7. Hukuk Dairesi 2023/3708 E. , 2024/3201 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/234 E., 2023/383 K.
DAVA TARİHİ : 19.10.2022
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/3661 E., 2022/1525 K.
Taraflar arasındaki mera tahsis kararının iptali ile meranın köye aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Köyü mezrasında bulunan 332 (eski 322) parsel numaralı taşınmaz davacılar adına köy merası vasfındayken haksız ve hukuka aykırı şekilde mera vasfı değiştirilmeden komisyon kararı neticesinde Koşulu Mahallesine (köyüne) tahsis edildiğini, bu tahsis işleminin herhangi bir sebep olmadan yapıldığını, taşınmazın kadim köy merası olup tescilden önce ve tescilden sonra da köy merası olarak kullanıldığını, söz konusu taşınmazın mera olarak uzun süredir müvekkillerinin zilyedinde bulunduğunu belirterek taşınmazın ... Mahallesi merası olarak mera aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili; komisyon kararına karşı "gerçek kişilerin" dava açma ehliyetlerinin olmadığından bahisle davanın usulden reddedilmesi Anayasaya, kanunlarımıza ve temelde yargı makamlarına başvurma hakkına, hukuki güvenlik hakkına aykırı olduğunu, işlemden zarar gören veya menfaatlerinin zedelendiği iddiasında bulunan gerçek kişilere adalete erişim hakkının tanınmadığını, askı süresi içinde "gerçek kişilerce" itiraz edilebileceğini, itiraza karşı komisyon kararına karşı süresi içinde veya tebliğden itibaren yine hak kaybı yaşayan ve davayı açmakta hukuki yararı bulunan "gerçek kişilerce" dava açılabileceğinin 4342 sayılı Kanun'un 7, 8, 9 ve 13 üncü maddelerinde hüküm altına alındığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 3402 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi gereğince meraların kamu mallarından sayıldıklarını ve kamu mallarının öncelikli temsilcisinin Hazine ve Köy Muhtarlığı olduğunu; gerçek kişilerin veya mahalle muhtarlarının bu tür davalarda aktif dava ehliyeti bulunmadığını açıklamıştır. Davaya konu taşınmazın Şanlıurfa ili, ... ilçesi sınırları içerisinde bulunduğu ve Şanlıurfa İlinin büyükşehir statüsünde olduğu sabit olduğundan, davacı gerçek kişiler ile davacı mahalle muhtarının aktif dava ehliyetleri de bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mera tahsis kararının iptali ile meranın köye aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanununun16 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!