7. Hukuk Dairesi 2023/3726 E. , 2024/3071 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1878 E., 2023/575 K.
DAVA TARİHİ : 31.12.2019
KARAR : İstinaf başvurularının kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne
TEMYİZ EDENLER : Taraf vekilleri
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/435 E., 2021/18 K.
Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ün Tekirdağ ili, Merkez Süleymanpaşa ilçesi, ... Mahallesi, 882 parsel sayılı taşınmazda 125/256 (337,89 m²) ve 876 parsel sayılı taşınmazda 1/8 (188 m²) oranında hisse sahibi olduğunu, söz konusu taşınmaz üzerinde fiili taksim gerçekleştirilmediğini, dava konusu taşınmazlardan 876 parselde 1/2 hisse ve 882 parselde 355/758 hisse sahibi Ahmet Söğüt'ün 02.10.2018 tarihinde her bir taşınmazdaki hissesini 300.000,00 TL'den toplam 600.000,00 TL'ye davalıya sattığını, müvekkilinin ön alım hakkı gereği dava konusu taşınmazlardaki davalı hissesinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin dava konusu taşınmaz hisselerini temellük kastıyla değil, dava dışı ...'ten olan alacağının teminatı olarak, "inançlı işlem" ile devraldığını, alacağının noter sözleşmeleri ve ticari defter ve kayıtlar ile de sabit olduğunu, bu alacağın yapılandırılması ve ödenmesi konusunda müvekkil ile ... arasında yazılı sözleşme imzalandığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut 25.09.2018 tarihli borç mutabakat ve teminat sözleşmesi başlıklı sözleşmenin inançlı işlem sözleşmesi olduğu ve geçerli olduğu, bu nedenle davalı ile dava dışı önceki malik arasındaki inançlı işlemin Mahkemece de varlığının kabul edildiği, ön alım hakkı davasının açılabilmesinin ön koşulunun taraflar arasında gerçek bir satım sözleşmesinin olmasının gerektiği, ancak somut olayda gerçek bir satım sözleşmesinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı ve dava dışı üçüncü kişiler arasında düzenlenen inançlı işlemin varlığına dayanak gösterilen sözleşmenin adi bir belge olduğunu, bu sebeple de sadece sözleşmenin taraflarını bağlayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin iradesinin alacağını teminat altına almak olduğunu, müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından dosyaya ibraz edilen 25.09.2018 tarihli sözleşme ile dava konusu taşınmaz hisselerinin inançlı işlem gereği devredildiği iddia edilmiş ise de, akdin tarafı olan davalının muvazaaya ilişkin beyanları ve iddialarının dinlenemeyeceği, davalı tarafın yemin deliline dayanmadığı, fiili taksim iddiasının ispatlanamadığı, dava konusu 882 parselin tapu kaydının incelenmesinde iştirak halinde mülkiyetin söz konusu olduğu, davacının iştirak halinde hissedar olarak tek başına dava açamayacağı, kararın mahiyeti gereği reddedilen parsel yönünden davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hesaplanması gerektiğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davaya konu Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, ... Mahallesi, 882 parsel No.lu taşınmaz yönünden aktif husumet yokluğundan davanın reddine, 876 parsel yönünden davanın kabulü ile davalı ... adına kayıtlı 1/2 hissenin iptali ile davacı ... Söğüt adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır,.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesi.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.04.2022 tarihli ve 2019/(14)7-739 Esas, 2022/577 Karar sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1. Taraf iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden; gerek Yargıtay içtihatlarında gerekse doktrinde ön alım hakkını kullanan davacının dayandığı pay el birliği mülkiyetine tâbi ise kural olarak ön alım davasının da mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği, ancak tek mirasçının açtığı davanın hemen reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, bu durumda diğer mirasçıların davaya katılmaları ya da açılmış davaya muvafakat vermeleri için gerekli imkânın tanınması; davaya muvafakatin de dava açan ortak dışındaki mirasçıların duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmaları ya da imzaları noterce onaylanmış muvafakat belgesi sunmaları ya da dava vekil aracılığıyla açılıp takip ediliyorsa aynı avukata vekâletname vermeleri suretiyle sağlanabileceği, aksi hâlde davacıya görevli mahkemede TMK’nın 640 ıncı maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması yönünde görev verilmesi, terekeye temsilci atandığı takdirde davanın tereke temsilcisi huzuruyla görülmesi gerektiği, davanın kabulü hâlinde de ön alım hakkına konu payın davayı açan ortak adına değil tereke adına tescilinin gerekeceği, ancak davayı açan ortak dışında kalan tüm mirasçıların şufalı payın davayı açan ortak adına tesciline muvafakat edebilecekleri vurgulanmaktadır. Nitekim ...’ın ... Hukuku kitabında da yukarıdaki şekilde hareket edilmesi gereği “...Çünkü, önalım hakkının belirli bir sürede kullanma zorunluluğu olduğu için, burada ivedilik durumu söz konusudur” şeklinde açıklamıştır (1991, sh. 139).
Eldeki davada, ön alım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay el birliği mülkiyetine konu olup, yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde tüm ortakların birlikte dava açması ya da bir ortağın açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerektiğinden, davacı tarafından davalıya satılan payın tamamı için kendi adına tescil isteminde bulunması durumunda gerek 11.10.1982 tarihli ve 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, gerekse ön alım hakkının hukukî niteliği ve bu hakkın TMK’nın 733 üncü maddesinde öngörülen noter bildirimi üzerine üç ay ve her hâlde iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılarak kullanılması gereken ivedi haklardan olması nedeniyle tek başına bir mirasçı tarafından kendi adına tescil istemli olarak dava açılsa dahi bu davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekerek davaya konu Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, ... Mahallesi, 882 parsel sayılı taşınmaz yönünden elbirliği ortaklarının tamamının muvafakatlarının alınması ya da davaya dahil edilmeleri, mümkün olmaması halinde terekeye temsilci atanması hususlarında davacıya süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin temyiz talebinin REDDİNE,
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan gerekçelerle kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!