacılar lehine sağlandığını,
7. Her ne kadar dava dilekçesinin talep kısmında temliken tescil talep edilmiş ise de bu talebin TMK’nın 713 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayandırıldığını ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 724. maddesi gereğince açılan tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesi,
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 25., 141. ve 177 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
17.100 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!