WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/3649 E.  ,  2024/3231 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/829 E., 2023/204 K.
DAVA TARİHİ : 21.03.2020
KARAR : Esastan reddine
TEMYİZ EDENLER : Dahili davalı ... Başkanlığı vekili, davalı vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/122 E., 2022/20 K.

Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı ... Başkanlığı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ın 01.09.2018 tarihinde vefat ettiğini, mütevveffanın vefat tarihinde terekesinde herhangi bir mal varlığı olmadığı için müvekkilleri tarafından tereke hakkında mirası ret yoluna gidilmediğini, ancak vefattan sonra davalı ... Şirketi tarafından Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün 2018/5636 Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emri ile borçtan haberdar olduklarını ve borca itiraz ettiklerini, murisin ölüm tarihi itibarıyla Kaptan Tekstil İthalat İhracat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin hissedarı olduğunu, şirketin ölüm tarihi itibarıyla borca batık olduğunu, müvekkillerinin borca batık olan terekenin borçlarını ödeme ile karşı karşıya kaldığını, Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 605 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca müvekkillerine intikal eden bir mirasın bulunmadığı hususunun göz önünde tutularak müteveffa ...'ın terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile müvekkillerinin mirası hükmen reddettiklerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'un 599 uncu maddesi uyarınca "Mirasçılar, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanırlar, mirasçılar miras bırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar" Aynı Kanun'un 605 ve devamı maddeleri uyarınca mirasın hükmen reddi için murisin vefat tarihinde borca batık olduğunun tespitinin gerektiğini, 3 aylık süre içinde davacılar tarafından mirasın reddi işleminin yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2. Dahili davalı ... Başkanlığı vekili dilekçesinde özetle; terekenin borca batık olmadığını, murisin aktiflerinin bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

3. Dahili davalı ... vekili dilekçesinde özetle; terekenin borca batık olmadığını, aktiflerinin bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

4. Diğer dahili davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; murisin ölüm tarihi itibarıyla aktif ve pasifinin tespiti açısından, murisin son yerleşim yeri ve nüfusa kayıtlı olduğu tapu müdürlüklerine müzekkere yazıldığı, gelen cevabi yazılarda murisin herhangi bir taşınmaz mal varlığına rastlanılmadığı, bankalardan gelen cevabi yazılarda murisin mevduatının bulunmadığının bildirildiği, vergi dairesinden gelen cevabi yazıda muris ile ilgili veraset işlemlerinin varisleri tarafından beyana esas alınacak şekilde veraset intikal beyannamesi verilmediği, murisin vergi kaydının bulunmadığı, yine murisin ölüm tarihi itibarıyla araç kaydına rastlanılmadığı, davacılar murisinin Kaptan Ticaret Anonim Şirketinin %17,5 hisse sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğu, bu şirketin de toplam vergi borcunun 3.550.154,26 TL olduğu, şirket niteliği gereği müteveffanın bu borç kapsamında da sorumlu olduğu, bilirkişi raporunda, davacılar murisi ...'ın toplam borcunun 3.557.654,39 TL olduğu, aktif mal varlığı olarak bankalarda yalnızca 259,70 TL'nin bulunduğu, dolayısıyla davacıların borca batık durumda olan mirası hükmen reddetmekte haklı oldukları ve terekeye dahil bir malı edinmedikleri gerekçesiyle davanın kabulüne, müteveffa ...'ın terekesinin borca batık olduğunun tespitine ve davacıların mirası reddetmiş sayılmalarına şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... vekili ile dahili davalı ... Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2013 yılında, Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün 2013/3154 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, dosyanın daha sonra 2018/5636 Esas sayısını aldığını, murisin 01.06.2018 tarihinde vefat ettiğini, yani söz konusu icra takibinin murisin vefatından yaklaşık beş sene önce başlatıldığını, 4721 sayılı Kanun'un 605 inci maddesinde “Ölüm tarihinde miras bırakanın aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır.” şeklinde açık hüküm bulunduğunu, ölüm tarihinde muris hakkında açıkça belli olan veya resmen tespit edilen bir aciz hali bulunmadığını, bu nedenle mirasçıların söz konusu maddeye dayanarak mirası reddettiklerini iddia etmelerinin yasal dayanağı bulunmadığını, davacıların alacaklıyı zarara uğratma kastı ile hareket ettiklerini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.

2. Dahili davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'un 599, 603, 605, 606, 609, 610 ve 612 nci maddeleri uyarınca mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerektiğini, icra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğunun kabul edileceğini, aksi halde terekenin murisin ölüm tarihinde borca batık olup olmadığının ve murisin malvarlığının bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak, bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü vb. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçlarının zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi ve mirasçının mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, diğer taraftan, davacının üç ay içinde sulh mahkemesine yazılı veya sözlü bir başvurusunun olmadığını, davacının murisinin vefatı tarihinde borca batık halde olduğu iddiasının da Mahkemece araştırılması gerektiğini, bu bağlamda mirasçının, mirası kabul ettiğini gösteren davranışlara girmemiş olması ve terekenin borca batık olduğunun, resmen tespit edilmiş olması gerektiğini, Mahkemece yapılan yargılamada, yukarıda ifade edilen hususlarda yeterli bir araştırma yapılmadan davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacıların, müteveffa ...'ın mirasçıları oldukları, mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulduğu, dosya arasındaki bilirkişi raporu ve icra dosyaları içeriğine göre muris ...'ın borçlu olduğunun kabul edildiği, yapılan ekonomik durum araştırmasında muris adına herhangi bir aktif ya da pasif tapu ve araç kaydı olmadığı, herhangi bir kurumda ya da üçüncü kişilerde hak ve alacağının bulunmadığı, murisin terekesine dâhil aktif herhangi bir unsur bulunmadığı, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre murisin terekesinin borca batık olduğu; davayı açan mirasçıların 4721 sayılı Kanun'un 610 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca terekenin sahipliğine ve terekeyi benimsediklerine dair herhangi bir davranışlarının da tespit edilemediği, bu hususta davalı tarafından da herhangi bir iddia ve ispat ileri sürülmediği, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ilkesi kapsamında incelenen mahkeme kararının vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mirasçıların alacaklılara karşı bir süreye bağlı kalmaksızın terekenin borca batık olduğunun tespitini açacağı bir dava ile isteyebileceği, ayrıca yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılıp davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin yerinde olmayan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, temyiz kesinlik sınırının tereke alacaklılarının alacak miktarına göre belirlenmesi gerektiğinden ve dosyada tereke alacaklısı olan davalıların alacak tutarı toplamının 644.255,02 TL olduğu ve karar tarihi itibarıyla temyiz sınırının üzerinde olduğundan temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile dahili davalı ... Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili ve dahili davalı ... Başkanlığı vekili temyiz dilekçelerinde istinaf sebeplerini aynen tekrarlayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayıl Kanun) 605 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 610 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. İlk Derece Mahkemesince miras bırakanın ölüm tarihi itibari ile aktifi olup olmadığı bankalardan, ilgili tapu müdürlüklerinden, icra dairelerinden ve emniyet müdürlüğünden araştırılmış, bankalarda parasının olmadığı, emniyette araç kaydının bulunmadığı, toplam 644.255,02 TL borcunun bulunduğu tespit edilmiş olmakla terekenin borca batık olduğu, bir diğer anlatımla pasifinin aktifinden fazla olduğu açıklık kazanmıştır. Davacıların ise terekeyi benimsediklerine ilişkin herhangi bir fiilleri tespit edilememiştir.

3. Açıklanan nedenlerle Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi resmen tespit edildiğinde miras reddedilmiş sayılır. Ayrıca davacının tereke işlemlerine karıştığı, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan ya da miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yaptığı veya tereke mallarını gizlediği ya da kendisine mal ettiği hususları ispat edilemediğinden, 4721 sayılı Kanun’un 610 uncu maddesi gereğince davacının mirası ret hakkının düşmesi söz konusu değildir.

4. İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince usul ve yasaya uygun bulunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddi kararı yerindedir.

5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dahili davalı ... Başkanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketine yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.